Knidos Kap Krio – Deveboynu Yarımadası

kap-krio-26

Yarımada’nın yüksek kayalık kısmı bu taraftan oldukça görkemli görünüyor.

kap-krio-27

 

kap-krio-28

Yunan adaları arka arkaya sıralanıyor, kuzeyde Kos var, Knidos feneri tarafından görünüyor, bu kısımdan irili ufaklı Gyali, Stroggili, Nisiros, Tilos görülebilir. Antik dönemde heykellerde kullanılan mermerlerin bu adalardan getirildiğini okumuştum.

kap-krio-29

Bir zaman sonra Knidos feneri görünüyor, yarımada’nın Ege tarafındaki en uç noktasındaki tepede yer alıyor. Buraya küçük limandan başlayan patika yoldan gidiliyor.

kap-krio-30

Bu kısımlarda da çöküntüler, mağaralar var, mağaranın bir tanesi yer altına doğru gidiyor, oldukça derin olmalı.

kap-krio-31

Bir zamanlar yaban hayvanlarının buraları kullandığı anlaşılıyor, şimdilerde kalmamıştır diye tahmin ediyorum.

Knidos Kap Krio – Deveboynu Yarımadası” için bir yorum

  • 8 Eylül 2015 tarihinde, saat 19:45
    Permalink

    Muzaffer bey çektiğiniz resimler çok güzel – elinize sağlık. Ben izin verirseniz bir-iki nokta ekliyeyim. Sonradan ensiz bir dil ile anakaraya (ki bu sahile yerliler Tekir der) bağlanan yarımadaya doğu tarafından bakışta göze görünen kadraj tıpkı suya atlamaya hazırlanan dev bir caretta-carettaya gibidir.
    Cape Crio’nun açık denize bakan tarafındaki deniz fenerinin önünde Yunan adalarını gezdiklerini sanan ağzı açık ayran delisi (Yunan hayranı) ecnebilerin suratına çarpan büyük bir Türk Bayrağı boyalısı vardı. 07 Ağustos Cuma günü Ertekin Doksanaltı hocamızla antik kenti dolaşırken bu görüntünün maalesef silindiğini bildirdi. Çok üzüldük. Son yıllarda 16 Ege adamızı Avrupa birliği sevdası ile Yunanistan’a kaptırdığımızı hatırladık .Bu görüntünün mutlaka tekrar ihya edilmesi gerekiyor. Ne yapalım? Kimlere gidelim beraberce Muzaffer beyimiz?
    Cape Crio üzerindeki -teraslı Roma villaları dışında- en önemli eser, Knidos’a vergi muafiyeti sağlayan, Caesar ve Augustus dostları Artemidoros ailesinden Aristokleidas’ın kızı hayırsever kadın Lykaithion’un mezarıdır.Ertekin hocamız bu önemli mezarı tüm detayları ile neşretmiş, bize de bir pdf ile nezaket göstererek bunu yolladı.
    C.Newton bu kadının heykelini tesadüfen bulmuş; heykel torso imiş ama onu da British Museum’a onarım için götürmüşler. Fakat çevredeki üç süslü sarkofajı (=lahdi) zahmetli ve masraflı bularak yerinde bırakmışlar. Bunlar zamanla hem doğanın ve hem de belki de bazı vandalların tahribi ile günümüzde maalesef tanınır gibi değil.
    Gayretlerimizi birleştirmek dileğiyle saygılar sunuyoruz Muzaffer beyimiz.Esin Turnalı.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir