Knidos Antik Kenti

Knidos Dor Tapınağı

knidos-34

Knidos Merdivenli caddenin hemen solunda tabelada Dor tapınağı yazan kalıntılar var. Üzerinde tuğla zeminden yer yer bazı kısımlar görülüyor, bir de bu 2 m lik çukur var. Çukurun yan tarafında düzgün örülmüş taşlar görülüyor. Burası da kiliseye dönüştürülerek yok edilmiş yapılardan . Bunu daha önce de belitmiştim; bu antik eserlere en büyük zarar hıristiyanlar tarafından verilmiş . Hemen hemen hepsinin olduğu yerde kilise kalıntıları var.

Propylon

knidos propylon

Antik mimaride Propylon kutsal alana geçiş yeridir. Buradaki Apollon tapınağı ve sunağına giriş için kullanılırdı. Burada arınıldıktan sonra tapınağa girilebilinirdi. Apollon tapınağının güneyinde iki ana caddenin buluştuğu yerdedir. Yapının yemelleri kireç taşı üst kısımlar beyaz mermerdir.

Knidos Apollon Tapınağı ve sunağı

knidos apollon tapınağında

Knidos’un Merdivenli liman caddesini geçtikten sonra teraslara doğru bir tırmanma başlıyor, Dor Tapınağı, Apollon Tapınağı ve en üstte Yuvarlak tapınak (Afrodit tapınağı) yer alıyor. Apollon tapınağı ve sunağından geriye kalanlar temeller ve istinat duvarları. Bu tapınaklar teraslar üzerinde olduğundan her yerden görünülüyordu. Knidos Apollon Tapınağı Tapınak gri ve pembe mermerlerden yapılmış , buraya pembe tapınak da deniyor. Bu yapının üzerine de kilise inşa edilmiş.

Knidos Yuvarlak Tapınak

tepeden knidos yuvarlak tapınak

Yuvarlak tapınak olarak söz edilen tapınağın Aşk ve Güzellik tanrıçası Afrodit’e ait olduğu söylense de bunu doğrulayan bir buluntuya tam olarak rastlanamadı şimdiye dek . O çağlarda burayı gezen gezginlerin anlattıkları, Roma’da bu tapınağa ait olduğu sanılan duvar resimleri vs bilgiler var. Buralarda kazı yapan Amerikalı arkeolog Iris Love’a derin hendekleri kazdıran da Afrodit’e ait bir iz bulmaktı bence . Yapılan araştırmalara göre tapınağın M.Ö 2. yy da yapıldığı anlaşılmış.

knidos afrodit tapınağı

Tapınağın bulunduğu alan Knidos’un en güzel teraslarından biri , bütün Knidos ayaklarınızın altında. Biçimi antik çağda burayı görenlerin anlattıklarına uyuyor, heykelin her taraftan görülmesini sağlamak ve Afrodit’e yakışır bir estetik anlayışla çok nadir görülen bu yuvarlak planı tercih etmiş olabilirler. Dor nizamındaki tapınağın Çapı 17.30 m. Etrafının 18 büyük sütunla çevrili olduğu tahmin ediliyor.

Knidos Aphrodite’si (Afroditi )

Evet bir çok antik kentte Afrodit heykeli vardı ama , Knidos Afrodit’i dendiğinde herkesin bildiği bir konu oluyor. Binlerce yıl geçtiği halde hala üzerinde konuşuluyor. Ressamlara, şairlere ilham kaynağı olmuş , o çağlarda bir turizm hareketini de başlatan onun görkemli güzelliği ve ünü ,o günün şartlarında insanların uzak kentlerden Knidos’a gelmesine neden olmuş. Bugün hala çok konuşulmasına sebep bence biraz da heykelin ortada olmayışı , anlatılırken herkes kendi hayal dünyasında kendine göre bir güzel oluşturmakta. Kopyalarının hepsinin fotoğraflarını gördüm onlar gibi bir heykelmiydi acaba, yoksa düşlerin koynunda bizler mi bir afrodit yaratıyoruz. Olabilecek en güzel kadın, derin anlamlı bakan, kusursuz oranlar ve asıl önemlisi öyküsü. Öyküsü olmayan çok az şey bugünlere gelmiş. Rönesans ressamlarına , Barok ressamlara bakın hepsinin Afrodit tiplemesi farklı.Şu an Knidos Afrodit’in bir heykeli olsaydı inanın ustaca yapılmış , en iyi mermer kullanılmış bir heykel olacaktı. Murat Katoğlu’nun Rahmetli Ekrem Akurgal ile yaptığı röportaj kayıtlarından yazdığı “Knidoslu Afrodite” kitabında Ekrem hoca Knidoslu Afrodite’den bahsederken farklı bir form ve üslubu açıklamak için kullandığını belirtiyor. Yapılan kazılarda ön ve arka yüzlerinde Afrodit’in portresi bulunan paralar bulundu.Bazılarında Knidos afroditinin ünlü keykelinin kabartması vardı.Knidos afrodit’i ile bilgilere aslına sadık kalınarak yapılmış kopya çalışmalarından ulaşıyoruz..

Knidos Antik Kenti” için 6 yorum

  • 21 Nisan 2019 tarihinde, saat 10:11
    Permalink

    Muzaffer Bey Selamlar,
    Bugun (21.04.2019) Haber Turk gazetesinde yer alan Muhsin Kızılkaya nın Knitos la ilgili yazısını okurken ilgimi cekti ve daha fazla bilgi edinmek icin internette arastırma yapmaya basladım ve sizin sitenize ulastım. Knidos la ilgili yazılarınızdan bir kacını okudum; resmi bilgilendirmeler dahil en aydınlatıcı yazı ve görsellerin sizin sitenizde bulduğumu ozellikle belirtmek isterim. Calısmalarınız ve bilgilendirmenizle ilgili olarak size tesekkur ve takdirlerimi sunarım. Gayretlerinizin devamını ve basarılar dilerim. Saygılarımla,
    İbrahim Atış

    Yanıtla
    • 21 Nisan 2019 tarihinde, saat 15:41
      Permalink

      Teşekkürler ibrahim bey, Knidos benim sevdamdır, uzun yıllar yerinde yaptığım araştırmalar sonucu bu sayfalar oluştu. Eksik kalan bilgilerimizi Knidos Kazıları Başkanı Prof. Dr. Ertekin M. Doksanaltı hocamız sayesinde tamamlıyoruz, kendilerine çok teşekkürler.Yorumunuz için ayrıca teşekkür ederim. Selamlar..

      Yanıtla
  • 3 Haziran 2019 tarihinde, saat 22:02
    Permalink

    Knidosu gezdim. Rehber olmadığı için sadece yazıları okudum. Mesela ayak izi gördüm. Neden ayak izi diye düşündüm. Bir açıklama yoktu.Eski medeniyetler gerçekten o zaman ki ! Şartlarda büyük emek var.

    Yanıtla
    • 4 Haziran 2019 tarihinde, saat 18:48
      Permalink

      Ayak izi dediğiniz bronz heykelin kaidesi olmalı, sayfalarımdan birinde fotoğrafı vardı.

      Yanıtla
  • 4 Temmuz 2020 tarihinde, saat 10:44
    Permalink

    Hocam,verdiginiz bilgiler ve emeginiz icin tesekkurler

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir