Tuludağ Tırmanışı

tuludag-tirmanisi-49

Sol üstte 49 yıllığına kiralanan arazilerden biri görülüyor, bir zaman sonra çorak araziler olurlar, yamaçlardaki toprağı tutan bir şey olmayınca. İleride Kısık’ın kayaları görüldü.

tuludag-tirmanisi-50

Buradan aşağıya inmeye karar verdik, önümüzde sık bir sandal ormanı var ama başka çare yok. Sandal ağaçlarının arasına girince buradaki rahatlığımız hoşuma gitti, ağaçların, dalların arasından sızlanmadan, zevkle yürüdük. Onları engel gibi görmeyince aramızda bir dostluk oluşuyormuş demek ki!

tuludag-tirmanisi-51

Yamaçlar aşağılara kadar gidiyor, derin bir vadi var, önümüze çıkan düz bir alandan batıya doğru yürümeye başladık. Serkan hocam eskiden burada bir yol varmış herhalde diyerek fikrini belirtti. Yolun son kısmında yukarıdan gördüğümüz arı kovanları önümüze çıktı, Serkan da benim gibi arılardan çekiniyor. İster istemez arıların bulunduğu yola çıktık, başka çaremiz yok. Burada yol çıkmaz olmuş, ana yoldan buraya kadar gelen düzgün bir yol var, geçen yıllarda Sedat Kaya arkadaşımla buraya gelmiştik. Arıcılar giysilerini vermişlerdi de öyle geçmiştim.

tuludag-tirmanisi-52

Arıların muhitinden geçmek için yamaçlara tırmandık, tekrar sık bir bitki örtüsünün içindeyiz.

tuludag-tirmanisi-53

Yola inip biraz gidince yine arı kovanları, yol boyunca arılardan kurtulamayacaktık anlaşılan. Arkadaşlara seslendik ama umursamadılar, hadi tekrar yamaçlara.

tuludag-tirmanisi-54

Yol kenarları kovan çerçeveleriyle dolu, bazen bunları burada bırakıp gidenler de oluyor.  Yol boyunca buralara dökülen atık ve çöpler de gördük.

tuludag-tirmanisi-55

Ve nihayet arabamızı bıraktığımız yere geldik, arı kovanları olmasa dönüşümüz çok kolay olmuştu. Bu kadar kolaylık beklemiyordum, bayağı yürürüz diyordum. Tırmandığımız zirveye hayranlıkla baktık yine. Bu arada sivri kayalar pantolonumu delik deşik etti, böylece her dağ çıkışımda bir pantolon gider oldu, artık iş eşime kaldı, yama zamanı.

Dönüş yolunda arabamda Özlem Özdil’in Gönlüm Dağlarda türküsü çalmaktaydı.
Bulutlardan haber saldım sen gelecektin
Yağmur yağdı gözlerime sen silecektin
Taş duvarlar sıkar beni gönlüm dağlarda
Gönlüm dağlarda heyyy
diye giden bir türkü.

Evet dağlar özgürlüğün de simgesi, benim de gönlüm dağlarda, hala Tuludağ’ın zirvelerinde gibiyim, inemedim bir türlü.

Tuludağ Tırmanışı” için 2 yorum

  • 26 Ekim 2013 tarihinde, saat 23:58
    Permalink

    ….muhteşem sözün bittiği yerdeyim…..

    Yanıtla
  • 3 Kasım 2013 tarihinde, saat 18:05
    Permalink

    Bir suredir sitenizi takip ediyorum. Gezileriniz ve yazilariniz Datca`ya olan sevgimi her gecen gun artiriyor. Emeginize saglik, sevgiler.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir