Taşla söylenen bir şiir, Heykeltraş Elbruz Denge ile söyleşi.

” HEYKELE, HAYATTA BAŞKA BİRŞEY YAPMAK İSTEMEDİĞİM İÇİN BAŞLADIM ”

Heykeltraş Elbruz Denge’nin atölyesine gittiğimde mermer tozları arasında bir arkadaşı ile birlikte çalışıyordu. Yoldan geçen arabaların gürültüsü, spiralin gürültüsüne karışmış olacak geldiğimi farketmedi. Atölye ve çevresi devasa mermer bloklarla doluydu.

heykeltraş elbruz denge

Heykeltıraş Elbruz Denge’nin Atölyesi, Sanayi Girişinin tam karşısında, devasa mermer bloklar ve arkasında sanatçımız var.
Elbruz Denge yaratıcı, çalışkan, üretken bir heykeltıraş. Yaptığı anıtsal eserlerinin sayısını hatırlamıyor bile. Elbruz Denge ve atölyeden çıkarken gördüğüm, sonradan geçen yıl evlendiği eşi olduğunu öğrendiğim zarif bayan beni güleryüzle karşıladı. Elbruz Denge ve arkadaşı atölye de çalışıyorlardı. Elleri, yüzleri alınterlerine yapışmış mermer tozu doluydu. Sanatçıların çalıştığı ortama girince kendimi başka bir boyuta geçmiş gibi hissediyorum.

Sanatçı, bu kadar başarılı ve üretken olmasını yaşam biçimi olarak kabul etmiş. Heykeltıraş olabilmek için tasarım ve çizim yeteneği gerekiyor. Milim yanlış yapamazsın. Tasarlanan şekiller arasında ki ilişkiler önemli. Heykelin konulacak mekanda ki duruşunu düşünmek gerekli. Güzel sanatlara ilgi, yetenek dışında istek de gerekli. Elbruz Denge bunları ruhunda harmanlamış bir sanatçı. İki çalışmasını biraz izledim. Kullandığı alet ve gereçler atölyenin dört bir yanında duruyordu. Çalışılan mermer bloklar, birkaç güzel ağaç ve küçük bir ev arasında, yaratıcılığın dağınıklığı ve tozu içindeydi.

elbruz denge kendi atölyesinde çalışıyor

Elbruz Denge ile sohbetimizde  ” Datça’da 1993 yılından beri yaşıyorum. Heykel yapıyorum. Heykele, hayatta başka bir şey yapmak istemediğim için başladım. Sadece heykel yapmak istediğimi fark etmek 1993 den 2000’e kadar sürdü. Başka bir restoran işiyle, turizmle uğraştım. 2000’DE ARTIK BÜTÜN FANİ İŞLERLE İLİŞKİMİ KESTİM VE HEYKELE BAŞLADIM. Çoğunlukla doğadan geliyor ve anlatmayı, onları bestelemeyi seviyorum. Daha doğrusu onlardan alıyorum heyecanımı. Onlar aracılığıyla belki kendime ve insanlara bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Böyle devam edip gidiyor. Bir takım mezar tasarımları da yaptım.. Bunlarda yatanın romanını anlatmaya çalıştığım soyutlamalardı. Onlar da bir süredir yoğunlaşmış durumda. Her sene bir, iki bazen üç tane yapmak zorunda kalıyorum. Ömrümün sonuna kadar heykel yapmaya çalışacağım. Heykel düşlemeye uğraşacağım. ”

elbruz denge'nin atölyesinde

Datça’da belli yerlerde eserlerim var. Limanda Anfitiyatro önünde duran Knidos Aslanı ilk eserim oydu. Sonra Demeter…Onun da aslı Badem Fok Balığımız vardı. Tam ben o heykeli yaptığım sıralarda badem kayboldu, büyük ihtimalle de öldü. “”Nazar Taşı diye bir heykelim var, Migros kavşagında geçince görülebilir. Tatil Sitelerinde, özel koleksiyonlarda  heykellerim var. Atölyemde Güray Çetiner arkadaşım asistanlığımızı yapıyor. Güray Datça’lıdır, İyi bir sörfçüdür. Şimdi tutkuyla bir heykeltıraş olma yolunda ilerliyor.
Geçen sene aşık olup, evlendim. Bir yalnızlık serüvenim vardı, heykelle evliydim ben, ona aşığım diyordum. Bir disiplin oluşturmuştum. Sonra bir saniye sürmedi, o oluşturduğum disiplinler, dağlar duvarlar bir saniyede tuz buz oldu. Aşık oldum. Doğanın en meşhur gerçeği.
Heykeltraş olmak için sadece okul yetmiyor. Okul teknik bilgi öğretebiliyor. Eger içinizde şiir yoksa , ortaya çıkan eser samimi olmuyor. Yontmayı bilmek  başka şey ama  sözcükleri ya da duyguları şiire dönüştürmek başka şey. Ben gönülden heykeltıraşım.
Sonuçta eğer içinizde şiir varsa, onu doğurmak zorundasın. O da yaşam biçimi istiyor. Bu da okulda öğretilmiyor. Yeniden yeniden hamile kalıyorsun , yeniden yeniden doğurmak zorunda kalıyorsun. Bu serüven böyle devam edip gidiyor. Hiç kimse sipariş vermese de yapmak zorundasınız. Şu anda İskit Aslanı heykelini yontuyorum.  Zaman zaman .geçmiş uygarlıklara selam ve teşekkürlerimi gönderiyorum ve kendi tasarımlarıma dönebiliyorum. ” dedi.

NOT:

Datça Belediyesi tarafından Elbruz Denge’ye yaptırılan Knidos Aslanı’nın gerçeği İngiltere’de British Museum’da sergileniyor. 1850 li yıllarda Charles Newton tarafından İlgiltere’ye götürülüyor. )

Bir zaman Datça’nın sembolü olan Akdeniz foku Badem’i bir kayanın üzerinde yatar vaziyette gösteren mermer heykel, 2014 de yat limanındaki meydanda duruyor. Heykeli konduktan sonra foku gören olmadı.

Datça Belediyesi tarafından 2009 yılında heykeltıraş Elbruz Denge’ye orjinalinin kopyası olarak yaptırılan Demeter heykeli yat limanındaki çay bahçesi içinde kayaların arasında durmakta, dikkatlice bakınca görebilirsiniz. )

Elbruz Denge’nin 7 ton ağırlığında kireç taşından Berkin Elvan adına yaptığı anıt heykel   Kazım Yılmaz İlkokulu yanında durmakta.)
Elbruz Denge’nin büyük bir mermer bloktan yonttuğu Billurkent Aslanı Billurkent’in girişinde yer alıyor.

Haber ve fotoğraflar: Esmeri Alev Ekebaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir