Karaali Deresi

karaali-deresi-48

Güneşe doğru yürüdüğümüz için böyle görüntüler ortaya çıkıyor.

karaali-deresi-49

Uzun bir zamandır buralara ayak basan olmamıştır, bir yandan ağaçların sağlık durumlarını ve yayılışlarını da belgelemiş oluyoruz. Geçen yıl yaptığım haberde Datça Hurmalarını bekleyen büyük tehlikelerden söz etmiştik. En büyük tehlike dışardan ithal edilen palmiye ağaçları ile Datça’ya gelen böcekler, çok hızlı yayılım gösteriyorlar, herkesin çok dikkatli olması lazım. Bu zararlının tanısı ve yapılacaklar hakkında geniş bilgiler vermiştim.

karaali-deresi-50

Daha önce geldiğimiz bir yer olmadığı için önümüzdeki engeller ve dereyi ne kadar zamanda aşacağımızı bilmiyoruz, bu biraz tedirginlik yaratıyor, zaman açısından.

karaali-deresi-51

Boyumuzu bulan sık bir bitki örtüsünü yararak yol aldık, ellerim delik deşik oldu, sırt çantamda bahçıvan eldivenlerim ve kısaltarak kaynak yaptığım bir tahram var. Eldivenler dikenli sarmaşıkları açarken iyi oluyor ama çok gerekli olmadıkça kullanmam, fotoğraf çekerken iyi olmuyor. Ali Rıza arkadaşım kısa kollu olduğu için daha eziyet çekti. Böyle yerlerde ve güneş altında kısa kollu olmamak lazım.

karaali-deresi-52

Bundan sonraki kısımda büyük kayaları, şelaleri, göletleri aşarak yol aldık. Yükseklerden akan sulardan şişelerimizi doldurup bolca su içtik. Biz sularımızı doldururken kurbağalar koro halinde şarkı döylüyorlardı. Bu kısımlarda suların çoğalmasının nedeni bu dereye bağlanan diğer derelerden gelen sular.

karaali-deresi-53

Macera filmlerindeki mekanları aratmayacak yerlerden geçtik.

karaali-deresi-54

Bir ara dereyi aşmamızın çok zaman alacağını düşünüp dağa tırmanmayı düşündük, biraz tırmandıktan sonra fikrimi değiştirerek tekrar derede yürümeye karar verdik.

karaali-deresi-55

Dere boyunca eşeklere ait bir ize rastlamadım, belki de buralara gelmiyorlardır.

Karaali Deresi” için 12 yorum

  • 7 Nisan 2013 tarihinde, saat 18:39
    Permalink

    Yahu çok çok çoooook imrendim, ne diyeyim keşke ben de gelebilseydim, ama yapamazdım herhalde, çok sert bir yürüyüş olmuş. emeklerinize sağlık, her ikinizin de…

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:07
      Permalink

      Nasip olursa önümüzdeki hafta bu dere serisini bitirmek istiyorum, o zaman gelirsin.

      Yanıtla
  • 7 Nisan 2013 tarihinde, saat 22:41
    Permalink

    HAARİKA !!! İnanın her satırını sözcük sözcük okudum…Her fotoğrafınızın içinde hissetim kendimi… Şunu bilin ki, bu gezinizde 2 kişi değildiniz..Ben de vardım yanınızda… Teşekkürler…

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:04
      Permalink

      Ne güzel yazmışsınız Hüseyin arkadaş, sizinle yürümek güzel…

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 00:18
    Permalink

    Saygıdeğer Muzaffer hocam, gerçekten size tüm samimiyetimle teşekkürler ediyorum, Datça’da sayenizde o kadar güzel yerler gördüm, anlatmaya kelimeler yetmez, buradan başta Ahmet Temizel olmak üzere tüm yürüyüş arkadaşlarıma da selamlar.

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:06
      Permalink

      Teşekkürler Ali Rıza arkadaşım, sizinle yürümek çok hoştu.

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 00:30
    Permalink

    Muzaffer Hocam, hep hayiflanarak izliyorum sizi.. Ben de cok geziyorum ama siz yazinca bambaska anlamli oluyor.. Bir turlu zaman bulup yazamadigimdan sizi kiskaniyorum:) Bu gezide olmayi cok isterdim.. Kaleminize yureginize saglik.. Yazarak ve paylasarak cok sey katiyorsunuz hayatimiza, Datca’ya.. Kisa bir yurtdisi seyahatim olacak.. Dönuste katilmayi cok isterim.. Saglicakla kalin..

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:02
      Permalink

      Teşekkürler Nazmiye hanım, bu geziye giderken siz aklıma geldiniz, hatta facebook’a baktım. Geldiğinizde yürürüz, selamlar.

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 14:31
    Permalink

    Maalesef ben sizinle hiç yürüyemeyen şanssızlardanım.Ama her hafta satır satır okuduğum sayfanız ve muhteşem doğa manzaraları sayesinde ruhumu dinlendiriyorum.Size inanılmaz imreniyorum annem ve babam datça da yaşıyor.Geldiğimizde sizinle mutlaka tanışmak ve yürüyüşlerinize katılmak isteriz.
    Ankara nın boz bulanık havasından selam olsun …:)

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:07
      Permalink

      Merhabalar Selma hanım, geldiğinizde yürürüz.

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 21:51
    Permalink

    Elinize sağlık.paylaştığınız her kare için de teşekkürler.Hafta sonu yürüyüşünde gözlerimiz sizi aradı.Zorlu bir rotaymış.Umarım dinlenmişsinizdir. Aynı rota tekrarlanırsa,öncülüğünüzde katılmak isterim.Selamlar.

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:05
      Permalink

      Dinlendim Selma Hanım, teşekkürler, gezinizde çok güzel çiçekleri fotoğraflamışsınız.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir