Betçe’de Sıcak Bir Ağustos Günü, Renkli Bir Zaman

Çalıştayda çalışan ressamlardan birisi de Ukraynalı ressam Victor Kortun , Ukrayna’nın tanınmış sanatçılarındanmış. Biraz gergindi, bazı sanatçılar çalışma anında böyledir, yabancı dil de bilmiyormuş sanırım. O sırada Knidos Akademi’yi gezen ve Türkçe bilen Ukraynalı bir bayan onun Ukrayna’da tanınan bir ressam olduğunu söyledi. İnternetten bilgi bulamadım.

Ağıt Uğur Uludağ çalıştaydaki genç sanatçılarımızdan,1989 Adana doğumlu Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü, 2013 mezunu. Birçok sergi ve çalıştaya katılmış. Kendisi ile ilgili bilgi verirken ” Çalışmalarımda klasik sanatçıların manzara resimlerini sürrealizm ile harmanlayarak farklı etkiler elde etmeye çalışıyorum. Resimlerimde her bakan kendisiyle ilgili bir şeyler keşfediyor, resmimdeki kendi hikayesini yazabiliyor. Resimde yalnızca gerçeğe yaklaşma kaygısı çok eskilerde kaldı. artık bunu fotoğraf makinaları yapıyor. Peki bizler organik camlar olarak mekanikten bağımsız hangi gerçeklere  yaklaşacağız. Kendi içimizdeki gerçeklik önemli olan, bir fotoğraf makinası insan ruhundaki gerçekliği yakalayamaz. İlk başlayan kişilerde bir resim yapayım fotoğraf gibi olsun kaygısı vardır, bu yapılabilir mi yapılabilir ama ötesinde siz nerede olcaksınız bu gerçeklikte onun önemli olduğunu düşünüyorum. ” dedi. Ağıt arkadaşın resminde  dramatik bir ışık, hareketli figürler dikkati çekiyor. Bir sıkıntının patlaması gibi. Bu ürkütücü doğanın içinde küçük olarak gösterilmiş iki kadın figürü görülüyor.

UKKSA fotoğraflar çekmeyi sevdiğim bir yer, sanatçı arkadaşların arasında rahat hareket ediyorum, fotoğraf çekme isteğime çoğu zaman olumlu yaklaşırlar, tuvallerin önünde içtenlik dolu fotoğraflar çekerim. Bahar arkadaşımızın başındaki çember şeklindeki örgü dikkatimi çekti, bu fotoğrafları çektim.

Aras arkadaşın düşünceli olduğu bir an objektifime böyle yansıdı, Akademi’nin emektar elemanı Fevzi arkadaş kahve falı bakarken .

Taner Yılmaz ve Özge Özkan Datça’ya birçok kez gelmişler, bahçede gezerken tanıştım. Taner arkadaş sohbetimizde “Datça tatil beldesi gibi değil de kendi başına yaşayan bir şehir gibi, o yanını seviyorum.   Knidos’a giderkenki kısım doğal ve güzel, merkezdeki yapılaşma, ve yoğunluk rahatsız edici. Bu akademinin herhalde dünyada da eşine rastlanılmıyor, şaşırmıştım ilk gördüğümde, merkezi bir noktada da değil. Sanatı seven arayan kişilerin bulabileceği bir yer. Ben bükleri sevmedim, fazla turistik geliyor ” dedi ben de kışın gelin dedim, gezdirmek benden.

7. Knidos’un Sır’ı sergisinde sergilenen eserlerin bazılarının güneş nedeniyle fotoğrafını çekememiştim. O gün hava bulutluydu fotoğraflarını çektim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir