Baharı gözlerde ve yüreklerde yaşamak…

8 Şubat pazartesi günü birkaç gün süren sert soğukların ardından güneşli, güzel bir hava ile uyandık. Eve kapanmaların ardından Datça’nın güzel doğasına kendimizi bırakacağımız bir gündü. İklim insan psikolojisinde ne kadar etkili, yüzün gülüyor, doğadaki kuşlar gibi yüreğin pır pır ediyor, gökyüzüne bakasın geliyor hep. Erken gelen bir baharı yaşamak, onun verdiği hazzı yüreklerde hissetmek bu topraklarda yaşamanın nimetlerinden.
Ben Datça’yı çok seviyorum, benim gibi seven birçok kişi vardır, burada kendi duygularımı anlattığım için ben diyorum. Datça’yı sevmemde doğa kadar bu topraklarda yaşayan insanların da büyük etkisi var, doğa ne kadar güzel olursa olsun orada mutlu ve huzurlu değilseniz o güzellikleri göremezsiniz, yüreğinize inen perde gözlerinizi, bakışlarınızı etkiler. O yüzden fotoğraf çekerken bu topraklarda yaşayan insanların kompozisyonda yer almasına özen gösteririm. Bu doğayla dost bir yaşam sürdürdüğümüz taktirde bu birliktelik en güzel birlikteliktir bana göre. Onun nimetlerinden faydalanırken onu gözümüz gibi koruyacağız, kaybettiklerimizi sonra geriye getirmenin mümkün olmadığını hep hatırlayarak.
8 Şubat pazartesi günü çalışan birçok kişi işbaşı yaptı, kentlerin o telaşlı, stresli atmosferinde yaşam savaşına devam ettiler. Bizler emekliyiz ve şanslıyız, böyle güzel bir yarımadanın güzelliklerinin içinde yaşıyoruz. Bu güzellikleri gezerken, dağlarda soluk alırken büyük kentlerde, soğuk iklimlerde çalışanlar aklıma gelir hep, içlerinde kendi çocuğum da var, onlar için de bakarım güzelliklere, gözlerimde canlanır binbir güçlük içinde çalışan, evlerine ekmek götürmek için çabalayan insanlar. Oralarda kış yaşanırken bizim burada baharı yaşamamız ve bu güzellikleri paylaşmamız nispet yapmak gibi değil, bazen paylaşımlarda bunu görüyorum. İçimde bir burukluk hep oluyor, yıllardan bu yana sayfalarımı okuyan birçok arkadaşım var, hepsine selam ediyorum, en güzel bahar yüreklerde yaşanandır, umarım herkes o baharı yaşama şansına ve imkanına ulaşır.

Bundan birkaç gün önce Yazıköy’deki Betçe Sanat Merkezinde Tiyatro çalışmalarını yürüten Ümit Bakış arkadaş telefon etti, geçen yıl içinde onlarla ilgili yaptığım sayfalarım için teşekkür ederek bizi Yazıköy’e sohbet etmek için davet etti. Pazartesi havanın güzel olacağını biliyordum bu davet için Pazartesi geliriz demiştim. Ve o gün Ekrem İpek arkadaşımla buluşarak Yarımada’nın en ucunda son yerleşim olan Yazıköy’e doğru hareket ettik. Burada tekrar hatırlatayım bilmeyenler yine de olacaktır, Datça Yarımadası’nın batısında  kalan topraklar yörede Betçe diye adlandırılır, buradaki köylere Betçe köyleri, insanlarına Betçeli dendiğini duyarsınız, yazımda Betçe kelimesi geçeceği için hatırlatayım dedim.

cicek-bahari-1

Hızırşah köyüne ayrılan sapağı geçtikten sonra yol kenarındaki bir tarlada badem ağaçları çiçeklenmişti, çiçekler sık ve yan yana birkaç ağaç ta olunca daha güzel görünüyorlar. Durarak fotoğraflarını çektik. Aslında bu yolda bu zamanlarda sağlı, sollu tüm tarlalarda bademler çiçeklenmiş olurdu. Çiçeklerle özel hazırlanmış bir yoldan geçiyor gibi hissederdik kendimizi. Şimdi fotoğraf çektiğimiz tarladan başka, tek – tük çiçeklenmiş birkaç ağaç vardı, daha çoğu ağaç çiçeklenmemişti. Bunun bu yılki ürüne nasıl etkisi olur zamanla göreceğiz. Geçen yıl bu zamanlarda çektiğim fotoğraflarda Badem çiçekleri ile papatyalar biribirine karışmıştı, sanki badem çiçekleri düşüp yerlerde yeniden açmış gibi. Benim bahar fotoğrafları içinde en sevdiğim görüntüler onlardır.

cicek-bahari-2

Öyle sık sözünü ediyorum ki okuyan arkadaşlarım belki yeter artık diyecek; yağmur yok denecek kadar az, tarlalarda bunu görebiliyoruz. Eğer kış yağmurları her zamanki gibi düşseydi bu ağaçların altı, çimenlerle ve papatyalarla dolmuş olurdu. Ufukta yağmur görünüyor umarım güzel bir yağmur olur.

cicek-bahari-3

Tam bir bahar havası vardı ve bu görüntüler daha ne istiyorsun dedirtecek türdendi.

cicek-bahari-4

Sözünü ettiğim yol, geçmiş yıllarda bu yolun iki tarafı viraja kadar badem çiçekleriyle inanılmaz güzellikler sunardı, gerilerde sırtüstü yatan bir kızılderiliyi andıran Yarıkdağ da bu manzaraya ayrı bir güzellik katar. Berrak, temiz bir hava, geri planlar da net olarak görünüyor.

One thought on “Baharı gözlerde ve yüreklerde yaşamak…

  • 11 Şubat 2016 tarihinde, saat 01:26
    Permalink

    Hocam yine fark atıyorsun.Çok güzel ifadelerle yüreğimizi coşturdun.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir