Mersincik’ten Körmen’e Trekking

mersincik-karakoy-16

Ortaca’dan gelen yürüyüşçülerin arasında daha önceden telefonla konuştuğum Veli Acar da var. Ortaca’da çocuk doktoru, geçen yıl telefon ederek benimle yürümek istediğini belirtmişti, tatillerinde çoğu zaman Datça’ya geliyor. Veli arkadaşım Web sitemi takip ediyor, yürüyüşün başında hocam sizin burada yaptığınız yürüyüş aklımda sanki buraları tanıyor gibiyim demişti. Yürüyüşe eczacı yeğeni Deniz hanımla katıldı.

mersincik-karakoy-17

Bugün fırtınamsı bir rüzgar var, hava durumuna bir kaç yerden bakmıştım, bir ara kuvvetli rüzgar gösteriyordu ama bu kadarını beklemiyordum.

mersincik-karakoy-18

Bugünkü yürüyüşte daha önce yürümediğim yeni arkadaşlar var, bunlardan birisi Kadir Solmazlar arkadaş.

mersincik-karakoy-19

Bir ara Mersincik adaları da göründü.

mersincik-karakoy-20

Yüksekten Mersincik koyunun görünüşü, koyun sahiline inmek için bir yol yok desem yeridir, her taraf şahıs arazisi.

mersincik-karakoy-21

Bu parkurda bu patika yol olmasa yürümek mümkün değil, yüzlerce yıldan bu yana kullanılan bir yolda yürüyoruz, kıyıdan Knidos’a gidilen yol.

mersincik-karakoy-22

Mavilerin içinde yeşiller, manzara her tarafta çok güzel.

mersincik-karakoy-23

Bir mola anı, halamın kızı ve Ortacalı arkadaşları. Datça’ya cumartesi günü geldiler, otelde kaldılar, birlikte akşam yemeği yedik, sonra eğlenmeye gidildi. Bu yürüyüşlerle Datça’ya bir turizm potansiyeli kazandırılacak. Bu parkurlarda gördüğüm eksiklikleri belirtmem bu parkurların daha iyi duruma getirilmesi ve gelenlerin zevkli, güvenli bir yürüyüş yapmaları için.

7 thoughts on “Mersincik’ten Körmen’e Trekking

  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 18:51
    Permalink

    pes diyorum,muaffer bey bu calışmanıza pes diyorum harika bir calışma ve bilgilendirmetüm bu emeklerinize tşk ediyorum ve hala kızınızada gecmiş olsun dileklerimi iletiyorum.saygı ve sevgilerimle.

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 19:08
    Permalink

    Elinize dilinize sağlık hocam.Ne güzel bir gezi yazısı olmuş.Fotoğraflarda öyle, kareler birleştirilince parkurun güçlüğü kolayca anlaşılıyor.Ama bir o kadarda heyecan verici.Kaç kişi doğa yürüyüşünde 20-30 metre uzağından kaçan dağ keçişini görme şansına sahip olur?Tüm sıkıntılara değer bu.Yardımlarımın lafı bile olmaz.Ahmet beyin birkaç k.m dar patikadaki yardımı,müge,semra hanımların çabaları çok önemliydi.Herkeze herşey için çok teşekkürler.Umarım bir başka rotada yine birlikte yürürüz.Doğa sadece sıkıntılarımızı bıraktığımız yer olsun.

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 20:59
    Permalink

    hocam eline sağlik gerçekten süper bir çalişma

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 22:43
    Permalink

    Merhaba Muzaffer Bey; gezi yazınız ve resimler için teşekkür ederim. Gezinin önden giden 4 kişisinden biriyim. Traktörcü arkadaştan öğrendiklerinizi yazmadan önce keşke birde bize sorsaydınız. Biz traktörün yanına geldiğimizde traktör bekliyordu. neden beklediğini sorduğumuzda mazotum yok beni buradan ancak geriye götürür; o nedenle sizleri buradan bekliyorum dedi. Bizde burada beklemesinin bir anlamı olmadığını köye dönüp mazot almasının daha mantıklı olacağını çünkü sizlerin daha 5-6 km lik yolunuz olduğunu kendisine söyledik. fakat o bizi dinlemedi ve beklemeye devam etti. Bizde traktör ile değil yürüyerek köye devam ettik; köyün yakınlarında ormanın aracına bindik ve o araç ile köye gittik. Bütün bu konuşmalar Datça’dan Alper isimli arkadaşın yanında oldu. En azından ona sorabilirdiniz. Yine de her şey için çok teşekkürler…

    Yanıtla
    • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:46
      Permalink

      Merhabalar Burhan arkadaş, ben bu yazdıklarımı traktörcü ile konuşarak yazmadım, traktörcü bitişik komşumuz, o gün Ahmet beyin çağırdığı traktör gelmeyince komşumuzdan yardım istedim, mazotum fazla yok diyerek eşimden bir miktar para da almış ama Yelimlik dediğimiz yeri tam bilmediği için fazla mazot almadan oraya geliyor, sonra da yolda kalırım diye korkmuş . Bize telefon etti yarı yolda bekliyorum diye biz de zorunlu olarak ona doğru yürüdük, belirttiği yere yaklaşırken Ahmet Temizel’e telefon ederek 4 kişi yolda kalmış limana götürmemi istiyorlar deyince Ahmet arkadaşım yanımızda, tamam onları limana götür dedi. Biz de yürümeye devam ettik, şimdi siz olsanız ne sanırsınız. Sonra orman arabasının Mediha’yı almaya geldiğinde önde oturan arkadaş karanlıkta yolumuza çıkarak sizlere yardıma geldim falan diyerek bize öyle şeyler anlattı ki hakikaten çok üzülmüştüm. Sonra traktörcü o gün telefonda eşime birilerini limana götürdüm falan diyor, biraz önce sizin bu yazınız üzerine aradım o arkadaşları almak için hareket ettiğimde göremedim dedi, yoldaki bizim arkadaşlardan birisini alıp gitmiş, ki o arkadaşı da ben yolu tamamladı diye biliyordum. Durum böyle kusura bakmayın, bir takım karışıklıklar, yanlış anlamalar olmuş. Alper arkadaşa sorsaydınız demişsiniz, onun orada bu konuşmalara şahit olduğunu bile bilmiyorduk.

      Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:53
    Permalink

    Güzergahı çok güzel ifadelerle tanıtmışsınız.Çok görmek istemiştim.Gelemediğim için üzüldüm ama resimler ve anlatımınız tesellim oldu. Mediha Hanım’a da üzüldüm. geçmiş olsun.Selamlar..

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2013 tarihinde, saat 17:35
    Permalink

    Sayın Muzaffer Özgen,

    Bu yılki tatilimizin 5 gününü Datça da geçirdik. Hayranlığımızı kelimeler ile anlatmak mümkün değil. Ama bugün tesadüfen sitenizle karşılaşınca resmen çok etkilendim. Çok emek vermişsiniz, çok yorulmuşsunuz. Ama, Datça için değer…
    Başkan ile görüşüp bir röportaj yapmıştım. İzmir’e dönünce gazetem Yenigün’de tam sayfa bir Datça işledim. Tarihi 19.Eylül.2013 sayfa 4, birinci sayfadan anonslu.
    Gazeten belediyede olacak Osman’dan isteyebilirsiniz.
    Size sevgilerimi yolluyor ve her yer için nice Muzafferler diliyorum…

    Gürol Tulunay
    Yenigün Gazetesi
    Yerelgün Dergisi
    Genel Koordinatörü

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir