Knidos Dağlarında Tarihi ve Doğal Güzelliklerin İçinde

3 kasım pazar günü yürüyüş arkadaşım Ekrem İpek ile buluşup, Knidos’a doğru yola çıktık, hava yine çok güzeldi. Yürüyeceğimiz yerler kuzey rüzgarlarına açık yerler, rüzgarlı havalarda oralarda yürümek biraz eziyetli, bugünkü güzel havada uzun zamandır düşündüğüm bu rotayı yürüyeceğiz. Bugün yürüyeceğimiz rota ne zamandır aklımda var, bir türlü kısmet olmadı.  Arkadaşlarımız Knidos yürüyüşlerini kıyı boyunca şimdi Karia yolu diye adlandırılan parkurdan yaparlar. Parkur Eştengil denilen yerden geçer, burası Knidos’un arka bahçesi, tarihi bir sarnıç ve ağaların evleri burada hemen dikkati çeker. Arkadaşlar buraları fotoğraflayıp Knidos’a doğru yola çıkarlar. Buraya gelindiğinde genellikle zaman ilerlemiş olur ve çok fazla kalamazsınız, şimdiye dek birçok kez buraya geldim, aynı şekilde çevreyi gezmek fırsatım olmadı. Özellikle batı tarafındaki üzerinde kale olduğu söylenen dağa çıkmayı, oradan çevreyi görmeyi çok istiyordum.

knidos-daglarinda-1

Knidos’a 3-4 km kala arabamı bir düzlükte parkedip oradan karşımızdaki vadiye doğru yürümeye başladık, bu kısımları geçen yıllarda gezmiştim fakat ileriye gitmemiştim. Önümüze arı kovanları çıkınca yolumuzu değiştirerek dağa tırmanmaya başladık, bu tesadüf sanırım iyi de oldu, tam kafamdan geçirdiğim parkuru bulmuş olduk. Geçen yazımda artık aykırı yollardan yürüyeceğim demiştim, bahtımıza ne çıkarsa  hiç geçmediğimiz noktalardan yürüyeceğiz.

knidos yolu

Aşağıda knidos yolu, arabam görülüyor. Yolumuzun üzerinde antik duvarlar vardı.

knidos-daglarinda-3

Küçük bitkilerin ve çok iri olmayan kayaların arasından tırmanmaya devam ettik, son tırmanışlarla  birlikte artık her zemin, her türlü bitki örtüsü bizi rahatsız etmiyor, bu doğanın bir parçası olduk diyebilirim. Karşımıza ne çıkarsa çıksın sızlanmak yok, bilerek ve isteyerek geldik.

knidos-daglarinda-4

Tepeye doğru antik duvarlar göründü, akropol’e geldik diye düşündüm, daha önce diğer taraftan tırmanmıştım. Manzaralar çok güzeldi ama çok puslu bir hava vardı, diğer yandan güneş  tepemizde bu manzaraları fotoğraf olarak değerlendiremedik ama güzelce seyrettik.

knidos şehir surları

Surlara yaklaştıkça Knidos limanları göründü, dediğim gibi çok puslu bir hava vardı.

knidos-daglarinda-6

Sur duvarlarına geldiğimizde şimdiye dek yanlış bildiğim bir konuyu öğrenmiş oldum. Karşı yamaçlarda kuleler görünüyordu, daha önce oraları gezip, fotoğraflarını çekmiştim, oradaki duvarlardan bu kısımları göremediğim için o surları ve kuleleri Akropol’e ait diye biliyordum. Buradaki surlar yolun aşağısında Knidos şehir kapısının olduğu yerde başlıyor, buradan devam ediyormuş, yani benim geçen geldiğimde gördüğüm kule ve surlar Knidos şehir surlarının devamıymış. Sağ üstte geçen geldiğimde yanından geçtiğim yıkık bir kuleye ait taş yığını görülüyor, şimdi o tarafları gezemeyeceğiz, bugün düşündüklerimi yapabilmem için  oyalanmadan yürümemiz gerekiyor, bakşa bir sefer arkadaşımı Akropol’e antik yoldan çıkaracağım.

knidos-daglarinda-7

Düzgün taşlarla yapılmış geniş surlar, kilometrelerce devam ediyor. Knidos şehir surlarının büyük bir kısmını belgelemiştim, burasını görmemiştim. Bugünkü yürüyüşün sürprizi bu oldu. Belli mesafelerde yüksek kısımlarda kuleler yapılmış, kare biçiminde çok geniş değiller, ileride görünen kuleler ise oldukça geniş ve yüksekler, bunlar sınırın daha alçak kısmında, ondandır sanırım.

Knidos Dağlarında Tarihi ve Doğal Güzelliklerin İçinde” için bir yorum

  • 6 Kasım 2013 tarihinde, saat 13:52
    Permalink

    :)) Sizlerle gezmiş tırmanmış olmasak da gözlerimiz bayram ediyor.Nasipse ölmeden yapılması gereken listemde; bu dağlarda yürümek. Çok şanslı olduğunuzu söylemeden edemeyeceğim .Teşekkürler bir sonraki yazı dizinizi iple çekiyorum.Sevgiyle kalın.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir