Değirmenbükü’nde Hıdrellez

6 Mayıs Cumartesi bu yıl Hıdrellez’e denk geldi. Arkadaşım Ekrem İpek ile Hıdrellez Günü  Betçe tarafına gitmek için sözleşmiştik. Cumartesi sabahı Cumhuriyet Meydanı’nda sağlıklı bir yaşam için yürümenin önemini vurgulayan ” Adım adım Sağlığa ” etkinliğini takip etmek istiyordum, o gün aynı zamanda Datça’nın pazarı. Böyle olunca Betçe’ye öğleye doğru yola çıkarız dedik, Hıdrellez kutlamaları öğleden sonra daha hareketli olur diye düşündük.
Sabah ilk işim pazar işini görmek oldu, oradan Cumhuriyet Meydanı’na gittim. Etkinliğe katılan arkadaşların yürüyüşlerini Sevgi Yolu’na kadar izledikten sonra Ekrem arkadaşımla buluşup Betçe’ye doğru hareket ettik. Yazılarımda birçok kez yazmışımdır, ilk duyanlar için Betçe’nin Datça Yarımadası’nın Batı tarafı olduğunu belirteyim. Burada Sındı, Yaka, Mesudiye,  Cumalı, Yazı mahalleleri yer alıyor. Turizmin fazla etkili olmadığı bölgelerde kültürel özellikler daha sıkı bir biçimde korunuyor. Aslında bu özellikler turizm için önemli unsurlar ama gençlerin bu konuda diğer kuşaklara göre farklı düşündüğü, davrandığı görülebiliniyor. Geçmişimizi, kültürel yapımızı kaybettiğimiz zaman bizi biz yapan öğeleri de bir yerde yitirmiş oluyoruz. İletişim çağının imkanları, dünyayı küçücük bir yer yaptı, özentiler, eğitim gibi unsurların bizi biz yapan değerlerimizin yok olmasında etkisi büyük.

knidos akademi heykel çalışmaları

Yaka’da durarak Knidos Akademi’ye uğradık, heykel sempozyumu olduğunu duymuştum. Gittiğimizde Rusya’dan gelmiş olan heykel sanatçıları çalışıyorlardı. Her taraf mermer bloklardan uçuşan bir toz bulutuyla kaplıydı. Selam vererek yanlarına gittik, onlar biz yokmuşuz gibi başlarını kaldırmadan çalışmalarına devam ettiler. Bir ara  ingilizce  fotoğraf çekebilir miyiz diye sordum, olumlu yanıt alınca fotoğraflar çektik. Bu gezimde değişik konularda fotoğraflar çekmek için içimde büyük bir istek vardı.

Buradaki sempozyumların konusu genelde Knidos, Afrodit gibi konular oluyor, çalışmalara baktığımızda zaten bunu anlayabiliyoruz. Bazısı modern tarzda da olsa konu aynı. İkişer çalışma yapmaları gerekiyordu gördüğümüz kadarıyla.

Knidos Aademi’ye her gelişimizde burayla bütünleşmiş olan isimleri gözümüz arar, bunlardan birisi de Seramik sanatçısı Ümit Can Gören, Akademi’nin ilk günlerinden beri atölyesine girer, fotoğraflar çekerim. Yine bir bakalım, Ümit arkadaş burada mı dedim, atölyenin kapısını aralayınca onu çalışırken bulduk. Çalışma lambasının yanında çarkını döndürüyordu. Seramik müzik aletleri yapıyormuş, elindeki testi şeklindeki kabın yan tarafındaki deliğine  vurarak değişik sesler çıkardı. Fırınlanmamış toprak kaplar bir tarafta duruyordu.

Bu atölyeye girdiğimde ayrı bir fotoğraf çekme heyacanı yaşarım, loş ışıkta portre fotoğrafları çekmek hoşuma gider.

Portre çekimler akademi’nin bahçesinde de devam etti, Orhun ve Fevzi arkadaşlar ocağın başındaydılar, ekmek yapacaklarmış. Tabii bu işin ustası gelince ocağa bir el atması gerekti.

knidos akademi'de sohbet

Knidos Akademi’ye yaklaştığımızda bitişikteki binanın duvarından sarkan sardunya çiçekleri dikkatimi çekmişti, dönerken fotoğraflarını çekeriz diye düşünmüştüm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir