Mersincik’ten Körmen’e Trekking

mersincik-karakoy-106

Yelimlik denilen yere geldik, Mediha’nın rahatsızlandığı andan buraya kadar fotoğraf çekmedim. Yolun son 4-5 kilometresi bizim için zorlu oldu, sık sık durarak rahatsızlanan halamın kızına yardımcı olmaya çalıştık, bu arada doktor Ali Acar arkadaşımızın aramızda olması bizleri rahatlattı. Ahmet Temizel arkadaşım da bir ekip şefine yakışır şekilde Halamın kızının buraya ulaşmasını sağladı. Yazmak çok kolay ama o anlar anlatılacak gibi değil, Mediha’nın verdiği mücadele filimlerde göreceğimiz türdendi, bizim bile zor yürüdüğümüz taşlı yolları azimle aştı.

mersincik-karakoy-107

Yolda bazı arkadaşlarımın suya daha ne kadar var diye sorduğu Yelimlik burası, denizin dibindeki bu tatlı sudan bolca içip, elimizi yüzümüzü yıkadık. Bu arada buraya bir kaç kilometre varken birkaç arkadaşımız buraya gelerek su doldurup Mediha’ya götürdüler, onun bu yolu aşmasında bu etkili oldu. O arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum, o telaş içinde tam olarak hatırlamıyorum ama, Roger, Alper ve Fehim arkadaşlarımız aklımda kalmış. Dediğim gibi bu yürüyüş bizlere bir çok yeni tecrübe kazandırdı. Gruplardaki kişilerin birbirini tanımaları önemli, yardımlaşma, paylaşma her zaman gerekli. Böyle etkinliklerde bencil insanların yeri yok.

mersincik-karakoy-108

Otlayan inekler bizlerden rahatsızlık duymadan otlamasına devam ediyor. Çok eski zamanlarda buralarda yaşayanlar varmış, daha önceki gelişlerimde yapılara ait kalıntıları belgelemiştim.

mersincik-karakoy-109

Doktor arkadaşımız Ali Acar telefon ederek ambulans istedi. Ambulans Körmen limanına kadar geldi fakat Yelimlik arasında 10 km kadar süren bozuk bir yol var, traktör veya arazi araçları geçebilir. Ambulans bu yolu geçemeyince Orman Şefliğine müracaat edildi. Bunları yazmamın nedeni umarım gerekmez ama bu parkurda yaşanacak herhangi bir duruma karşı bilgili olmaları.

mersincik-karakoy-110

Geçen yılki yürüyüşümüzde biz buraya Körmen limanından yürüyerek gelmiştik, o yürüyüşte 10 km lik dağ yolunu kullanmadan kıyıyı takip etmiştik, yol yarı yarıya azalmıştı. Daha sonra  yörede yaşayanlardan bazıları orayı nasıl geçtiniz, biz bile geçemiyoruz demişlerdi. Fotoğrafta bu yürüyüşte ekibimize katılan Cennet arkadaşımız, bir çoğumuz bu yürüyüşte bayağı yorulduk, en sıkıntı çektiğimiz konu  su sorunu oldu. Bundan sonra havalar daha da ısınacak, bolca su alıp suyu dikkatli kullanmalı. Tabii yürüyüşlerde beslenme durumu da önemli, susatan yiyecekler bu susuzluğu daha da artırıyor.

mersincik-karakoy-111

Bu yürüyüşlerde en çok hoşuma giden şey, nefsimizle yaptığımız mücadele.  Diğer zamanlarda sıradan birşey gibi gördüğümüz nimetlerin değerini anlıyoruz. Öyle bir zamanda bir yudum suyu hiçbir şeye değişmezsiniz.

mersincik-karakoy-112

Orman arabası beklenirken biz de Körmen’e kadar olan mesafeyi yürümemek için traktör çağırdık.

7 thoughts on “Mersincik’ten Körmen’e Trekking

  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 18:51
    Permalink

    pes diyorum,muaffer bey bu calışmanıza pes diyorum harika bir calışma ve bilgilendirmetüm bu emeklerinize tşk ediyorum ve hala kızınızada gecmiş olsun dileklerimi iletiyorum.saygı ve sevgilerimle.

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 19:08
    Permalink

    Elinize dilinize sağlık hocam.Ne güzel bir gezi yazısı olmuş.Fotoğraflarda öyle, kareler birleştirilince parkurun güçlüğü kolayca anlaşılıyor.Ama bir o kadarda heyecan verici.Kaç kişi doğa yürüyüşünde 20-30 metre uzağından kaçan dağ keçişini görme şansına sahip olur?Tüm sıkıntılara değer bu.Yardımlarımın lafı bile olmaz.Ahmet beyin birkaç k.m dar patikadaki yardımı,müge,semra hanımların çabaları çok önemliydi.Herkeze herşey için çok teşekkürler.Umarım bir başka rotada yine birlikte yürürüz.Doğa sadece sıkıntılarımızı bıraktığımız yer olsun.

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 20:59
    Permalink

    hocam eline sağlik gerçekten süper bir çalişma

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 22:43
    Permalink

    Merhaba Muzaffer Bey; gezi yazınız ve resimler için teşekkür ederim. Gezinin önden giden 4 kişisinden biriyim. Traktörcü arkadaştan öğrendiklerinizi yazmadan önce keşke birde bize sorsaydınız. Biz traktörün yanına geldiğimizde traktör bekliyordu. neden beklediğini sorduğumuzda mazotum yok beni buradan ancak geriye götürür; o nedenle sizleri buradan bekliyorum dedi. Bizde burada beklemesinin bir anlamı olmadığını köye dönüp mazot almasının daha mantıklı olacağını çünkü sizlerin daha 5-6 km lik yolunuz olduğunu kendisine söyledik. fakat o bizi dinlemedi ve beklemeye devam etti. Bizde traktör ile değil yürüyerek köye devam ettik; köyün yakınlarında ormanın aracına bindik ve o araç ile köye gittik. Bütün bu konuşmalar Datça’dan Alper isimli arkadaşın yanında oldu. En azından ona sorabilirdiniz. Yine de her şey için çok teşekkürler…

    Yanıtla
    • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:46
      Permalink

      Merhabalar Burhan arkadaş, ben bu yazdıklarımı traktörcü ile konuşarak yazmadım, traktörcü bitişik komşumuz, o gün Ahmet beyin çağırdığı traktör gelmeyince komşumuzdan yardım istedim, mazotum fazla yok diyerek eşimden bir miktar para da almış ama Yelimlik dediğimiz yeri tam bilmediği için fazla mazot almadan oraya geliyor, sonra da yolda kalırım diye korkmuş . Bize telefon etti yarı yolda bekliyorum diye biz de zorunlu olarak ona doğru yürüdük, belirttiği yere yaklaşırken Ahmet Temizel’e telefon ederek 4 kişi yolda kalmış limana götürmemi istiyorlar deyince Ahmet arkadaşım yanımızda, tamam onları limana götür dedi. Biz de yürümeye devam ettik, şimdi siz olsanız ne sanırsınız. Sonra orman arabasının Mediha’yı almaya geldiğinde önde oturan arkadaş karanlıkta yolumuza çıkarak sizlere yardıma geldim falan diyerek bize öyle şeyler anlattı ki hakikaten çok üzülmüştüm. Sonra traktörcü o gün telefonda eşime birilerini limana götürdüm falan diyor, biraz önce sizin bu yazınız üzerine aradım o arkadaşları almak için hareket ettiğimde göremedim dedi, yoldaki bizim arkadaşlardan birisini alıp gitmiş, ki o arkadaşı da ben yolu tamamladı diye biliyordum. Durum böyle kusura bakmayın, bir takım karışıklıklar, yanlış anlamalar olmuş. Alper arkadaşa sorsaydınız demişsiniz, onun orada bu konuşmalara şahit olduğunu bile bilmiyorduk.

      Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:53
    Permalink

    Güzergahı çok güzel ifadelerle tanıtmışsınız.Çok görmek istemiştim.Gelemediğim için üzüldüm ama resimler ve anlatımınız tesellim oldu. Mediha Hanım’a da üzüldüm. geçmiş olsun.Selamlar..

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2013 tarihinde, saat 17:35
    Permalink

    Sayın Muzaffer Özgen,

    Bu yılki tatilimizin 5 gününü Datça da geçirdik. Hayranlığımızı kelimeler ile anlatmak mümkün değil. Ama bugün tesadüfen sitenizle karşılaşınca resmen çok etkilendim. Çok emek vermişsiniz, çok yorulmuşsunuz. Ama, Datça için değer…
    Başkan ile görüşüp bir röportaj yapmıştım. İzmir’e dönünce gazetem Yenigün’de tam sayfa bir Datça işledim. Tarihi 19.Eylül.2013 sayfa 4, birinci sayfadan anonslu.
    Gazeten belediyede olacak Osman’dan isteyebilirsiniz.
    Size sevgilerimi yolluyor ve her yer için nice Muzafferler diliyorum…

    Gürol Tulunay
    Yenigün Gazetesi
    Yerelgün Dergisi
    Genel Koordinatörü

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir