Güzel Bir Datça Havası

soguklarin-ardindan-8

Knidos Akademi’den çıkınca duyduğum çapa seslerine doğru giderek bahçede çalışmakta olan Emine Yurt ile selamlaştık, her tarafı otlar sardı, onları temizliyorum dedi. Sohbet esnasında eski zamanlarda çokça ekilen buğday, arpa, mürdümük, nohut gibi ürünlerin artık ekilmediğinden söz açıldı. Emine hanım domuzlar yüzünden ekmiyoruz , her yıl biraz nohut ekiyorum, onu da talan ediyorlar, evin yanına kadar geliyorlar, patatesleri deştiler ” deyince eskiden domuzlar yokmuydu dedim. Vardı ama 15 günde bir çoluk, çocuk toplanılır, sürek avı yapılırdı, ovaya inmeye korkarlardı. Domuz avı yasak olunca herkes çekiniyor, şimdi bademlere de musallat oldular ” diye cevap verdi. Tabii domuz sayısını dengede tutacak bir düşmanları da olmayınca çabuk çoğalan bir canlı, onların da beslenme alanları her geçen gün azalıyor. Domuzlardan yakınmayı son zamanlarda birçok kez köylülerden duydum, nasıl zarar verdiklerini de gören birisiyim. Aslında doğada toprağı havalandırarak çokça faydalı olan bu canlılar insanlarla yakınlaştıkça kolay yolu seçiyorlar gibi. İnsanoğlu dağların yamaçlarına kadar gelmiş durumda. Domates dikicileri son yıllarda elektrik telleri ile çeviriyorlar tarlalarını, zarar vermeyen elektrik akımı ile önlem alıyorlar, fazla da masraflı olmadığını duymuştum. Aynı şeyi ayılara karşı arıcılara da önermişlerdi, zehir gibi tehlikeli önlemler alınmasın diyerek.

soguklarin-ardindan-11

Ot yemekleri üzerine konuştuk biraz Emine hanımla, pazardan aldığım karışık otlarla haftada bir kez kavurmasını yapıyoruz. Bu konuda yeni bilgiler öğrenebilirmiyim diye merak ediyorum çoğu kez. Emine hanım işini bırakıp içtenlikle bildiklerini paylaştı. Kavurmalık otlar, haşlanarak kullanılan otlar, böreklerde kullanılan otlar konusunda bilgi verdi. Fotoğrafta görülen otu gösterdi Gullez diyorlarmış, böreklerde iyi gidermiş. Kavışak ( kışıyak ), karabaldır, iğnecik gibi kavurmalık otlar, biraz ileride bir iğnecik otunu gösterdi, kavurması güzel olurmuş. Ot isimlerini onun ağzıyla yazdım, yanlış yazmamışımdır umarım, yöreye göre bu isimler değişebiliyor.

soguklarin-ardindan-12

Pazı otlarını gösterdi, belli bölgelere tohumunu bırakıyormuş gerektiğinde topluyor. Kenger’i de tohumuyla dikenlere rastlamıştım, günümüzde iyice azaldı. Emine hanım bunun nedenini tarlaların sürülmesi olarak açıkladı. Ot kavurması ile ilgili olarak;  soğanı bol kullanıyor, zeytinyağına soğanı doğradıktan sonra sararmasını beklemeden otları içine atıyor, birkaç damla su ilave ediyor, biraz da pul biber, çabucak ta oluyor. Yumurtalı veya yumurtasız yiyorlar.

soguklarin-ardindan-14

Kumyer’den Palamutbükü’ne geldim, oldukça sakindi, kahvede ve sahilde oturanlar vardı. Bir kısmı tatile gelenler, bir kısmı da bu güzel havayı değerlendirenlerdi. Limanda ağlarını düzenleyen birkaç balıkçı vardı.Turizmin girdiği yerlerde insanlar değişiyor, artık gelirle mi ilgili yoksa çokça insanla karşılaştıklarından mı bilmiyorum. Bir Sındı’ya, Yazıköy’e gittiğinizde herkes selam verir, selam alır, çay içmeye çağırırlar. Buralar turizmin nimetlerinden pek yararlanamayan yerler, eski düzenleri, yaşamları fazla değişmemiş, tarımla, arıcılıkla uğraşan insanlar. Tabii turizm yerlerinde de istisnalar var, çok sevdiğim arkadaşlarım, konuştuğum sohbet etiiğim insanlar oluyor ama genelde paranın, gelirin girdiği yerde gelir durumuna göre insanların tavrında değişiklikler ister istemez oluyor. Bu biraz alt yapıyla, insanın kendini yetiştirmesiyle, ailesinden aldıklarıyla ilgili.

soguklarin-ardindan-15

Soğuklarda balığa çıkan olmamıştır, gelen havaları değerlendirirler. Balıkçının olduğu yerde kediler olmaz mı..

soguklarin-ardindan-16

Karşıdaki beton iskelede günün tadını çıkaran birkaç kişi vardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir