Eylül Işığı

Datça Detay serüvenine başladığım günden bu yana bunun gibi binlerce sayfa yaptım, bazen çok kolayca oluşan bazen oldukça zorlayan sayfalar. Zaman zaman kendi sabrıma şaşırdığım oldu ama yazmanın, yaşadıklarını, fotoğraflarını paylaşmanın cazibesi belki de. İlk satırları yazmak zor gelmiştir çoğu zaman, sonra sayfalar, satırlar akıp gidiyor. Bu sayfaları kararlılıkla sürdürmemin aslında en büyük nedeni okuyucularım, onların güzel yorumları, rastladığımda veya tanıştığımda gördüğüm içten bakışları.

25 Eylül tarihinde ( bayramın ikinci günü ) arkadaşım Ekrem İpek ile Betçe’ye doğru gitmeyi düşünüyordum, arkadaşları ziyaretine gelince bu düşüncemi gerçekleştiremedim ama gelen Reha ve Handan arkadaşlar benim de arkadaşlarımdı onlara bir sürpriz yapmak istedim. Arabama atlayarak onların yanına, 10 Km uzaklıktaki Derin Bahçe restorana gittim. Yola çıktığımda katmer, katmer beyaz bulutlar dağların arkasından göğe doğru yükselmekteydi, bugün fotoğraf çekmek için iyi bir gün dedim ve sonuçta bu fotoğraflar ortaya çıktı.

datça derinbahçe lokantası

Öğrencim Mustafa Dede’nin işlettiği Derin Bahçe’nin ismi sevimli, tatlı kızı Derin’den geliyor. Okaliptus ağaçlarının arasında yeşillikler içinde güzel bir yer. Köy kahvaltısı ile tanınıyor, kullandıkları ürünlerin birçoğunu kendileri üretiyor. Çardak şeklinde oturma yerleri var, yazın birkaç kez geldim, o en sıcak günlerde, burası hep serin olur. Göğe ulaşmak ister gibi yükselen okaliptus ağaçlarının bu serinliğin oluşmasında etkisi büyük, aynı durum Kent Parkta da var, her zaman serin olur, serin olmasında hemen yanındaki Ilıca göletin etkisini de belirtmek grekir, burada da kuzey kıyılarından Akdeniz’e doğru gelen bir serinliğin etkisi olmalı. Diğer yandan okaliptus ağaçlarının dalları arasından süzülen ışık mekana sihirli bir atmosfer verir, bunu fotoğraf çekimlerimde daha iyi görmüşümdür. Yani Derin Bahçe ne kadar iyi bir hizmet veriyor olsa da buraya insanları çeken bu güzel ağaçlarla kaplı yeşil mekan,  çocuklu aileler için de çocuklarının tehlikesizce koşup oynayacağı bir yer.

derinbahçe'de kahvaltı yapanlar

Reha ve Handan arkadaşlarımız akrabalarıyla Derin Bahçe’deki kahvaltıda, güzel bir bayram sabahı yaşıyorlardı. Masada Denizli’den de arkadaşlar olunca sohbet edecek konu çok oldu. Denizli çocukluğumun, gençliğimin geçtiği yer, doğaya sevdalanmam o zamanların güzel Denizli’sinde olmuştu. 8-9 yıl var gitmek nasip olmadı, oldukça da değişmişti son gittiğimde, dallarında oynadığımız ağaçlar, balıklar tuttuğumuz derelerden eser yoktu artık, birçok yerde olduğu gibi. Ve bir zaman sonra aynı şeyi güzel Datçamız içinde söyleyeceğimizi üzülerek görüyorum, buraya ilk geldiğimizde oturduğumuz evimizin çevresi zeytin ağaçlarıyla, yeşilliklerle kaplıydı, orada yedi yıl oturduk. Çocuklarım o güzel doğada büyüdü, oynadılar.

bayram-gezisi-2

Reha ve Handan arkadaşlarıma gelince onlar da Datçalı sayılırlar artık, Datça’ya duydukları sevginin neticesi bir ayakları Datça’da. Web sitemi takip eden arkadaşlarım, hatta Ekrem ile tanışmadan önce onlarla tanışmıştım. Güzel iltifatlarıyla beni motive eden arkadaşlardan. Uzun yıllardır tanışmış, bir şeyler paylaşmış gibisiniz, onlar sizi tanıyor, siz onların varlığını, sevgisini hep hissediyorsunuz. Yapmacık olan hiçbir şey yok, öyle olunca da güzel duygular ortaya çıkıyor. Birkaç yıl önce bir sergide fotoğraf çekerken karşıma çıktılar, Ben Handan, ben Reha diye, benim orada olacağımı tahmin etmişler, daha önce hiç birbirimizi görmemiştik.

kızlan derinbahçe

Mustafa’nın annesi Cahide hanım , gözlemeler ondan soruluyor, ateşin başında durmak kolay değil, torunu Kumsal’la biraz hava alırken objektifime takıldı. Allah güç, kuvvet versin, bir kenara çekilip oturan insanlar değiller, eşiyle onları hep bir iş yaparken görürsünüz. Köy yerinde işler bitmez, tarlalar ekiliyor, tavuklar, bahçeler, bir de burada yardımcı oluyorlar.

yufka ekmek yapanlar

Biraz sonra giderken o yine ocağın başında yufka açmakla meşguldü. Artık gençler bu işlere merak salmıyorlar, bizlerden sonra bu işler kalmayacak dedi bir ara fotoğrafını çekerken. Üzerlerinde su damlaları duran maydonozların yanından geçip arabama gittim.

bayram-gezisi-3

Sonraki durağım Emecik Adaburnu sahili oldu, Kısa Film Çalışmaları ne alemde bir göreyim demiştim. Burada arabadan inerek fotoğraflar çektim, dağların arkasından yükselen bulutlar hoş bir manzara oluşturuyordu, değişik bir ışık vardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.