Sevgi Kokulu Yağmurlar

knidos-akademide-5

Hasan hocamla sohbet ederken güzelcik bir kızımız bizim alana girmez mi, tabii kısa da olsa bir modellik deneyimini kendisine yaşattık, ne zormuş dedi, ben de çekmek te zormuş dedim işin sonunda. Tuba Sultan Güneş’in ablası ve ağabeyi öğrencimdi, kendisi de eşimin öğrencisiymiş.

Yağmur her an yağacak gibiydi, Knidos Akademi’de sanatçı arkadaşlarımızla sohbet ederken zaman akıp gitmişti, buradan Yazıköy’e geçecektik. Birden aklıma geldi arkadaşlara sizi Yazıköy’e götüreyim dedim, hem öğlen yemeği de yeriz. Arkadaşlarımızın davetimizi kabul etmesiyle Yazıköy’e geldik.

datça yazıköy'de yemek molası

Daha arabadan inerken yağmur başlamıştı, hemen İlayda Büfe’ye geldik, menüde Kuru fasulye ve pilav vardı, ısmarlayıp, karşıdaki kahvede bir masaya oturduk. Masamızda köy fırınında pişmiş, yemeye doyum olmayan ekmekler. Yazı’daki bu ekmekler gözenekli, iyi pişmiş ve çok lezzetli, artık sırrı ustasındadır, bizim için masamıza geldi.

Yağmur usul usul yağarken sade bir köy lokantasında yemek yemek,  kendimi şanslı hissettim . Arkadaşlarım da ortamdan çok etkilendiler. Hasan hocam şimdiye dek buradan geçip giderdik dedi bir ara. Evet çevremizde göremediğimiz, farkında olamadığımız ne yerler var, hemen yanıbaşımızda. Günümüzün koşturmacasında, hayat mücadelesinde kaçırdığımız, farkına varamadığımız, eksik yaşadığımız öyle çok şey var ki!

bahar yağmurunda yazıköy sokakları

Yemekten sonra arkadaşlarımız Yazıköy sokaklarında dolaşmak istediler, yağmur yağıyor dediğimde olsun, bu yağmurda ıslanmak güzel olacak dediler. Romantik bir bahar yağmurunda Yazı sokaklarında yürümek çok hoştu. Bir bende şemşiye vardı, o da fotoğraf makinamı korumak  içindi, bazen şemşiyemi kapatarak yağmur damlalarının dokunuşlarını hissetmek istedim. Sokaklardaki doku, Hasan hocamı çok etkiledi.

Eski sokak fotoğrafı görünce birçok kişinin aklına  hemen Eski Datça geliyor, oysa Datça’da eski hali korunmuş, yaşamın sürdüğü evlerin olduğu birçok yer var. Eski Datça daha düzenli, restore edilmiş, Can Yücel ve Derneklerinin sayesinde ülke genelinde tanınan bir yer. Datça’nın geleneksel, kendine özgü evlerini Yazı’da, Çeşmeköy’de, Reşadiye’de görebilirsiniz. Bu evlerin birçoğunda  yaşam hala sürüyor, tabii tek bir farkla; bu evler zamanında toprak damlı idi, günümüzde kiremit çatılılar. Bu yerlerdeki eski doku gün geçtikçe bozuluyor, çoğu kentsel sit alanı içinde olan bu yerlerdeki vatandaşlara destek olmak, bu yerleri korumak gerekir. Bu evleri restore etmek, sağlamlaştırmak, günümüzde yaşanılır kılmak buralarda yaşayanların maddi gücünü aşıyor, bir de birçok bürokratik engel var. Evlerin bazıları terkedilmiş vaziyette, yaşanılmayan yerler zamanla çürüyüp gidiyor. Bazen dışarıdan gelip, yerleşenler tarafından bu yapılar alınarak, restore ediliyor veya yerine yeniden bir yapı yapılıyor. Ama maalesef bu kişilerin bazıları geleneksel yapılara, dokuya saygılı olmuyorlar, yapının orjinal durumunun değiştiğini görüyoruz veya yerine kocaman bir yapının yapıldığı oluyor.. Hep büyüğe, gösterişe ilgi duyan bir toplumuz bunu son yıllarda Datçamızda da görüyoruz.. Geleneksel Datça Evi sayfamın linkini vereyim merak eden baksın.

yazıköy sokaklarında yağmur

Hasan hocamın elinden köy ekmeği eksik olmadı, evleri merak ve hayranlıkla izledi. Tabii ben bu yerleri gezerken içinde yaşayan insanların durumunu da gözümde canlandırıyorum. Bizim için hoş görüntüler ama onlar açısından yaşanılan bu yerler, çok sağlıklı ve fazla kullanışlı değiller. Dediğim gibi ancak iyi bir bakımdan geçirildiklerinde daha yaşanılır olacak yerler, halkın gücü de buna yetmediğinden sokak içinde terkedilmiş evlerin yanından geçiyoruz.

yagmurda-yazikoy-sokaklari-3

Yağmur usulca yağmaya devam ederken, sokaklar bomboştu, dinlendirici, şiirsel bir atmosfer vardı.

yagmurda-yazikoy-sokaklari-5

Yapraklar tozundan, toprağından temizlenmiş daha bir canlı görünüyorlardı, duvarlarda yola bakan sardunyalar kırmızı renkleriyle biz buradayız diye sesleniyorlardı sanki.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir