Değirmenbükü – Murdala Karia Yolu Yürüyüşü

15 Ekim tarihinde arkadaşım Ekrem İpek ile Yazıköy’den hareket ettik, Değirmenbükü’nden Karia yolunu takip ederek Murdala’ya yürüdük. Ne zamandır bu parkurda yürümek istiyordum ama uygun zaman olmamıştı. Yarımada’nın bu kısımlarında yürümek bizim açımızdan zor oluyor, tek bir vasıtamız olduğu için vardığımız noktadan bizi alacak kimse yok, hedefimize ulaştıktan sonra bir vasıta bulamazsak başlangıç noktasına kadar daire çizerek yürümek te işin içinde. O gün her türlü olasılığı göze alarak çıktık yola, Murdala’ya vardıktan sonra korktuğum başıma geldi,  bir vasıtaya  rastlayamadık, önümüzde 11 km daha vardı, velhasıl yürüdük, yürüdük, yürüdük. Mersincik yolunda rastladığımız arıcılar olmasaydı 4-5 km daha yürüyecektik.
Sonuçta Karia Yolu Yürüyüşü zor ama unutulmaz anları yaşayarak geçti, çok güzel bir parkurda yürüdük, çok güzel manzaraların içinden geçtik ve doğanın kokusunu olabildiğince çiğerlerimize çektik. Bütün bu yorgunluklara değdi mi derseniz bizim için değdi, sayfalarımı izleyenler de benimle aynı düşüncede olacaklardır. Paylaştığım fotoğraflara bazen burası Datça mı gibisinden yorumlar yazılıyor, burası Datça, Datça’ya gelenler zaman ve imkan olarak onun asıl güzelliklerini görme şansına sahip olamıyorlar, çok özel bir Yarımadada’yız, çok nazlı, kırılması kolay bir yapıda, özen istiyor.
Bu satırları yazarken bilgisayarımda dinlendirici müzikler çalıyordu, sayfalarımı sonuna kadar okuyacaksanız siz de öyle yapın.

Sayfalarımı yaparken bu parkurlarda yürüyecek yürüyüşçüler için de rehber olmasına çalışıyorum, Yazıköy’den Değirmenbükü, Değirmenbükü’nden Poyraz Liman, Poyraz Liman’dan Murdala ve Mersincik yolunun başlangıcı yürüdüğümüz rota.

yazıköy köy yolu

Uzun yürüyüşlerde grup yürüyüşlerinin avantajı oluyor, kiralanan vasıta sizi başlangıç noktasında bırakarak yürüyüş bitiminde de gelip alıyor, o an bazen en güzel anlardan biri olabiliyor. Bizim öyle bir şansımız yok, arabamızı Yazıköy’de bırakarak Değirmenbükü yoluna saptık, badem ve zeytin ağaçlarının arasından kıvrılarak vadilere doğru inen yolda yürüdük. Güzel bir hava vardı, rüzgar birden durmuştu o gün.

yazikoy-murdala-3

Güzel bir doğanın içinden geçiyoruz, yağmur mevsimi olmamasına rahmen dağlar, yamaçlar yeşilliklerle kaplı. Aslında yürüyüşümüze Knidos’tan başlamak isterdim ama dediğim gibi vasıta konusu, Knidos – Murdala arasındaki Karia yolunun önemli noktalarını tekrar görmemiz gerekiyordu, ters yönden şimdiye dek iki kez yürümüştüm ama parkurlar diğer taraftan farklı görüntüler verebiliyor.

yazikoy-murdala-4

Değirmenbükü’ne iniş başlarken karşı sahiller ve mavinin en güzel renkleriyle deniz göründü. Yol boyunca ahlat ağaçlarına, ( yöresel olarak deli armut) sıkça rastladık, bir tanesinde meyvalar olgunlaşmıştı, arkadaşım tattı.

yazikoy-murdala-5

Bu yürüyüşümüzde yamaçlarda iş makinalarınca yapılmış çalışmalara rastladık, modern aletlerle doğanın şansı azalıyor.

yazikoy-murdala-6

Knidia çiftliğinin yanından geçtik, derede su vardı.  Murdala’ya gidecek Karia yolunu gösterir işareti görmek için çevremize dikkatli bir biçimde bakarak yürüdük.

yazikoy-murdala-7

İşaretler kritik bölgelerde maalesef kaybolmuş yolu bulmak  için araştırmamız gerekti, daha sonra işaretlere sıkça rastladık. Yol kenarındaki kaya ve taşlara yapılmış işaretler yol çalışmaları sırasında kayboluyor. Değirmenbükü’ne varmadan önce okaliptus ağaçlarını ilk gördüğümüz yerde, dere kenarında Karia yolu işareti zayıf bir şekilde duruyordu. Değirmenbükü’nden geldiğimizi düşünürsek Okaliptus ağaçlarını geçer geçmez sol taraftaki dere kenarında, biz boyayla yapılmış işaretlerin eksik olduğu yerlere taş işaretler yaptık, yürüyüşçüler bunları kolayca göreceklerdir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir