Mersincik’ten Körmen’e Trekking

mersincik-karakoy-120

31 Mart pazar günü arkadaşlarımla yarımadanın Ege Denizi tarafındaki Mersincik’ten Karaköy – Körmen limanına yürüdük. Bu yürüyüşümüzde bizlere Ortaca’dan gelen arkadaşlar da eşlik etti. Murdala-Mersincik yol ayrımında arabalarımızdan inerek kalabalık bir grup olarak yürüdük. Haritada yürüdüğümüz parkuru sarı renkle gösterdim.

mersincik-karakoy-1

Yürüyüşe başlayacağımız noktada Ortaca’dan gelen yürüyüş arkadaşlarımızla birlikte toplu bir fotoğraf çektirildi. Çevremizdeki dağlar sık bir bitki topluluğu ile çevrili, yer yer kızıl çamların olduğu, genellikle sandal ağaçlarından oluşan bir orman. Hava açık ama indiğimiz yerden başlayarak rüzgarlı bir havada yürüdük.

mersincik-karakoy-2

Geçen yıl Körmen limanından Mersincik’e yürümüştük, aynı gün yürüyerek dönmek mümkün olmadığı için dönüşü tekne ile tamamlamıştık. Bu yıl arabalarımızla Mersincik – Murdala yol ayrımına kadar gelerek geçen yılın tersi bir istikamette aynı parkuru yürüyeceğiz. Yürüyüşe buradan başlamakla parkura bir dört kilometre daha ilave etmiş olacağız.

mersincik-karakoy-3

Yürüyüşümüzün başlarında yol ortasında bir yılan yavrusu dikkatimizi çekti, arkadaşlarımdan bazısı yaşıyor sansa da bakar bakmaz yaşamadığını anladım. Çünkü yılanın başı oldukça yassıydı, ezildiğini gösteriyordu diğer taraftan bu mevsimde bizi hissedip te hareketsiz kalması normal değildi. Araba ezmesine pek benzemiyordu, sadece başı zarar görmüş.

mersincik-karakoy-4

Mersincik’e inen bu yol kıvrıla kıvrıla aşağı doğru inen bir yol, inmek güzel de çıkmak eziyet verici. Geçen yıl Murdala’dan dağ yoluyla Mersincik’e geçip oradan bu yoldan tekrar Murdala’ya dönmüştük. Bayağı eziyetli, devamlı tırmanıyorsun, bir de yol üzerinde arı kovanları oluyor, bu yürüyüşte de üç defa arı kovanlarının hemen yanından yürümek zorunda kaldık, şansımıza sert esen rüzgarda arılar yuvalarının içindeydiler.

mersincik-karakoy-5

Bu mevsimde sandal ağaçları çiçek açıyorlar, yakında daha da güzel bir manzara olur.

mersincik-karakoy-6

Geçmiş yıllarda Mersincik koyuna denizden ve karadan birkaç kez geldim, arazilerin büyük bir kısmı bir şahsa ait , eski yol bu arazilerin içinde kalmış. Karia tabelasının önünde fotoğraf çekmek için önden giden arkadaşları çağırdık.

mersincik-karakoy-7

Karia yolu buradan, Batı’ya doğru daha önce yürüdüğüm  dağ yolu ile Murdala’ya oradan geçenlerde yürüdüğümüz Knidos’a kadar gidiyor. Karia yolu buradan, doğuya doğru  kıyıyı takip ederek Körmen’e gidiyor. Tabelada Knidos 19 km, Körmen 19 km diye belirtilmiş.

Mersincik’ten Körmen’e Trekking” için 7 yorum

  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 18:51
    Permalink

    pes diyorum,muaffer bey bu calışmanıza pes diyorum harika bir calışma ve bilgilendirmetüm bu emeklerinize tşk ediyorum ve hala kızınızada gecmiş olsun dileklerimi iletiyorum.saygı ve sevgilerimle.

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 19:08
    Permalink

    Elinize dilinize sağlık hocam.Ne güzel bir gezi yazısı olmuş.Fotoğraflarda öyle, kareler birleştirilince parkurun güçlüğü kolayca anlaşılıyor.Ama bir o kadarda heyecan verici.Kaç kişi doğa yürüyüşünde 20-30 metre uzağından kaçan dağ keçişini görme şansına sahip olur?Tüm sıkıntılara değer bu.Yardımlarımın lafı bile olmaz.Ahmet beyin birkaç k.m dar patikadaki yardımı,müge,semra hanımların çabaları çok önemliydi.Herkeze herşey için çok teşekkürler.Umarım bir başka rotada yine birlikte yürürüz.Doğa sadece sıkıntılarımızı bıraktığımız yer olsun.

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 20:59
    Permalink

    hocam eline sağlik gerçekten süper bir çalişma

    Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 22:43
    Permalink

    Merhaba Muzaffer Bey; gezi yazınız ve resimler için teşekkür ederim. Gezinin önden giden 4 kişisinden biriyim. Traktörcü arkadaştan öğrendiklerinizi yazmadan önce keşke birde bize sorsaydınız. Biz traktörün yanına geldiğimizde traktör bekliyordu. neden beklediğini sorduğumuzda mazotum yok beni buradan ancak geriye götürür; o nedenle sizleri buradan bekliyorum dedi. Bizde burada beklemesinin bir anlamı olmadığını köye dönüp mazot almasının daha mantıklı olacağını çünkü sizlerin daha 5-6 km lik yolunuz olduğunu kendisine söyledik. fakat o bizi dinlemedi ve beklemeye devam etti. Bizde traktör ile değil yürüyerek köye devam ettik; köyün yakınlarında ormanın aracına bindik ve o araç ile köye gittik. Bütün bu konuşmalar Datça’dan Alper isimli arkadaşın yanında oldu. En azından ona sorabilirdiniz. Yine de her şey için çok teşekkürler…

    Yanıtla
    • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:46
      Permalink

      Merhabalar Burhan arkadaş, ben bu yazdıklarımı traktörcü ile konuşarak yazmadım, traktörcü bitişik komşumuz, o gün Ahmet beyin çağırdığı traktör gelmeyince komşumuzdan yardım istedim, mazotum fazla yok diyerek eşimden bir miktar para da almış ama Yelimlik dediğimiz yeri tam bilmediği için fazla mazot almadan oraya geliyor, sonra da yolda kalırım diye korkmuş . Bize telefon etti yarı yolda bekliyorum diye biz de zorunlu olarak ona doğru yürüdük, belirttiği yere yaklaşırken Ahmet Temizel’e telefon ederek 4 kişi yolda kalmış limana götürmemi istiyorlar deyince Ahmet arkadaşım yanımızda, tamam onları limana götür dedi. Biz de yürümeye devam ettik, şimdi siz olsanız ne sanırsınız. Sonra orman arabasının Mediha’yı almaya geldiğinde önde oturan arkadaş karanlıkta yolumuza çıkarak sizlere yardıma geldim falan diyerek bize öyle şeyler anlattı ki hakikaten çok üzülmüştüm. Sonra traktörcü o gün telefonda eşime birilerini limana götürdüm falan diyor, biraz önce sizin bu yazınız üzerine aradım o arkadaşları almak için hareket ettiğimde göremedim dedi, yoldaki bizim arkadaşlardan birisini alıp gitmiş, ki o arkadaşı da ben yolu tamamladı diye biliyordum. Durum böyle kusura bakmayın, bir takım karışıklıklar, yanlış anlamalar olmuş. Alper arkadaşa sorsaydınız demişsiniz, onun orada bu konuşmalara şahit olduğunu bile bilmiyorduk.

      Yanıtla
  • 2 Nisan 2013 tarihinde, saat 23:53
    Permalink

    Güzergahı çok güzel ifadelerle tanıtmışsınız.Çok görmek istemiştim.Gelemediğim için üzüldüm ama resimler ve anlatımınız tesellim oldu. Mediha Hanım’a da üzüldüm. geçmiş olsun.Selamlar..

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2013 tarihinde, saat 17:35
    Permalink

    Sayın Muzaffer Özgen,

    Bu yılki tatilimizin 5 gününü Datça da geçirdik. Hayranlığımızı kelimeler ile anlatmak mümkün değil. Ama bugün tesadüfen sitenizle karşılaşınca resmen çok etkilendim. Çok emek vermişsiniz, çok yorulmuşsunuz. Ama, Datça için değer…
    Başkan ile görüşüp bir röportaj yapmıştım. İzmir’e dönünce gazetem Yenigün’de tam sayfa bir Datça işledim. Tarihi 19.Eylül.2013 sayfa 4, birinci sayfadan anonslu.
    Gazeten belediyede olacak Osman’dan isteyebilirsiniz.
    Size sevgilerimi yolluyor ve her yer için nice Muzafferler diliyorum…

    Gürol Tulunay
    Yenigün Gazetesi
    Yerelgün Dergisi
    Genel Koordinatörü

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir