Karaali Deresi

5 Nisan Cuma günü arkadaşım Ali Rıza Öztekin ile birlikte Endemik Datça Hurmasının vatanı olan derelerden Karaali deresinde yürüdük. Karaali deresinin ismini ilk kez Datça Hurmasının yayılış gösterdiği yerleri araştırırken Muğla Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığının 2008 yılında bilim adamlarına hazırlattığı “Datça Bozburun Özel Çevre koruma bölgesinde yayılış gösteren Datça Hurması türünün biyolojik çeşitlilik yönünden korunması ve izlenmesi projesi” raporunda rastladım. Bu raporda yer alan Hurmalıbük ve Eksera deresine gitmiştim, raporda Datça Hurması Popülasyonunun bu derelere göre Karaali’de daha fazla gösterilmesi bu dereye olan ilgimi daha da artırdı. Uzun bir zamandır gitmeyi düşündüğüm bu vadiye gitmek o kadar kolay değildi, bir kere hava şartlarının iyi olması, günlerin uzaması gerekiyordu. Bu sert doğada tekneyle geriye dönemiyeceğimize göre zorlu bir doğayı aşıp sağ salim, karanlığa kalmadan dönebilmeliydik.

karaali-deresi-yuruyusu-harita

Haritada sarı renkle arabamızı park edip yürümeye başladığımız yolu gösteriyorum, siyah noktadan etrafa bakıp, yürüyüşümüzü batıya doğru, sarı renkle gösterdiğim hatta sürdürdük. Oradan dereye inip Karaalibükü’nden turuncu renkle belirttiğim hattan geldiğimiz yere döndük. Kırmızı nokta yangın kulesini gösteriyor.

karaali-deresi-1

Saat 9.00 da yola çıkarak soğuksu virajlarına geldik, Datça hurması  bu virajların çevresindeki vadilerde yaygın vaziyette görülüyor ve buradaki derin vadilerde kendini koruma altına almış vaziyette yayılmış. Arabamı soğuksu yangın kulesine çıkan yolun başında park ederek yangın kulesinin bulunduğu tepeye doğru yürümeye başladık. Çevredeki en yüksek tepe, 500 metreye yakın. Buraya iki yıl önce de gelmiştim, Hurmalıbük’e gitmek için araştırma yapmak için ve Hurmalıbük’ü tepeden fotoğraflıyarak daha sonra da oraya yürümüştüm. Karaali deresine de buradan inmeyi düşündüm, çevredeki en sert doğal yapı bu kısımda var, o gelişimde bunu görmüştüm.

karaali-deresi-2

Yol üzerinde daha önce fotoğrafını çekmediğim bazı çiçeklere rastladım, bu görüntüler yürüyüşün başında bizler için doping oldu diyebilirim. Bugün yürümemin nedeni havanın açık ve kuzeybatıdan esen bir rüzgarın olmasıydı. Pazar günleri arkadaşlarımla yürüyorum, buraya hafta içinde gelmem gerekiyordu ama bir türlü istediğim havayı yakalayamamıştım. Bana göre zevkli, sağlıklı, bol fotoğraflı bir gezi için hava durumu önemli, bugün o hava vardı.

karaali-deresi-3

Yukarılara doğru yürüdükçe çok güzel bir manzara karşımızda duruyordu. Datça’nın meşhur virajları burada, tabii şimdi eskisine göre oldukça geniş bir şekilde dere gibi kıvrılıyorlar.

karaali-deresi-4

Hisarönü körfezi , müthiş bir manzara karşımızda.

karaali-deresi-5

Arabamızı park ettiğimiz yerden tepeye kadar mesafe 2 km kadar vardır sanırım, yol araçların rahatça gidebileceği türden ama oldukça dik, virajlardan oluşuyor, bizim araba buraya tırmanır mı bilmiyorum, iki yıl önce geldiğimde daha kötüydü. Burayı yürüyerek aşmamın diğer nedeni bu tepeye tekrar dönmeme olasılığı, böyle bir durumda yorgun vaziyette buraya tırmanmak eziyet olur. Fotoğrafta görülen dere Hurmalıbük’e ulaşıyor, Hurmalıbük’e ulaşan iki dereden biri, burada da Datça Hurması ağaçları var. Hurmalıbük’ten dönerken bu dereye girememiştim, aşılması çok zor kısımlar var, buradaki Datça Hurmalarının fotoğraflarını yürüdüğüm sırttan çekmiştim.

karaali-deresi-6

Diğer tarafta Gökova körfezi.

karaali-deresi-7

Ve nihayet yangın kulesi göründü, vericilere doğru gitmeden sola kıvrılacağız, daha önce etrafı seyrettiğim noktadan bakarak nasıl bir yürüyüş yapacağıma karar vereceğim, hiçbir bilgim olmayan bir doğanın içine gireceğiz, Ali Rıza arkadaşıma bu durumları belittim, alacağımız riskin bilincinde.

Karaali Deresi” için 12 yorum

  • 7 Nisan 2013 tarihinde, saat 18:39
    Permalink

    Yahu çok çok çoooook imrendim, ne diyeyim keşke ben de gelebilseydim, ama yapamazdım herhalde, çok sert bir yürüyüş olmuş. emeklerinize sağlık, her ikinizin de…

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:07
      Permalink

      Nasip olursa önümüzdeki hafta bu dere serisini bitirmek istiyorum, o zaman gelirsin.

      Yanıtla
  • 7 Nisan 2013 tarihinde, saat 22:41
    Permalink

    HAARİKA !!! İnanın her satırını sözcük sözcük okudum…Her fotoğrafınızın içinde hissetim kendimi… Şunu bilin ki, bu gezinizde 2 kişi değildiniz..Ben de vardım yanınızda… Teşekkürler…

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:04
      Permalink

      Ne güzel yazmışsınız Hüseyin arkadaş, sizinle yürümek güzel…

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 00:18
    Permalink

    Saygıdeğer Muzaffer hocam, gerçekten size tüm samimiyetimle teşekkürler ediyorum, Datça’da sayenizde o kadar güzel yerler gördüm, anlatmaya kelimeler yetmez, buradan başta Ahmet Temizel olmak üzere tüm yürüyüş arkadaşlarıma da selamlar.

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:06
      Permalink

      Teşekkürler Ali Rıza arkadaşım, sizinle yürümek çok hoştu.

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 00:30
    Permalink

    Muzaffer Hocam, hep hayiflanarak izliyorum sizi.. Ben de cok geziyorum ama siz yazinca bambaska anlamli oluyor.. Bir turlu zaman bulup yazamadigimdan sizi kiskaniyorum:) Bu gezide olmayi cok isterdim.. Kaleminize yureginize saglik.. Yazarak ve paylasarak cok sey katiyorsunuz hayatimiza, Datca’ya.. Kisa bir yurtdisi seyahatim olacak.. Dönuste katilmayi cok isterim.. Saglicakla kalin..

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 01:02
      Permalink

      Teşekkürler Nazmiye hanım, bu geziye giderken siz aklıma geldiniz, hatta facebook’a baktım. Geldiğinizde yürürüz, selamlar.

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 14:31
    Permalink

    Maalesef ben sizinle hiç yürüyemeyen şanssızlardanım.Ama her hafta satır satır okuduğum sayfanız ve muhteşem doğa manzaraları sayesinde ruhumu dinlendiriyorum.Size inanılmaz imreniyorum annem ve babam datça da yaşıyor.Geldiğimizde sizinle mutlaka tanışmak ve yürüyüşlerinize katılmak isteriz.
    Ankara nın boz bulanık havasından selam olsun …:)

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:07
      Permalink

      Merhabalar Selma hanım, geldiğinizde yürürüz.

      Yanıtla
  • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 21:51
    Permalink

    Elinize sağlık.paylaştığınız her kare için de teşekkürler.Hafta sonu yürüyüşünde gözlerimiz sizi aradı.Zorlu bir rotaymış.Umarım dinlenmişsinizdir. Aynı rota tekrarlanırsa,öncülüğünüzde katılmak isterim.Selamlar.

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:05
      Permalink

      Dinlendim Selma Hanım, teşekkürler, gezinizde çok güzel çiçekleri fotoğraflamışsınız.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir