Knidos Kap Krio – Deveboynu Yarımadası

kap-krio-20

İlerlerden gördüğüm mağaraya doğru gidiyoruz, denize bakıyor, aşağısı uçurum.

kap-krio-21

Kalkerli kayaların çökmesi, erimesi ile oluşmuş bir mağara, yerdeki gübrelerden hala hayvan barınağı olarak kullanıldığı anlaşılıyor.

kap-krio-22

En tepelerden knidos limanları ve Anakara’daki kalıntılar görülüyor.

kap-krio-23

Güneydoğu tarafında manzara, antik mendireklerden su altında kalanı da buradan belli oluyor.

kap-krio-24

Yarımada’nın denize bakan tarafları uçurumlarla, yarıklarla kaplı, yolumuz üzerinde antik dönemde kullanılan taş ocaklarının izleri görülüyor. Surlarda kullanılan taşlar buralarda elde edilmiş.

kap-krio-25

Buradan aşağıya kolayca inilecek gibi görünüyor ama öyle değil, kaygan, dik bir arazi.

Knidos Kap Krio – Deveboynu Yarımadası” için bir yorum

  • 8 Eylül 2015 tarihinde, saat 19:45
    Permalink

    Muzaffer bey çektiğiniz resimler çok güzel – elinize sağlık. Ben izin verirseniz bir-iki nokta ekliyeyim. Sonradan ensiz bir dil ile anakaraya (ki bu sahile yerliler Tekir der) bağlanan yarımadaya doğu tarafından bakışta göze görünen kadraj tıpkı suya atlamaya hazırlanan dev bir caretta-carettaya gibidir.
    Cape Crio’nun açık denize bakan tarafındaki deniz fenerinin önünde Yunan adalarını gezdiklerini sanan ağzı açık ayran delisi (Yunan hayranı) ecnebilerin suratına çarpan büyük bir Türk Bayrağı boyalısı vardı. 07 Ağustos Cuma günü Ertekin Doksanaltı hocamızla antik kenti dolaşırken bu görüntünün maalesef silindiğini bildirdi. Çok üzüldük. Son yıllarda 16 Ege adamızı Avrupa birliği sevdası ile Yunanistan’a kaptırdığımızı hatırladık .Bu görüntünün mutlaka tekrar ihya edilmesi gerekiyor. Ne yapalım? Kimlere gidelim beraberce Muzaffer beyimiz?
    Cape Crio üzerindeki -teraslı Roma villaları dışında- en önemli eser, Knidos’a vergi muafiyeti sağlayan, Caesar ve Augustus dostları Artemidoros ailesinden Aristokleidas’ın kızı hayırsever kadın Lykaithion’un mezarıdır.Ertekin hocamız bu önemli mezarı tüm detayları ile neşretmiş, bize de bir pdf ile nezaket göstererek bunu yolladı.
    C.Newton bu kadının heykelini tesadüfen bulmuş; heykel torso imiş ama onu da British Museum’a onarım için götürmüşler. Fakat çevredeki üç süslü sarkofajı (=lahdi) zahmetli ve masraflı bularak yerinde bırakmışlar. Bunlar zamanla hem doğanın ve hem de belki de bazı vandalların tahribi ile günümüzde maalesef tanınır gibi değil.
    Gayretlerimizi birleştirmek dileğiyle saygılar sunuyoruz Muzaffer beyimiz.Esin Turnalı.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir