Dağların Karşı Konulmaz Büyüsü

 

Nasıl bir doğada yürüdüğümüz bu fotoğrafta görülüyor, sağ üstte yine bir Çarşak’tan geçişimiz var. Sağ altta yukarılardan düşüp parçalanmış koca kayalar görülüyor, bu görüntülerle sıkça karşılaştık. Kopan kayalar geçtikleri yerleri dümdüz etmiş, bitkileri parçalamış. Yürüdüğümüz anlarda böyle bir kayaya denk gelmenin ürkütücülüğü bir an için de olsa aklınızdan geçiyor.

 

Sandal ağaçlarına dokunarak geçmeyi hep sevmişimdir, doru atların derisi gibi gelir bana. Onlardan pozitif bir enerji yükleniyoruz.

 

Yolumuzun kayalarla kesildiği bir an, bolca adrenalin salgılanıyor, hata istemeyen yerler. Kayalar oynak, hareket halinde, oldukça riskli.

 

Güneş ışığı yamaçlarda, tropik bir bitki örtüsüyle kaplı, geçit vermez bir bitki örtüsü var. Bu bitki örtüsünün içinde yürüdüğünüzde bu yeşilliği daha iyi anlıyorsunuz, her yer sırılsıklam, nemli, yoğun bir çiğ yağışı oluyor.

 

Çok kısa molaların dışında hep yürümemiz gerekiyor, zaman çok önemli buralarda. Ben bazen fotoğraf ve video çekerken gerilerde kalıyorum, ona yetiştiğimde Sedat arkadaşımı toprağa oturmuş manzaraları izlerken görüyorum. Bu vadilerde çocukluğu, gençliği geçmiş, birçok anısı var. Oralara bakışı benden daha farklıdır doğal olarak. Bu ormanların olduğu yerler çok eskilerde ekilen yerlermiş.

güz çiğdemi

 

Bir ara bir kaya oyuğundan başını çıkarıp merhaba diyen bir güz çiğdemi, o mücadele içinde hızlı bir çekim oldu. Etrafta uçuşan bal arıları vardı, insan şaşırıyor, bu yükseklikte, kovanlara da oldukça uzakta bir yer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.