Güneş ve Bahar Birlikte Çok Güzeldiler

datca-gezisi-7

Papatların içinde otlayan oğlakları çekeyim dedim, o sırada çoban geldi sohbet ettik, duyduklarım inanılacak gibi şeyler değildi. Kısa bi zaman önce 30 a yakın keçiyi köpekler boğmuş, birkaç kez bizzat karşılaşmış, yürüyüşçü bir kişiye de saldırmışlar geçenlerde, adam canını zor kurtarmış. Bu gibi olaylara Datça’da daha önce de rastlandı, köpeklerin bu saldırıları doymakla ilgili değil, bir tarihte yine 25 kadar keçiyi boğmuşlardı, öldürüp bırakıyorlar. Onların atalarından gelen özellikler, vahşileşmeleri çok uzun zaman almıyor. Gençlik yıllarımda Buca ( İzmir ) dağlarında vahşileşmiş bir köpek sürüsünden zor kurtulmuştum, o anlarda yaşadıklarımı hiç unutmam.

datca-gezisi-38

Bunlar sahipleri tarafından doğada terkedilen hayvanlar, Buca o zamanlar Datça gibi bir yerdi, bağlarıyla meşhurdu, yazın besledikleri köpekleri giderken bırakıp gidenler olurdu, o hayvanlar bir araya gelip bir sürü oluşturuyorlar, kurtlara benziyor davranışları. Burada keçileri boğanlar da terkedilmiş köpeklermiş çobanın dediğine göre, içlerinde kurt köpekleri de varmış. Yine çobanın dediğine göre bir ara Akçabük’te köpekleriyle yaşayan biri vardı, o köpekler bunlar diyor, birkaç gün önce bir keçiyi ellerinden zor kurtarmış. Aslnda bu durum sadece çobanın sorunu değil, yetkililer buna bir an önce önlem almalılar, bu tepelerde vahşi bir şekilde dolaşıyorlarmış, doğa yürüyüşü yapan kişilere saldırabilirler,  sürü içgüdüsü korkmak ta bilmezler.

Bu hayvanseverlik işi değil, burada sevmenin dışında birşey var, o canlıları kullanıp terkedip gitmek, Datça’da bu çok oluyor, sokaklarda gördüğümüz birçok sahipsiz hayvan da böyle çoğalıyor. Ben doğasever, hayvansever, çevreci gibi kelimeleri pek kullanmam. Doğada herşey birbirine bağlıdır, birini sevip diğerini sevmemek gibi bir şey olamaz bana göre. Zaten  bu doğaya, çevreye en çok zararı biz veriyoruz, çevremizi korumak, saygı duymak bir erdem değil yapmamız gereken bir şey. Bir de bu köpeklerin saldırısını Karakulaklar keçilere saldırdı gibi yayan çobanlar, insanlar oluyor, bunların amaçları yine ayrı, çevreye zehir bırakanlar var bunu haklı gösterme çabaları. O zehirle beslenme zinciri içindeki birçok hayvan telef oluyor.

datca-gezisi-39

Palamutbükü, bu güzel havada yemeklerini yiyenler, Saffet arkadaşımın ikram ettiği çayı içip yola koyuldum.

datca-gezisi-8

Bu sıralarda Yazı tarafına giderken genellikle Çeşmeköy yolunu kullanıyorum, yol üzerindeki badem çiçeklerini birçok kez fotoğrafladım. Papatyalara da bu yol üzerinde çokça rastladım, bugün neler görecektim, merak ederek gidiyordum. Bir ara durup aylar önce çiçeklerini fotoğrafladığım bademlere baktım, bu yıl bademler berbat, ağaçlarda yenecek büyüklükte bademler hala yok. Yaşanan don olayları, yağmurlar bademleri mahfetti, bahçemizdeki bademin çiçekleri hep kurumuş. Badem ağaçları bir garip, dayak yemişler gibi..

datca-gezisi-40

Sarı papatyalara bu yıl pek rastlayamadım, bir bahçede gördüğüm papatyaların fotoğrafını çektim, bunlar beyaz papatyalarla karışık olunca çok güzel görüntüler çıkıyor.

datca-gezisi-41

Çeşmeköy yolundaki badem tarlası, papatyalar koca bir tarlayı kar yağmış gibi kapatmışlar, ağaçlar artık yapraklandılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir