Knidos’ta Fotoğraf Gezisi

knidos-fotograf-gezisi-20

Dönerken traşlanmış bir tepede oturmuş, etrafı seyreden turist ilgimi çekti, oradaki antik havayı solumaktı onun yaptığı.

knidos stoa sütunları

Geçenlerde yaptığımız Afrodisias gezimizden sonra Knidos’a baktıkça içim daha çok acıyor. Sütunlar bir antik kente görkemli bir görüntü sunuyor. Maalesef bizim Knidosumuzda 5-6 sütun dikili duruyor yıllardan bu yana. Restore çalışmaları bu yıl başladı, Küçük tiyatro ayağa kaldırılacak ama bu gidişle bu süre bayağı uzun olacak gibi görünüyor. Knidos bir kenarda yalnız ve kimsesiz kalmış yıllarca, en başta var olduğu topraklardaki insanlar ona sahip çıkmamış. Bugün böyle antik kentlerin pek çoğunun müzesi yanında, kenti gezdikten sonra müzeyi de gezip o kent hakkında daha ayrıntılı bir bilgiye sahip oluyorsunuz. Datça merkezinde de Knidos’u tanıtacak pek bir şey bulamazsınız

knidos'ta selfie

Büyük limanın yanında selfie çeken   gençler dikkatimi çekiyor, o güzel doğaya onların mutlulukları daha bir güzellik katıyor, fotoğraf çekmek serbest mi diyorum, tekrar poz veriyorlar. Ekrem arkadaşım napıyon, zaten kırık, çatlak birkaç sütunumuz var. Gelecekte benzerleri yapılarak buradaki sütunlar ve stoa yeniden ayağa kalkar diye düşünüyorum, tabii artık kimler görür bilemiyorum.

knidos-fotograf-gezisi-23

Knidos çıkışında yol kenarında köy ürünleri satan birileri vardı, bir şeyler alıp bir merhaba diyelim dedik ve  Yazıköy’den Mustafa Karadağ ve eşi Hatice ( Ayten ) hanım ile tanışmış olduk. Mustafa bey Datça Detay’dan beni hemen ismimle tanıdı, Nevşehir’de öğretmenlik yapan kızının yanına gittiğinde köy hasretini benim fotoğraf ve yazılarıma bakarak gidermişler. Öğretmen arkadaşıma da buradan selamlar, onların sayesinde bu sayfaları yapma gücü buluyorum. Beş dakika diye durmuştuk bayağı kaldık, sohbet ettik.

knidos-fotograf-gezisi-24

Bütün yaz buradalar, sohbet esnasında bu bölgenin adının da Kargıcak olduğunu öğrendim. Bu isimde yerler Datça’nın birçok yerinde var. Kargıcak, Gerence, Kalamış gibi isimler. Geçen günlerde internette araştırırken Gerence’nin rüzgar alan, yelkenleri geren yer gibi anlamları olduğunu da öğrenmiş oldum. Sohbetimiz esnasında Yaka köyden Osman Saruhan ve Palamutbükü’nden Ali Fidan bize katıldı, güzel bir sohbet oldu, bilmediğim birkaç yeni bilgi öğrendim. Musatafa Karadağ 1967 yılından 1977 yılına kadar Knidos’ta kazılar yapan Amerikalı Arkeolog Iris Love’un yanında üç yıl çalışmış, buradan üç yıl sigortam var diyor. Iris Love’dan bahsedilince Osman Saruhan da lafa girdi,  ” 74’te antik kente kimseyi sokmuyorlardı, ama bakıyorduk yabancı olan herkes giriyor, yabancı tekneler limana yanaşıyor, bir garip durum. “Sonra girişimler sonucu kazılar durdurulmuş, konu ile ilgili Yuvarlak Masa programında da açıklamalar yapmış.

knidos-fotograf-gezisi-25

Biraz ilerimizde eski bir yapı var, Mustafa beyle yanına gidiyoruz, çocukluğu bu tek göz odada geçmiş. Sol altta banyo yapılan yer görülüyor, kapının hemen arkasında, sabun koyma yeri falan vardı. Burada ahşap bir dolap arkasında yıkanıyorlardı, eski geleneksel evlerde hep böyledir. Bir ocak, kargı döşeli tavan ve onun üstünde geven denen su geçirmez toprakla yapılan toprak dam. Evin karşı tarafında bir ocak ve kaynak suyu akan çeşme var, ” bu sene yağmur az geldi, su az, idare etmicek diyor ” Mustafa bey. Evi gezerken manzarası da güzelmiş diyorum, deniz tarafında da pencere var. Nedense şimşeklerin çaktığı, fırtınalı havalar gözümün önünde canlandı, bir odada dört kişi, anne, baba ve iki çocuk. Elektrik yok, ıssız bir yerde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir