Gizemli Vadi – Merdivenli

28 Şubat tarihinde arkadaşım Ekrem İpek ile güzel bir keşif yürüyüşü gerçekleştirdik, Yarımada’nın en gizemli vadilerinden birinin içlerine doğru yürüdük. Yaban yaşamının canlı olduğu, hala sırrını muhafaza eden yerlerden. Şubat’ı geride bırakırken havalar da ısınacak doğal olarak, doğa yürüyüşleri açısından bu zamanları iyi değerlendirmek gerekiyor. Doğa bir kitap gibi her gün yeni bir sayfasını açıp okuyoruz, yeni bilgilerle, tecrübelerle donanıyoruz bu açılan her sayfada. Ter var, emek var, bilgi, tecrübe, seziler, heyacan, bilinmezliğin gizemi bu yürüyüşleri  bizler için anlamlı kılıyor. Vadilerin derinlerine indikçe, ormanlara daldıkça yeni bilgilerle, heyacanlarla dönüyoruz . Birçok yaban hayvanının yaşamını sürdürdüğü, sürprizlerin her an yaşanabileceği yerler. Hazırlıklı olmak, soğukkanlı ve dikkatli olmayı gerektiren yerler. Yıllar önce çobanların dolaştığı bu yerlere Sındı’dan gelinip gidilirdi, şimdi o patika yolların birçoğu kapanmış durumda. Geçenlerde Sındı’dan bu vadilere bir yürüyüş yapmıştık, yazı olarak paylaşmadım, video olarak var. Bu kez ters yönden bir giriş yapacağız. Yıllardır merak ettiğim ama bir türlü ulaşamadığım bir yapıya da ulaşmaktı amacımız, bu yıl içinde bir deneme yapmıştık, başarılı olamadık.

merdivenli doğa yürüyüşü

28 Şubat salı günü Cumalı’dan çıkarak Murdala – Mersincik yoluna girdik, bir müddet sonra da Mersincik yoluna  saparak zor bir yolculuktan sonra Mersincik’e geldik. Arabamızı park edip , Mersincik – Karaköy Karia yolunda yürümeye başladık. Vadilerinde yürüyeceğimiz Merdivenli’ye ancak bu yoldan ulaşılıyor, Karia yolu Merdivenli koyundan geçiyor. Yarımada’daki Karia yolları içinde en ilginç olanı, yaban doğasının içinden geçiyorsunuz. Antik dönemden bu yana kullanılan bir yol, bu yıl arkadaşlar yeniden işaretleyip, açmışlar. Mersincik – Merdivenli arasında o kadar çok işaret var ki rehbersiz yürünebilir, emeği geçenlere çok teşekkürler.  Neredeyse zaman zaman 20 metrede bir konan işaretlerin bazıları gereksiz, bu doğanın gizemini bana göre azaltıyor. İşaretler karayolundaki kedi gözleri gibi olmamalı, belirli, önemli yerlerde olmalı, bu benim düşüncem. Doğaya yapılan her müdahalede dikkatli olmak gerekir. Bu yıl çok gerekli olmadıktan sonra arkadaşımla Karia yollarında yürümüyoruz, keşif yürüyüşleri yapıyoruz ama bazen yolumuz çakışıyor. Bu yolların birçoğu Karia yolu olmadan önce de yürüdüğümüz yollardı.  Uzun yıllardır kullanılan yollar, başka bir yerden gidemezsiniz. Tabii bazıları bir zaman sonra kullanılmaya, kullanılmaya kapandı, Karia yolları projesi ile tekrar işlerlik kazandı. Tropikal bir iklim yapısı burada bitkilerin kısa sürede çevreyi sarmasına zemin hazırlıyor. Datça Karia yolları birçok yürüyüşçü için eşi bulunmaz güzellik barındıran yollar, gizemini, heyacanını saklayan yollar.

Bu bölgede yürüyüşler yapmak bizim için kolay olmuyor, vasıta sorunu var. Diyelim ki Sındı’dan çıktık Merdivenli’de bizi kim alacak, geriye 10 km den uzun rampalı bir yol var. Veya bu yürüyüşte olduğu gibi bizi Mersincik’e kim getirecek, bu kez arabamızla geldik, yürüyüşün sonunda tekrar oraya dönmemiz gerekiyor. Cumalı köyden itibaren yollar çok kötüydü hele Mersincik yolu inanılır gibi değildi, virajlı, rampa bir yol, inerken ve çıkarken doğa yürüyüşünde duymadığımız kadar bir tedirginlik ve heyacan duyduk diyebilirim, taşlı bir tarlada gider gibiydik. Dağlardan akan sel suları zaten berbat olan yolları daha da berbat etmiş.

Merdivenli  yolu antik dönemde de oldukça kullanılan bir yolmuş gördüğüm kadarıyla, adı da kayalara oyulan merdivenlerinden geliyor, merdivenin alt kısmı yıkılmış, ahşap bir merdivenle çıkılıyor. Burada da dikkatimizi çeken ağaç dalları ile yapılan merdivenin aynı kalması, yeni, sağlam bir merdivene ihtiyaç var. Yol sandal, zeytin, harıp gibi makiliklerle kaplı, çok sık bir bitki örtüsü var. Sandallar çiçeklerini açmaya başlamış. Deniz manzarası olarak Merdivenli’ye kadar ilginç bir panzara pek yok diyebilirim, zaten yolun çoğu kısmı tünel gibi bir patika yoldan geçiyor.

gizemli vadilerde yürüyüş

O gün arkadaşımla yürümek için sözleşmiştik, buluştuğumuzda çok sisli bir hava vardı, fotoğraf çekmek için de uygun değildi. Buraya aslında güneşli bir havada gelmek isterdim, ormanın derinliklerine gidebilmek için. Vadilerde yürürken gökyüzünün görünmediği bir doğadan geçeceğiz, bir de hava kapalı olunca ışık azalıyor. Her taraf nemliydi, sanki yağmur yağmış gibi , bastığımız zemin de yumuşak. Böyle zeminlerde yürümek güzel oluyor. Bu bitkileri yaşatan bu nem, çiğin çokça yağdığı yerler. Mersincik – Karia yolu parkuru suyun en çok gerekli olduğu parkur, yürürken yanımıza bolca su almalı. Nemli hava çok terletiyor da ondan mı bilmiyorum çok su ihtiyacı duyuluyor. Yol üzerinde su kaynağı yok, Karaköy’e 10 km kala Yelimlik’te kuyu var ama son yürüyüşümde çalışmıyordu, şimdi ne halde bilmiyorum.

Merdivenli

 

Ve görkemli manzarası ile Merdivenli koyu ve vadilerinin göründüğü anlar. Tam karşıda oyuklarıyla dikkati çeken güzel bir dağ var, bu yıl oralara kadar çıkmıştık. Yolumuz üzerinde yol açılırken kesilen bir gevişgetiren bitkisinin kesik dallarından çıkan filiz çok hoştu. Tam tükendik derken umudun kapılarının açılıverdiği gibi. Dağlarda birçok kez olmuştur, burada kaldık dediğimiz anlarda açılan bir kapı hep vardır. Mersincik – Merdivenli arası 2 km lik bir mesafe.

Soldaki fotoğrafta bugün yürüyeceğimiz vadi görülüyor, daha önce bu vadide kısa bir yürüyüş yapmıştık. Çok heyacan verici, gizemli bir yer. Yaban kedisi, karakulak, domuz ve dağların yükseklerinde gezinen yaban keçileri burada yaşadığını bildiğimiz yaban hayvanları, ayı geçmişte vardı, şimdi bilemiyorum, izine rastlamadık. Vadiye bir giriş yeri var, kapı gibi, başka bir dünyaya adım atmak gibi bir şey. İki yıl önce aynı duyguyu Emecik dağının arkasındaki bir vadide yaşamıştım, şimdi girmeye cesaret edebilirmiyim bilmiyorum.

Gökyüzü ile irtibatımızın kesildiği anlar, artık tünel gibi , sık bir bitki örtüsünün içinden yürümeye başladık. Yerlerdeki iri yapraklı sıklemenler ve öten kuşlar bu kısımda ortamı daha da güzelleştiriyordu. Kuşların üreme zamanı yaklaşıyor büyük ihtimalle, karşılıklı ötüşüyorlardı. Ekrem arkadaşımla durup onları dinledik bir an. Yürüdüğümüz çevresi geçit vermez bir bitki örtüsü ile kaplı, sağ alttaki fotoğrafta olduğu gibi. Zaman zaman yolumuz üzerinde de engellerle karşılaşıyoruz, sarmaşık dikenlerini kesmemiz gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir