Koylarda üç gün üç gece doğayla iç içe bir tatil.

Nisan ayının son günlerinde arkadaşlarımla Datça doğasında üç gün üç gece güzel bir tatil yaptık. Yaza oldukça erken bir giriş yaptığımız günler, Nisan ayında değil de yazın sıcak günlerinde gibiydik. Arkadaşlarım günün değişik zamanlarında denize girme imkanı buldular, biribirinden güzel fotoğraflar çektik. Kampımızın ilk günü kendini gösteren dolunayı üç gün boyunca değişik mekanlardan izleme fırsatı bulduk. Doğada geceyi yaşamak bir başka güzel, denizin, doğanın müziğini dinleyerek geçen üç gün. İkinci gün Denizli’den gelen Doğaden üyesi arkadaşlarımızla yaptığım yürüyüş bu üç günlük tatilin güzel anılar bırakan etkinliklerindendi.

Bu günlerde sırt çantalarını, kamp yüklerini sırtlamış Karia yolarında yürüyen pek çok kişiyle karşılaştım, gelen mesajlardan mayıs ayında da bu etkinliklerin devam edeceğini görüyorum. Bu sıcak havalarda en ihtiyaç duyulacak şey su, yollarda su kaynakları olmadığı için yeterli miktarda suyu yanlarında bulundurmaları gerekiyor.

datça koylarında kamp

28 Nisan cumartesi günü Denizli’den gelen arkadaşlarımız Ali Yollu ve Fırat Oymak ile kamp yapmak üzere Bağlarözü’ne geldik. Ali Yollu Menderes Dağcılık ve Doğa Yürüyüşleri Kulübü başkanı, Menderes Yolu Yürüyüşünde birlikteydik. Fırat arkadaşımız da yürüyüşe katılanların malzemelerini taşımıştı. Ali arkadaşımızla birkaç yıl önce Datça Karia yollarında kamplı yürüyüşler yapmıştık, arkadaşlığımız öyle başladı. Üç günlük bu kamp sayesinde arkadaşlarımız  etkinliklerle geçen bir yılın yorgunluğunu atarken bizler de teknolojiden uzak değişik bir zaman yaşamış olduk.

O gece dalgaların sesini dinleyerek mehtabı seyrettik, ay oldukça büyük görünüyordu, her taraf ışıl ışıldı. Planlanmış bir şey değildi kampımız dolunaya denk geldi, üç boyunca ayın bu doyumsuz manzarasını izledik. Geceleyin doğa beni hep etkilemiştir, dağlarda birçok kez gecenin bu gizemli güzelliğini yaşama imkanım oldu.

Kamp alanımız Yazıköy’e 4 km kadar uzaklıktaydı, ihtiyaçlarımızı, zaman zaman da yemeğimizi burada yedik. Knidos Baba bakkalın ev işi poğaçalarını unutmak mümkün mü, yolunuz oralara düşerse aklınızda olsun. Yazılılar lezzet konusunda marifetli insanlar.

doğaden doğa yürüyüşü

29 Nisan günü  Denizli’den gelen Doğaden ( Denizli Doğa Yürüyüş Spor Kulübü Derneği ) üyesi arkadaşlarımızla Yazıköy’den Knidos’a yürüdük. Derneğin başkanı İsmet Keskin arkadaşımız nisan başlarında arayarak Datça’da bir doğa yürüyüşü yapmak istediklerini belirterek bizimle yürümek istediler, yeni arkadaşlarla tanışmak, doğada birlikte olmak bizim için de bir farklılık yaratıyor. Datçamızdan güzel izlenimlerle ayrılmaları bizleri mutlu ediyor.

Kamp yaptığımız arkadaşlarımızı Bağlarözü’nde bırakarak arkadaşım Ekrem İpek ile buluşma noktamız Yazıköy’e geldik. Malzemelerimizi falan toplamadık, arkadaşlar siz gidin biz toplarız dediler. Yürüyüşten geldiğimizde nerede kamp yapacağımızı kararlaştıracaktık. Yazıköy İlayda Büfe’de çorbamızı içtik, Knidos bakkalın poğaçaları ile tanışma fırsatımız oldu, yürüyüşte yemek için yanımıza da aldık. Kahvaltımızı yeni bitrmiştik ki Denizli’den gelen arkadaşlarımız geldiklerini haber verdiler, Yazıköy girişinde buluşarak yürüyüşe başladık. Rotamız Knidos’tu, Değirmenbükü’nden sonra Karia yolundan yürüdük.

değirmenbükü

Hava oldukça sıcaktı ama o gün denizden gelen hafif serin bir esinti sayesinde kıyı boyunca bu sıcaklığı yaşamadık. 4 km kadar yürüdükten sonra Değirmenbükü’ne geldik, çoban kulübesinin yanında iki çoban köpeği uzun havlamalardan sonra sakince grubu izledi. Çoban arkadaş süt kaynatmakla meşguldü, bizlere gayet hoşgörülü bir şekilde davrandı.

kapıtaşı

Doğaden başkanı İsmet Keskin telefon ettiğinde fazla uzun ve zorlu olmayan, denizi görebileceğimiz bir parkurda yürümek istediklerini söylemişlerdi. Aklıma böyle bir parkur geldi, Knidos’u da görme fırsatları olacaktı. Yol boyunca bilgi verilecek pek çok konu vardı ama zaman sınırlıydı, fazla oyalanmadık. Kapıtaşı’nda fotoğraflar çektik.

Deniz çok güzel görünüyordu, sakin bir hava vardı, Barkas’ta bir deniz molası vermeyi düşündüm. Manzara güzeldi.

barkas

Sahilin diğer ucu Barkas, tepeden deniz ve kumsal çok hoş görünmekteydi. Barkas’ta deniz daha sakin olur diye düşünmüştüm, yanılmışım geldiğimizde biraz rüzgar vardı. Denize giren arkadaşlarımızın çıkardıkları seslerden suyun soğuk olduğunu anlamak mümkündü, tabii burası Ege suları. Yüzmeyenler zeytin ağaçlarının gölgesinde güzel bir mola verdik. Uzaktan göründüğü gibi değildi, sahil denizin getirdiği çöplerle doluydu.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir