Dağların Karşı Konulmaz Büyüsü

7 Kasım Salı günü Hızırşah’ta yaşayan öğretmen  arkadaşım Sedat Kaya ile Hızırşah’ın 4-5 km ilerisinde yer alan Karadağ’a tırmandık. Saat 10.00 da başlayan yürüyüşümüz saat 17.00 de noktalandı. Birkaç dakikalık nefes almaların dışında durmadan tırmandık, yürüdük. Karadağ’a birkaç sene önce de arkadaşım Ekrem İpek ile tırmanmıştık. Her fotoğraf çekişimde, o taraflara bakışımda bana seslenir dururdu, hep aklımdaydı. Nasıl çıkarız, ne taraftan başlarız gibi araştırmaların sonunda batı tarafındaki kayalık kısmı uygun görmüştüm, tırmanıştan sonra en uygun yer de burasıymış demiştik. O gün çok zorlu bir yürüyüş olmuştu, çıkmak kadar inmenin de önemli olduğu dağlar. Dik bir yamaçtan inerek su kaynağının olduğu Avdarlı’ya geldiğimizde  ayakkabılarımı, çoraplarımı çıkarıp suyun içine girdiğimi hiç unutmuyorum, 15 dakika yerimden kalkamamıştım. Ki o bölgeden sonra daha bayağı bir yolumuz vardı.  Datça’daki dağ tırmanışlarına genelde batıdan başlıyoruz, dağlar denize dik inerler, batı ve doğu kısımlarından tırmanmak daha uygun oluyor. Bu yürüyüşümüzde güneş çoğu zaman karşımda olduğu için fotoğraf çekmek açısından olumsuzluklar yaşadım.  Hava çok güzeldi, tam bir bahar havası, ilk başlarda sıcaklık rahatsız edici gibi gelse de dağa doğru tırmanma başladıktan sonra serinlik arttı. Hafif bir lodos esmekteydi, zaman zaman gökyüzünü kaplayan bulutlar ve geçtiğimiz sık bitki örtüsü serinliği artırdı. Gece yağan çiğden yerler ıslaktı. Bu bölgeler özellikle bu mevsimlerde yoğun bir çiğ yağışına sahne oluyor, bunu geçmiş yıllarda yaşamıştım.

hızırşah kısık

Arkadaşımla Hızırşah’ta buluşup Pirenlik mevkiine geldik, koruluğun yanında arabamı park ederek yürüyüşümüze başladık. Sabahın en güzel anları, orman yollarında çam kokuları ve kuş seslerini dinleyerek yürümenin tadını yaşamış olanlar bilirler. Bu mevsimlerde bazı kuşlar kışı ılık  geçen bu bölgelere gelmeye başlıyorlar, kuş seslerini daha yoğun bir şekilde duyuyoruz.

 

Bu bölgede açılan orman yollarını ilk olarak yine Sedat arkadaşımla yazın bu bölgede yaptığımız bir akşam yürüyüşünde görmüştüm. Hızırşah’tan başlayarak Karadağ’a doğru uzanan yollar gayet güzel yürüyüş parkurları oluşturmuştu. Geçmiş yıllarda bu ormanların içinde bir kaç kez yürümek zorunda kalmıştım, ağaçlar makilerle birleşerek geçit vermez setler oluşturmuştu, aşmak çok zordu. Şimdi açılmış bir yoldan dağa doğru yürüyorduk, yürüdüğümüz yol oldukça dikti, dağa şimdiden tırmanmaya başlamış gibiydik. En son nisan ayında yürümüştük böyle bir doğada, düz yollarda yürümeye benzemiyor, birden tırmanmaya başlamak yürüyüşlerde insanı en zorlayan şeylerden. Daha vücut ısınmadan yapılan böyle bir başlangıç doğal olarak nefesinizi biraz sıkıştırıyor, tabii burada tempoyu ayarlamak oldukça önemli.

 

Bu dağlarda öyle bir büyü var ki, benim gibileri çağırıyor kendine, ve ona hayır diyemiyorsunuz. Yüreğiniz, beyniniz arınıyor, zorluklardan yakındığımız hiç olmuyor. İlk tepeye çıkıp eşşsiz manzaraları seyretmek bütün yorgunluğumuza değdi. Hemen arkamızda dağlarla çevrili yemyeşil bir vadi uzanmaktaydı. Batı tarafının aksine diğer kısımlarda puslu bir hava hakimdi. Bu bölgelerde bu durum sıkça yaşanıyor, nemli bölgeler, sıcak havalarda buğarlaşma yoğun oluyor.

 

Daha önce birkaç kez çıktığım Gökyer tepesini takip ederek Karadağ’a çıkmayı planladık. Bitki örtüsü çok sık, kayalık araziyi takip ederek gitmek daha iyi olur diye düşündük.

 

Bu gibi yürüyüşlerde tanımadığınız bir doğadasınız, zaman sınırlı, uygun bir zamanda vasıtanıza sağ salim ulaşmanız önemli. Zamanla yetileriniz gelişiyor, doğru ve çabuk karar vermeniz gerekli. Doğa bir kitap gibi her çevirdiğiniz sayfada yepyeni bir şeyler öğreniyorsunuz. Gençler için bir okul aslında, ama çevremize baktığımızda gençleri bu etkinliklerin içinde göremiyoruz. Biraz da içerden gelen bir şey, kendim için söylersem çok küçük yaşlardan bu yana doğa beni hep çekmiştir.

karadağ tırmanışı

 

Aşağıdan bakınca her şey ne kadar kolay gibi, epeydir tırmanıyoruz daha dağa ulaşamadık. Bir ara geçtiğimiz yerde insan boyunda piren bitkileri vardı, bu mevsimlerde çiçek açmaya başlarlar. Kokuları dağları sarar, arı vızıltılarını duyarak yürürsünüz.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir