Tuludağ Tırmanışı

tuludag-tirmanisi-35

Üstte solda geçtiğimiz sandallık bir alan, burada kayalar geçit vermeyince kayaların dibinden sık bir bitki örtüsünü aşmamız gerekti. Gittikçe zirveye göre yükseklik azalıyor ama doğa çok zorlaşıyor, gelmişken en uca kadar gitmek istiyorum, belki bir daha çıkamam.

tuludag-tirmanisi-36

 

tuludag-tirmanisi-37

Bu yüksek kayalığı tırmanıp aşağıya iniyoruz, dağın zirvesine buralardan gelmek çok zor. Bu gibi yerlere çıkmak inmekten kolay oluyor.

tuludag-tirmanisi-38

 

tuludag-tirmanisi-39

Kayalardan geçerken arkadaşlar hocam dağ keçisi gibiyiz diye takılıyorlar. İlginçtir Datça’nın tanıtımında kullanılabilecek ne kadar çok şey var, bazı yerlerde bunların birini zor bulursunuz. Bademi, Afrodit’i, Knidos’u, Dağ keçisi , Kartalı, Karakulak’ı, bir zamanlar Ayılar da varmış bayağı. Bunları yitiriyoruz arkadaşlar, bu zenginlikleri, bu çeşitliliği elimizden yavaşça çekip alıyorlar. Doğal alanların çevrilip, dağlara kadar gelmesi, kartalların öldürülmesi, kaçak avcılık, ayılar, çakallar, tilkiler zehirle öldürüldü, çok azı kaldı.

tuludag-tirmanisi-40

Dağ keçisi diyordum, bu kayalarda ne heybetli dururlar, ne güzel canlılardır onlar.

tuludag-tirmanisi-41

Bir ara Ekrem arkadaşım kolarını açtı, bir kartalın ruhumu girdi içine deyesim geldi, eskiden bu semalarda kimbilir ne kadar vardı.

Tuludağ Tırmanışı” için 2 yorum

  • 26 Ekim 2013 tarihinde, saat 23:58
    Permalink

    ….muhteşem sözün bittiği yerdeyim…..

    Yanıtla
  • 3 Kasım 2013 tarihinde, saat 18:05
    Permalink

    Bir suredir sitenizi takip ediyorum. Gezileriniz ve yazilariniz Datca`ya olan sevgimi her gecen gun artiriyor. Emeginize saglik, sevgiler.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir