Karadağ Tırmanışı

karadag-tirmanisi-36

Zar, zor da olsa Avdarlı’daki kaynağa geldik, bütün yürüyüşün özeti buradaydı. Ayakkabıları, çorapları çıkardık, öyle yoruldık ki anlatmak mümkün değil. Şimdiye dek böyle yorulduğumu hatırlamıyorum, 4 küçük şise su almıştık 5 almalı bundan sonra. Sağ olsun Ekrem arkadaşım benim şişeleri de kaynaktan doldurdu, kıpırdayacak halim yok. Arkadaşımı da ilk kez böyle yorgun gördüm, insanüstü bir mücadele verdik, özellikle sıcak bizi çok zorladı.

karadag-tirmanisi-37

Bütün herşeyin kıymetini anlıyorsun, bazen yokluk gerekiyor, nimetlerin, bize sunulanların kıymetini anlamak için. Şu soğuk sularda yüzümüzü yıkamak nasıl bir şeydir, yaşamadan bilinmez, o anki duygularımı anlatamıyorum. Yüzlerce yıldır akan bir kaynak, düz bir kayanın dibinden usul usul akıyor. Büyük ihtimalle antik dönemde de kutsal bir yerdi, yakınında büyük taşlarla örülmüş antik duvarlar var.

karadag-tirmanisi-38

Suyun dibinde bir hayıt çiçeği, biraz ileride kavaklar, bu kavaklar bana gençliğimin geçtiği Denizli’yi hatırlatır hep, resimlerimde çokça kullanmışımdır, suyu müjdelerler bakar bakmaz.

karadag-tirmanisi-39

Sözünü ettiğim antik duvarlar görülüyor. Buradan Hızırşah köyüne kadar giden toprak bir yol var. Sağ üst fotoğrafta görülen piknik ormanının bulunduğu Pirenlik’e gideceğiz.

karadag-tirmanisi-40

Aşağılara kadar seki denilen teraslar var, bu teraslar antik dönemde de vardı, bazılarının duvarları hala durur. Teraslardan insek yola inmek kısalacak ama dizlerimin yükseklerden atlamaya hali kalmadı, yolu biraz uzatmak zorunda kaldık.

karadag-tirmanisi-41

Yola indik bir kilometre daha yürüyeceğiz. Mola verip, susuzluğumuzu giderdiğimiz Avdarlı buradan görülüyor, en ileride de yürüdüğümüz dağlar. Kavak ağaçlarını Knidos yolundan bile görürsünüz.

karadag-tirmanisi-42

Arabamı görünce bir dostumu görmüş gibi oldum, sol altta indiğimiz yamaçlar, sağ altta Karadağ akşam güneşinde parlıyor. O gece nasıl uyuduğumu tahmin edersiniz, ama şimdi fotoğraflara bakınca o anları tekrar yaşıyorum, yine de duygularımı ve yaşadıklarımı tam anlatmam mümkün olmuyor. Ogün öğrencim Bulut Pıçak’ın Hızırşah Köyünde düğünü vardı, gündüz müzikler dağlara kadar geldi, hatta Ekrem arkadaşım bir ara hocam Müziğimiz de var dedi. Akşam giderim diyordum ama böyle yorulacağım aklıma gelmemişti. Kendisini tebrik ediyorum, evliliği bu dağlar gibi yüce ve uzun ömürlü olsun.

3 thoughts on “Karadağ Tırmanışı

  • 1 Ekim 2013 tarihinde, saat 23:43
    Permalink

    Datça’da hayranlıkla izlediğim dağdır Karadağ.Hep merak ederdim'” çıkılır mı acaba ‘”
    diye.. Bana yaşattınız.teşekkürler paylaştığınız için.

    Yanıtla
    • 2 Ekim 2013 tarihinde, saat 13:01
      Permalink

      Teşekkürler Selma Hanım, benim de hayran olduğum, çok merak ettiğim bir dağdı, onu yakından gördüğüm, ona dokunduğum, ada çaylarını kokladığım için mutluyum.

      Yanıtla
  • 7 Ekim 2013 tarihinde, saat 15:23
    Permalink

    Hocam çok teşekkür ederim.Hemen yakınında yaşayıpta, benim için gitme imkanı
    olmayacak bir yeri daha görme imkanı sağladığınız için.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir