Knidos Gezisi

knidos stoa sütunları

Stoa’dan liman caddesine doğru yürürken Stoa’dan geriye kalan birkaç sütun var, ki buraya büyük bir canlılık katıyorlar. Solda iki sütunu birbirine bağlayan mimari unsur (arşitrav), kırılmış parçaların ortası betonla doldurulmuş. Korint nizamı başlıklar Hellenistik dönemin izlerini gösteriyor. Burada görülen üstü kapalı yer mermer oda diye isimlendirilmiş. Her tarafı mermer kaidelerle çevrili oda tamamiyle mermer. Buradaki portikayı kendi maddi imkanlarıyla Aristo Kleydas isimli birisi yaptırıyor. Kent halkı da bunun karşılığında bu mermer odayı ona adıyorlar. Odanın ortasında bir kaide ve üzerinde Aristo Kleydas’ın heykeli varmış. Yakın gelecekte burası restore edilecek.

knidosu-gezmek-20

Stoa sütunlarını geçerek gümrük yapılarının yanındaki merdivenden Liman caddesine iniyoruz, Küçük Limadan (askeri liman) Dionysos tapınağının bulunduğu alt terasa girilen yerde, merdivenli, basamaklı güzel bir kapı var. Merdivenlerin üst kısmı mermer, mermerlerin altında kireç taşından bir dolgu kısım var. Girişteki taşın aşınmasına bakarak burasının ne kadar çok kullanıldığını görebiliyoruz. Bu kapı sembolik olarak açılıp kapanırmış. Kapının iki yanındaki odalar büyük ihtimalle gümrük odaları, tekneden inen kişiler alt terasa girmeden önce buraya uğruyorlar. Şimdi hayal edersek bu kapıdan geçer geçmez tam karşımızda Dionysos tağınağı ve yan tarafında sütunlarla uzanan upuzun bir portiko var. Tapınağın sütunlarının ayakta olduğu zamanı düşünürsek gelen kişinin nasıl etkilendiğini anlayabiliriz. Caddeye iner inmez fotoğrafta görülen  anıtsal çeşmeyi görüyorsunuz, çeşmenin orjinal parçaları depoda duruyor, ileride restore edilebilinir.

knidos liman caddesi

Fotoğrafa bakarsak sağ tarafta en önde anıtsal çeşme görülüyor, biraz ileride solda, bu yıl kazısı yapılan Kilise D var. Liman caddesi yukarı teraslara doğru gidiyor. İleride Knidos’un görkemli caddesi doğu-batı caddesi ile buluşacak. Çeşmenin biraz ilerisinde sol tarafta basamaklarla çıkılan bir kapı var, kiliselerin olduğu terasa çıkılıyor, hıristiyanlık döneminde yapılmış. Merdivenlerden sonra yol beyaz boyalı taşlarla belirtilmiş. Çeşmeyi su işlerinden sorumlu bir memur kendi maddi imkanları ile yaptırmış, biraz ileride yol kenarında çeşmeye su taşıyan pişmiş topraktan yapılmış künkleri ve sonunda suyun geldiği kuyu var, günümüzde kuyuda su olmuyor, depremle kaynağın yönünün değiştiği düşünülüyor. Günümüzde kuyunun üzerine beton dökülmüş. Çeşmedeki aslan motiflerinden akan su havuza birikiyor. Anforalarla gelip bu havuzdan su alıyorlar. Çeşme havuzunun mermer duvarlardaki izlerden su seviyesini görebiliyoruz. Limana yanaşan tekneler su ihtiyacını buradan karşılıyorlar, su da paralı, burası bir ticaret kenti, adım attığınız andan itibaren birçok şey paralı. Çeşmenin aslının yüksekliği 7.5 m imiş.

Caddenin kenarlarında oturma yerleri ve aralarda dama benzeri oyun oynama yerleri var. Önemli dini yapılara giden bu yolun mermerlerinde dötgen delikler görüyorsunuz, deliklere ahşap direkler dikilerek  üzerleri ötülüyor, buralarda ticaret yapıyorlar. Adım attığımız her yerde bir ayrıntı var, bunları bilmeyince farkına varmadan yürürsünüz.

knidos 2016 kazıları

2016 knidos kazılarında Liman caddesi üzerinde yoğunlaştı, yan yana sıralanan bu mekanlar ortaya ortaya çıkarıldı. Ortaya çıkarılan altı mekandan bir tanesi önemliymiş, büyük ihtimalle Knidoslu bir hayırseverin onuruna yapılmış bir yapı. Daha sonraki dönemlerde atölye gibi amaçlarla kullanılmış olabileceği düşünülüyor.

knidos tapınaklara giden yol

Yukarı teraslara giden yol, bu yolu takip ederseniz en yukarıdaki Yuvarlak Tapınağın olduğu terasa çıkıyorsunuz.  Yolun üzerinde sol tarafta üstü tonozla örtülü bir sarnıç ve daha sonra Propylon denilen kutsal alana giriş kapısı ve ilerisinde apollon Tapınağını görüyorsunuz. Gelecek yıllarda mermerli caddenin devamı için buralarda da kazılar yapılacak.

knidos propyon

Kazı ekibi tarafından Liman caddesi adı verilen ana cadde Hellenistik dönem Propylon ile sonlanıyor.  Burası iki ana caddenin keşişme noktası ve bu nokta tapınaklar alanına açılıyor, biraz ileride Apollon Karneios’a adanmış Apollon tapınağı ve Altar’ı var. Bu yapılar yapılırken herşey önceden belirlenen kent planına göre düzenleniyor. Knidos hipodomik denilen ızgara planına göre yerleştirilen bir şehir ki günümüzde bile birçok kentte bu planlamayı göremiyoruz. Yatay ana caddeleri kesen merdivenli dikey ara caddeler var.

4 thoughts on “Knidos Gezisi

  • 4 Haziran 2015 tarihinde, saat 01:07
    Permalink

    Önce Türkiyemizi tanıyalım, sonra dünyayı tanıyalım … Datça Knidos dünya harikası bir yerdir. Datça gelip burayı görmeyen Datça ya geldim diyemez.

    Yanıtla
  • 24 Ağustos 2015 tarihinde, saat 13:19
    Permalink

    Muzaffer bey çok teşekkürler de , birçok kez mesajlarla ve bir mütevazı kitap aracılığı ile görüştüğümüz gibi, artık lütfen M.Ö.340’larda yapıldığı bir şehir efsanesi (City legend) haline gelen Burgaz’dan taşınma öyküsünü tanıtım levhanızdan çıkartıp ziyaretçilere aykırılığı bilim adamları tarafından kanıtlanmış bir fikre kapılmamalarını sağlasanız diyorum. Başarı dileklerimizle… Esin – A.Bilgin Turnalı.

    Yanıtla
  • 22 Eylül 2015 tarihinde, saat 18:49
    Permalink

    Arkadaşlar bir konuya değinmek istiyorum.
    2 Gün önce Datça ve çevresini gezmek istedik.
    Knidos merak ettik uzun ve dolambaçlı bir yolu katetdik, vardık knidosa ve bir gişe ile demir kapıya. Gişedeki görevliye söyledim şöyle bir bakayım sonra bilet alalım diye, olmaz dedi gişedeki görevli, bakacaksan demir parmaklık kapının dışından bakacaksın. Arkadaş bak 4 kişiyiz diğer arkadaşlar burada kaçıp gitmeyeceğiz ya falan, olmaz dedi. aldık biletlerimizi bir arkadaşın müze kartı vardı, bir arkadaşımızın işbank kredi kartından müze kart kullandı, 2 kişi 10+10= 20 lira verdik girdik.
    Şimdi konu burada arkadaşlar, Alan geniş içeride kafe restaurant ve bar var. Ayrıca önemli olan kazı ve tarih araştırma bölümü var ki, tel ile çevrili,
    Sahaya girdiğimizde 2. bir gişe ve kapı var meğerse asıl olarak eğer kazı ve tarihi bölgeye gireceksek para vererek bilet almak gerekliymiş, yani biz o kadar yolu gittik ama, kafede birer çay veya soğuk bişeyler içelim desek, boşuna para ödemişiz, öndeki deli dumrul gişesinde.
    Sonra çıkarken sordum, mesela biz kafeye gidecektik neden bizden para aldınız diye, bize söylemediniz ki diyor görevli, be arkadaş biz egenin en ucuna 1 saat öylesine bir yoldan gelmişim, buranın nasıl bir yer olduğunu mu biliyorum.
    Arkadaşlar, eğer Knidosa gidecekseniz lütfen gayret gösterin otoparkın olduğu yerdeki ön gişeden bilet falan almayın, içeri girin eğer ören ve kazı yerini gezecekseniz orada gişe var zaten, oradan alınız biletinizi… Dışarıdaki Deli Dumrul gişesine kesilmeyiniz lütfennnnn…

    Yanıtla
  • 9 Ağustos 2020 tarihinde, saat 14:07
    Permalink

    Uyarınız için teşekkürler.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir