Emecik Dağı’nda Bir Gece

emecik-daginda-gece-13

Güneş bugün bir şeyler söyler gibi.

emecik-daginda-gece-14

Sessizce ışıkların ve nefeslerin tükendiği gibi kaybolup gidiyor.

emecik-daginda-gece-15

Kartal iki denizin üzerinde tüm heybetiyle süzülüyor, artık gerçek kartalların olmadığı, yok edildiği bu topraklarda.

emecik-daginda-gece-17

Hava kararırken çadırımızı zirvenin 30 m aşağısındaki düzlükte kuruyoruz. Buralarda çadır kurmak için düz alanlar yok, her taraf kayalık. Aşağıda Özil’in ışıkları yandı.

emecik-daginda-gece-18

Beklemediğimiz bir durumla karşılaştık;  Ekrem arkadaşım hocam yağmur yağıyor demez mi? Baktım yağmur gibi çiğ yağıyor eşyalar ve çamaşırlar sırılsıklam oluverdi birden, hızla içeriye aldık. Oysa ne hayaller kurmuştuk, dışarıda oturup, yıldızları seyredecektik. Çiğ sabaha kadar devam etti, dışarıya arada bir çıkabildik, çadırın içinde orurup, sohbet ettik. Hava da hızla soğudu, uyku tulumlarımızın içine girmemiz gerekti, yattığımız yerdeki keskin kayalar bayağı rahatsız etti ama yakınmadık. Uzandık, kafamızdan şu birkaç gün içinde olanlar geçti, o anlar, o insanlar gözümün önünde canlandı.  Avrupa’da 49 yıldır maden kazası olmamış haberlerde duyuyoruz, kahroluyoruz. Dünya’nın en çok maden ocağına sahip Amerika’da da öyle, demek ki kader değilmiş sadece diyorsunuz. İşte böyle aklımdan neler geçti o geçmek bilmeyen zamanda.

emecik-daginda-gece-19

Ay geç çıktı, arada bir çadırın kapısından baktık, mehtabı da izleyemedik, yağmur gibi çiğ vardı. Birden ıslanıyorsunuz, çadırın kapısını açınca da yerler ıslanıyor. Çadırımızın kumaşı  esen rüzgarla sesler çıkarıyordu, bu rüzgarda çiğ olması beni şaşırttı. Bir ara çekirgeler öttü ama sonra sesleri kesildi. Sabah uyandığımızda 5-10 m ilerimizin domuzlar tarafından kazıldığını gördük. Rüzgarın sesinden diğer sesler belli olmuyordu.

Emecik Dağı’nda Bir Gece” için 2 yorum

  • 21 Mayıs 2014 tarihinde, saat 14:04
    Permalink

    Ne güzel söylemişsiniz fazla söze ne hacet ;Adil olun, merhametli, sevgi dolu.Acı hepimizin acısı keşke yaşanmasaydı ama maalesef ”keşke” diye bir söz yok …keşkeler geri getirmiyor o kocaman yaşamları yürekleri….
    Saygılar sevgiler hocam…

    Yanıtla
  • 8 Kasım 2014 tarihinde, saat 18:18
    Permalink

    hocam. dağın zirvesindeki bayrağı en son ben düzeltmiştim. kırılıp yere düşmüştü. NİSAN ayıydı. fotoğrafta gördüğüm kadarıyla hala sağlam.Ama sanırım o da fazla dayanmaz bu kış o rüzgara. isterseniz daha sağlam bir direk ve yeni bir bayrakla düzeltmek isterim. yardımcı olabilirsem çok mutlu olurum ve çok güzel bir zirve noktasını datça’ya kazandırmak isterim. bana ulaşırsanız çok sevinirim. iyi günler hocam.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir