Antik Tanımlar

Horasan Harcı: Antik kentleri gezerken örülen duvarlardaki harcı bazen ellersiniz ve bunların sağlamlığına şaşarsınız. Binlerce yıldır nasıl böyle kalmış, yağmurdan, hava şartlarından etkilenmeden gelmiş diye içinizden geçirdiğiniz olur. İşte bu harçlar horasan harcı denilen harçtır, Romalılarla yaygınlaşmış ve ondan sonra kemeri bularak yüksek yapılar yapma imkanı bulmuşlardır. Bazı kaynaklara göre bu harç daha önceki bazı uygarlıklarca da kullanılmıştır. Harcın yapımı dövülerek elde edilen pişmiş toprak malzemelerin , çakılların su ve kireçle karıştırılmasıyla oluyor. Harcın kalitesinde dövülen tuğla veya kiremitlerin inceliği, kirecin cinsi, bu malzemeleri katıştırırkenki miktar gibi şeyler rol oynamakta . Mimar sinan’ın bu harcı kullanırken içine yumurta kattığı falan söylenen rivayetlerdendir. Bu harç zamanla suyunu çekerek kireç taşına dönüşür, kireç taşı bilirsiniz mermerin ilk halidir. Bu nedenle zamanla bu malzeme yapılarda çok güçlü bir harç olur, kullanıldığı ortama iyice yapışıp sertleşir. Bu harcın bir özelliği de bugünkü çimentoya göre yavaş bir süreçte katılaşması, örülen malzemenin basıncına dayanmasıdır. Romalılar bu harca yanardağ küllerinden katarak dayanıklılığını daha da artırmışlardır, böyle olunca suya karşı da oldukça dayanıklı oluyor. Onun için bugün restorasyonu yapılan yapılarda bu gibi bilgilere sahip insanların çalıştırılması çok önemli. Restorasyonu yapılırken özelliğini kaybeden , sırıtan bir çok yapı var ülkemizde. Bildiğimiz çimentoyla bu yapıları restore ederseniz;çimento kısa bir zamanda özelliğini kaybeder ve bu eşsiz eserlere zarar verirsiniz. Oysa horasan harcı zaman geçtikçe sağlamlaşan,hatta kayalık yerlerde kayadan ayırt edilmeyen bir malzemedir. Bazı kısımlarda harcın içine katılan toz haline getirilen pişmiş toprak malzemenin etkisiyle harcın görünümü kahverengi tonlarda oluyor. Su geçirilmemesi istenilen sarnıç, havuz gibi kısımlarda, çatı kısımlarında, kubbelerde bu tür harcı görüyoruz.

Agrera: Horasan harcı yaparken kullanılan,kırılmış pişmiş toprak parçaları ,çakıl, kum gibi malzemelerden oluşan katkı maddesi.

Musalar: Mitolojide ilham perileri,sanatsal alanlarda insanlara ilham verdiklerine inanılırdı.İlham perisi lafı taa o zamanlardan gelmedir.Knidos’ta Musalar kutsal alanı vardır,burada bulunan musalara ait heykeller British müzesindedir.

Bunlar 9 tanedir.

1-Euterpe:Müzik ve lirik şiirin perisi,flütle resmedilir.2-Erato:Aşk şiirlerine esin kaynağı olur 3-Kleio:Tarihi olayları anlatan şiirlerin perisi.4- Thalia:Komedyaları ve doğa şiirlerine esin kaynağı. 5-Terpsikhore:Dans perisi 6-Kalliope:Destanların,epik şiirin ilham perisi 7-Melpomene:Trajedinin ilham perisi.8-Dini ilahilerin perisi9-Urania:Göklerin,yıldızların ilham perisi.Astrolojik konularda ilham verir.

Paros mermeri: Yunanistan’ın paros adasından çıkarılan,mumsu bir görünüşü olan mermer. Knidos Afrodit heykelini Praksiteles’in bu mermerden yaptığı söylenir.

Kireç Taşı (kalker) : Deniz ve okyanuslarda erimiş halde bulunan kirecin taşlaşması ile oluşurlan.kayalardır.Hititlerde,sumerler’de heykel yapımında çok kez kullanılmışlardır.

Mermer: Kireç taşının sıcaklık,basınç gibi etkenlerle değişime uğraması sonucu oluşur.Parlatılmaya müsait olması,ışığı geçirir oluşu,işlenmeye müsait ve dayanıklı olması gibi nedenlerle antik çağın en değerli malzemelerindendir. Saydamımsı yapısı insan tenini en iyi veren bir malzeme olmasını sağlar,bu yüzden heykeltraşlıkta çokça kulanılan bir malzeme olmuştur.Gerçekte beyaz ve tonlarındadır ama içine karışan elementlerden dolayı renkli olanları da vardır.Özellikle tanrı heykellerinde uygun mermerin klometrelerce uzaklıklardan geldiği olurdu.En lekesiz,insan tenine yakın renkte mermerler revaştaydı.Antik çağda tapınaklarda,caddelerde,Agora,tiyatro,odeon,gymnasium,stoa gibi yapılar büyük oranda mermerden yapılmışlardır.Anadolu antik çağlarda mermer üretiminin en çok yapıldığı yerlerdendir..Antik kentlerin bir çoğunun yakınlarında mermer ocakları vardır.Özellikle Hellenistik ve roma dönemlerinde çok sayıda mermer ocağı aralıksız çalışmaktaydı.Bizans dönemiyle birlikte mermer üretimi azalmıştır,mermerle yapılabilen yapıların yerini harçla örülerek yapılan yapılar almış,heykel sanatı önemini kaybetmiş,duvar resmi,mozaik gibi teknikler ağır basmıştır.Bu dönemde de yine taşıyıcı eleman olan sütunlar ve başlıkları mermerden yapılıyordu.Antik kentlerdeki bir çok mermerin kireç ocaklarında yakılarak kirece dönüştürüldüğü söylenir.

Alabanda Mermeri:Karya kenti Alabanda’da görülen koyu bir mermer çeşidi.

Afyon Mermeri:İşlemesi kolay bir mermer türü,daha sonra sertleşiyor.

Pentelikon mermeri:Atinada pentelikon dağından çıkarılan mermer.

Mil taşları :şehirler arasındaki uzaklığı gösteren ve yollara dikilen taşlardır. Günümüze pek azı gelebilmiştir,Efes Müzesinde bulunan mil taşında yazıldığı gibi ölçü birimi “stadia”dır(185 m)

Antik dönemlerde harçsız duvar örme teknikleri

İsodom: Hellenistik dönemde aynı yükseklikte blok taşlarla yapılan harçsız duvar.

Pseudo isodom: İnce ve kalın taş dizelerinin karışık olarak kullanıldığı duvar örme tekniği

Bosajlı duvar: ön yüzleri dışa doğru oval bir şekil verilmiş didörtgenler prizması şeklindeki taşlarla örülen duvar.Hellenistik dönemde çokça görülüyor.

Kyklop Duvar: Dikdörtgene yakın düzgün olmayan taşlar bir alttaki taşın biçimine uyarak dizilirler,böylece bir kenetlenme de sağlanır.

Polygonal duvar: Değişik büyüklükte ve şekilde taşların polygonal biçimde(çok köşeli)örülmesiyle oluşuyor.Yukarıdaki duvar Knidos Kapkrio yarımadasındaki resmi yapılarda görülüyor.Taşların birbirine düzgünce kenetlenmesi için bayağı bir emek gerekiyor.

Pseudo-isodom: İnce ve kalın taş dizeleri ile örülen duvar

mil taşı

Mil Taşı :Antik çağlarda şehirler arasındaki uzaklıkları göstermek için yollara konan üzerinde rakamlar bulunan taşlarFotoğraftaki mil taşlarını Efes’te gördüm. Efes müzesinde yazdığına göre ölçü birimi Stadia imiş(185 m)

Atribüt: Antik tanrılara ait heykellerde heykelin hangi tanrıya ait olduğunu belirten ayrıntı, giysi, aksesuarlar.

Antik Dönem tanrıları: Eski yunanlılar,evrenin var oluşunu, yaşamı, doğayı tanrılar yoluyla açıklamışlardır. İnsan gibi bir çok özelliklere sahiptirler(aşk, kıskanlık,hırs,kin vs)ama ölümsüzdürler.Mitolojide tanrılar dünyası insanın kendisini aynada seyretmesi gibidir.

Zeus: Tanrıların Kralı diye geçer, Yağmur yağdıran, şimşekleri çaktıran göklerin tanrısı. Simgeleri, kartal, asa, şimşek.

Athena: Savaş ve şehir tanrısı, şehirleri koruduğuna inanılırdı. Zeytin dalı, kalkan, baykuş simgeleridir.

Ares: Eski Yunanda Savaş tanrısı, Baştanrı Zeus ile Hera’nın oğlu, Simgeleri Akbaba, miğfer, mızrak . Ares’in karşılığı Romalılarda Marstır.

Artemis: Av tanrısı. Apollon’un kız kardeşi, kabartmalarda geyik ile gösterilir.(Romalılarda Venüs) Simgeleri Ok altın yay, hilal, geyik.

Efes Artemisi: Yunan tanrıçası Artemis’e çok sayıda göğüs ilave edilerek, Roma’da bereket tanrısı olmuştur.

Asia: Irmak Tanrısı

Asklepios: Sağlık ve hekimlik tanrısı. Simgesi yılan.Günümüzde de sağlıkla ilgili amblemlerde yılan figürü kullanılır.

Dionysos: Şarap ve bağ bozumu tanrısı,asma ağacı sembolüdür,her yıl adına Dionysos şenlikleri yapılırdı. Elinde Kantharos ile canlandırılır (bir çeşit içki kabı )

Aphrodite: Aşk ve Güzellik tanrıçası sembolü güvercindir. Başlıca kült merkezleri: Kıbrıs, Korinth, Knidos, Paphos. Onu hatırlatan eşyalar: Deniz kabukları, ayna, gül. Sıfatları: Aligena – Denizde doğmuş, Basilis – Kraliçe, Eleemon – Merhametli , Euplois – İyi yolculuk dileyen – Kupris – Kıbrıslı, Kuprogenes – Kıbrıs’ta doğan

Knidos Afroditi: Knidos’lu heykeltraş Praksiteles’in yaptığı dillere destan Afrodit heykeli. Heykelin aslı günümüze gelmemiştir, Roma dönemi kopyalarından ve Knidos sikkelerinin üzerindeki kabartmalardan bilgi sahibi oluyoruz.

Apollon: Güzel sanatlar ve müziğin tanrısı. Ağacı defnedir. Elinde müzik aletiyle tasvir edilir.

Anenke: Eski Yunannda kader tanrıçası

demeter heykeli

Demeter: Bereket tanrısı , baharda toprağın uyanmasını sağlayan odur.Simgeleri buğday demeti ve orak. Mitolojiye göre Demeter Eski Yunanda bereket tanrıçası.Ekinleri, buğdayı simgeler.İnsanlara tarım yapmayı öğretir.Yine efsaneye göre Demeter’in kızı Persephone arkadaşları ile gezerken birden toprak yarılır ve yeraltı tanrısı Hades dışarı çıkarak Persephone’yi kaçırır ve ona nar yedirir. Mitolojiye göre ölüler ülkesinde birşey yiyen bir daha oradan çıkamaz. Demeter bunu duyunca kızına çok üzülür, hayata küser, ve yeryüzünde kıtlık başlar. Baş Tanrı Zeus araya girerek Persephone’nin yılın çiçek açma ve meyva zamanında annesi Demeter’in yanında , kışın da kocası Hades’in yanında kalmasına karar vererek olayı tatlıya bağlar. Böylece toprak yeniden canlanır. Persephone’nin her dışarıya çıkışında Demeter yeryüzüne baharı getirir.

Hades: Yeraltı tanrısı,ölüler dünyasının efendisi.Sembolü üç başlı köpektir. Tanrılar içinde adına tapınak yapılmayan bir tanrıdır. Günümüzde nasıl baykuş için yanlış inanışlar varsa da(batıl inanç)o zaman da bir evin önünde köpeğin havlamasını iyi görmezlerdi.

Poseidon: Denizler tanrısı,üç çatallı yaba sembolüdür.

Hestia: Ocak tanrısı,simgesi ateş.

Hephaistos: Demirciler tanrısı,simgeleri örs ve çekiç

Hermes: Baş tanrı zeus’un emirlerini tanrılara ve insanlara duyuran haberci tanrı. Yolcuların koruyucusu olarak bilinirdi.Ölenlerin ruhlarını yer altına götürmek de göreviydi.Ayaklarında kanatlar bulunur şekilde tasvir edilmiştir. (Romada Merkür)

Hekate: Karia ay tanrıçasıdır ,yolcuların,gemicilerin koruyucusu olarak bilinirdi. Gizemli bir yanı vardı.

Gorgon: Saçları yılanlardan oluşan üç kız kardeş. İçlerinde en tanınmışı Medusa’dır.

Medusa Başı: Antik Yunanda Özel yerleri koruduğuna inanılan Gorgonlardan .Yılan saçlı , ürkütücü bir şekilde tasvir edilir.Lahitlerde ,tapınaklarda kabartmaları vardır.

Kairos : Fırsatlar tanrısı, Zeus’un en küçük oğlu, omuzlarında ve ayaklarında kanatlarla gösterilirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir