Sevgi Kokulu Yağmurlar

ressam hasan mutlu

Yanımda pozitif enerji  yayan arkadaşlarımla, birçok kez dolaştığım Yazıköy sokaklarından değişik bir tat aldım.

yazıköy sokakları

Fotoğraf çekmeyi sevdiğim bir yer burası, buradaki evler ve ışık güzel fotoğraflar sunuyor.

yagmurda-yazikoy-sokaklari-7

Böyle yağmurun yavaşça yağdığı zamanlardan anılarımda yer eden birkaç gün var. Bir tanesi çocukluğumda idi, ortaokul zamanları. Komşumuzun bisikletine binmiştim, yağmur hafif, hafif yağıyordu. Kim dinler yağmuru, o zamanlarda bisiklet öyle kolay bulunan, herkeste olan bir şey değildi, sokaklarda mutluluktan uçarcasına bastım pedallara. Ve bir daha bisklete binmekten böyle zevk aldığım bir zaman olmadı. Diğeri istanbul’da okuduğum yıllarda, arkadaşlarımla boğaz vapuruna binip Anadolu kavağına gitmiştik, lokantanın penceresinden dışarıya bakıyordum, yağmur usul, usul yağıyordu. Unutamadığım bir gün oldu o gün, hep tekrar gitmek istedim ama aynı yağmuru, aynı ortamı, arkadaşları bir daha bulabilirmiydim.  Bugünkü Yazıköy gezimiz de anılarda kalacak güzellikteydi ve yine yağmur sessizce yağarken hatırlayacağım anılardan biri olarak hafızamdaki yerini aldı.

yagmurda-yazikoy-sokaklari-8

Bugün ziyaret etmek istediğim birisi vardı, kendisini ne zamandır görmemiştim, Dursun Sarıyaz ağabeyimiz. Daha önceki yıllarda karşılaşıp dururduk, bu yıl pek karşılaşamadık. Yerinde duran birisi değil, hep tarlada, çalışmada. Bu yağmurda bir yere gitmemiştir diye içimde onu evinde bulabileceğime dair bir umut vardı, arkadaşlarımla ziyaret etmek istedim. Bahçelerden, eski yapıların içinden geçip evinin avlusuna geldik.

yazıköy'de dursun sarıyaz'ın evinde

Eşi Müzeyyen hanım göründü, Dursun ağabey yok mu dedim, var dedi Müzeyyen hanım, ” şimdi tarladan geldi, ıslanmış üstünü değiştiriyor ” ,  buyrun, geçin diye  de davet etti. Daha konuşmamız bitmeden Dursun Sarıyaz kapıda belirdi heyacanla buradayım diyerek. Sevgi kokulu yağmurlar dedim ya, sevgi kokuyordu her yer, sıcacık içten bir karşılama, sarılma. Bir zamanlar ülkemizin her tarafında görebildiğimiz Anadolu misafirperverliğinin en güzeli buradaydı.

dursun-sariyazin-evinde

Müzeyyen ablamız hemen nescafelerimizi yapıp getirdi, bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler ya bu ömrümüz olsa 100 yıl unutulmayacak bir kahveydi.. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadık, hoş bir sohbet oldu, konuşurken yağmur yağmaya devam ediyordu, bir ara sırtım dışarıda kalmış, sandalyemi biraz daha içeriye aldım. Yazıköy’ün bu bozulmamış dokusu ve sıcak insanları sanatçıları da buraya çekiyor, hemen bitişikteki komşuları da dizi oyuncusuymuş. Bazı gelenler, geldikleri yere uyum gösterme, birlikte yaşamak yerine,  orasını değiştirmeye çalışıyorlar, umarım Yazı’da öyle olmaz. Şehirdeki yaşamı dayatacaksanız köyde işiniz ne.

İki yıl önce buradan geçerken Dursun Sarıyaz eşeğiyle tarladan yeni gelmişti, fotoğrafını çektim. Daha sonra Müzeyyen ablayla ikisini çekmek istedim, üstüm başım, çalışma kıyafeti diye itiraz etmişti . O günü hatırlattım gülüştük. Dursun Sarıyaz ile tanışmamızı belki daha önce anlatmışımdır. Knidos taraflarında Ekrem arkadaşım ve kızı Pelin ile geziyorduk, karşıdan eşeğiyle Dursun Sarıyaz göründü. Aklıma eşeğin üzerinde fotoğraf çektirmek geldi, çocukluğumda bir kere binmiştim, onda da düştüm.( Eşekten düşen iflah olmaz derler ya.). Dursun ağbi tamam dedi, ama bir şartı vardı, onunla ilgili çektiğim fotoğraflardan bastırıp verecektim, ben de tamam dedim. Eşeğin üzerinde fotoğraflar çektik. O gün, bugündür tanışırız, birbirimizi gördüğümüzde sevgiyle selamlaşırız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir