Gönlüm Dağlarda

hızırşah dağları5 ve 8 ekim tarihlerinde arkadaşlarımla Hızırşah dağlarında yürüdük, fotoğraflar çektim, izlenimlerimi ve çektiğim fotoğrafları paylaşayım derken bizleri yasa boğan o hain patlama oldu. Yakınlarını, arkadaşlarını, sevdiklerini kaybedenlere sabırlar diliyor, yaralılara geçmiş olsun diyorum. Bizler ne kadar üzülsek te ateş düştüğü yeri yakıyor, annelerin, babaların ,çocukların, arkadaşların feryatları dayanılacak gibi değil. Olayı yaşayanların acısını, yaşadıkları dehşeti, çaresizliği, fotoğraflardan, televizyonlardan gördük, yaşadıkları müddetçe  o acı, o isyan yüreklerinin bir kenarında hep onlarla olacak. İçinde biraz merhamet,  insana dair birşey olan herkes te bu acıyı benim gibi yüreklerinin tam ortasında hissetmişlerdir. Dünyanın neresinde olursa olsun insanlara bu acıları yaşatanlara, terörden, acıdan nemalananlara lanet ediyorum. Terörün en büyük amacı insanların içine korkuyu, umutsuzluğu işlemektir. O korku ki bir defa girdi mi sana egemen olur, seni yönlendirir.  Terörün dayatmaya çalıştığı bu korku ve umutsuzluktan sıyrılmanın yolu da safları sıklaştırmaktır. Bölündükçe av olursunuz, daha nice acılar yaşanması olasıdır.

hizirsah-daglari-1

Doğaya baktığımda onu inatla yaşatanın, sürekliliğini sağlayanın sevgi olduğunu görürüm hep, herşey birbirine sıkı sıkıya sarılmış, yaşamı güçlendirmek için bir mücadele içindedirler. Herşeyin bir anlamı ve karşılığı vardır, yine kendi yöntemleriyle o dengeyi kuruverir, yeter ki insanoğlunun eli değmesin  Doğada tüm canlıların eylemleri yaşamak içindir, bunu yaparken de doğanın devamlılığını sağlarlar. Her tohumun yeşermesinde, her yeni doğan kuzuda o sevgiyi, büyük gücü görürüz. Sevgi karşılıksızdır, içinde menfaat, çıkar, karşılık varsa, o başka bir şeydir. Yüreğine sevgi tohumu düşenler, sevgiyi yeşertenler, onlar doğanın bir parçasıdır, Tanrı’nın sevgili kullarıdır. Sevgi emeği,  hoşgörüyü de büyütendir. Sevginin yeşermediği yüreklerde merhametten de eser yoktur, korkuyla, nefretle ve acıyla beslenenler onlardır. Şu gezdiğimiz güzel doğa umurlarında olmaz, kuş seslerini, derelerin seslerini duymazlar, kesilen ağaçların iniltilerini hissetmezler, dolayısıyla da acı ve pişmanlık yoktur yaşamlarında.

” Tabiatın tutarlılığı, insanların tutarsızlığından sonra güzel bir tesellidir “demiş  Goethe. Yaşamımın bu deminde dağlar son sığınağımız, gönlüm dağlarda diyerek kendimi sıkça Datça dağlarının içinde buluyorum. Bu dağlar öyle çok yüksek değil ama sıcak, insanı kucaklayan bir doğaya sahip. Zorluk ararsan zorluk, kolaylık ararsan kolaylık var.

hizirsah-daglari-3

Yürüyüşümüzde yurt dışından gelerek kaya tırmanışı yapmak isteyen grupla karşılaştık, yanlarında çocuklar da vardı. Bizde bırakın çocukları gençleri de böyle bir doğada görmek zor.

hizirsah-daglari-4

Son yıllarda tüm dünyada büyük ilgi gören bu spor bizim ülkemizde de bazı yerlerde yapılıyor, yurt dışından birçok sporcu geliyor. Kaya Tırmanışı ile ilgili web sayfasına baktığımda Erzincan, Alanya, İzmir. Antalya vs illerde bu tırmanış yerleri ve sporcuların olduğunu gördüm. Yine birçok yerde suni tırmanış yerleri bulunuyor. Bu sporun Geleneksel, Spor Tırmanışı, Alpin spor, Serbest Solo gibi dalları var. İzlediğim arkadaşların hangi dalda tırmandıklarını bilemiyorum. Bunlardan Antalya Geyikbayırı en tanınmış yer, web sitesinde maden ruhsatı nedeniyle tehlikede olduğu belirtiliyor.

hizirsah-daglari-5

Güvenlik kurallarına dikkat edildiği taktirde diğer birçok spor kadar riski olan bir spor, tabii birçok doğa sporunda olduğu gibi doğayı hafife almanın sonuçları ağır olur.

hizirsah-daglari-6

İklim ve doğal açıdan alternatif turizm çeşidi olarak bu sporun Datça’yı dış ülkelerde tanıtacağını düşünüyorum. Tabii hangi kayalarda yapılacağı, bu kayalara ulaşım gibi konularda yönlendirmek lazım. Kayalara yuva yapan ve son yıllarda oldukça azalan yırtıcı kuşlara dikkat etmek gerekiyor.

hizirsah-daglari-7

Kaya tırmanıcılarından ayrılarak biraz ilerideki kanyona indik, büyük bir ihtimalle geçmiş yıllarda konu ettiğim Karakazan kanyonunun başlangıç kısımları. Oldukça dik kayalar var, o kayalardan indik, kanyonda kısa bir yürüyüş yaptık, kısa diyorum, son yağmurdan kalan su birikintileri arılarla kaynıyordu, hemen etrafımızda uçmaya başladılar.

Gönlüm Dağlarda” için bir yorum

  • 13 Ekim 2015 tarihinde, saat 13:12
    Permalink

    Tanrı korkusu yerine Tanrı sevgisi dersiniz, yarattıklarına saygı duyarsınız…Ne harika bir söz bu hissetmeden yaşamadan söylenemeyecek kadar özel. Evet insanlık için endişeli bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde tamda bu noktadayız…..Nefes almamızı kolaylaştırdığınız için Ve yine yeniden Teşekkürler hocam. Sevgiyle kalın ……..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir