Datça Yaban Doğası – Emecik Dağı Etekleri

1 nisan günü arkadaşım Ekrem ipek ile daha önce yürümediğimiz bir parkurda yürümek üzere buluşarak yola çıktık. Bu yürüyüş rotası ne zamandır aklımdaydı bir fırsatını bekliyordum. Emecik arazilerinde Çoban çeşmesinin yanından orman yoluna girerek bir müddet gittik ve yol kenarındaki Karia yolu tabelası önünde durarak arabamı park ettim, tabelanın yanından Kızılağaç mevkiine giden patika yola girdik. Sık bir bitki örtüsünün içinden geçen ve çok uzun yıllardır kullanılan bir yol, Karia yolu işaretleri ile işaretlenmiş.

Yürüyüşümüzü anlatmaya devam etmeden önce bir noktayı belirtmek istiyorum, yaban doğadaki bu yürüyüşlerimiz belki bazılarının ilgisini çekmiyordur ama Yarımadamızın nasıl bir doğaya sahip olduğunu görmenizi isterim. Bu görüntüleri çoğu kez belgesellerde görürsünüz, insan ayağı değmemiş bir doğada verdiğimiz mücadele aslında tam belgesellere layıktı. Yine vahşi hayvanların bölgesindeydik onlardan kalan izleri görerek yürümek, onların bu doğada hala bulunmaları heyacanlı ve mutluluk vericiydi.

datça yaban doğası

Bu Karia yolu Kızılağaç’tan Çakal’a gidiyor, yürüyen arkadaşlar bu kısımdan geçtiler mi bilmiyorum, genellikle yolu takip ederek Alavara’ya indiklerini biliyorum, bir kez ben de yürümüştüm. Buradan yürümemişlerse bu yolu kullanmalarını tavsiye ederim. Bu yürüyüşümüzde bakir doğada yürümeyi seven arkadaşlar için güzel bir parkur çıkardık, sıcak havalarda da yürünebilinir.

vahsi-dogada-yuruyus-2

Ormanların, makilerin içinden geçen bir patika yol, yolun yörede yaşıyanlarca kullanıldığının bir belirtisi kaynak suyu başındaki mermer üzerine yazılmış yazıydı. Mehmet Karataş hayrı 1992 nisan yazıyor. Su yazın akıyor mu bilmiyorum, oldukça az akıyordu, suyu oldukça güzeldi. Bu sular buralara yaban hayvanlarını da çekiyor, dönüşte biraz da akşam üzeri olduğu için kaynağa yaklaşan ayak sesleri duyduk.

vahsi-dogada-yuruyus-14

El değmemiş bir doğada yürüyoruz.

datça doğası

İlerideki derin vadiyi Emecik köyünden Emecik dağına giderken görmüştük.

vahsi-dogada-yuruyus-44

Güzel bir yürüyüşten sonra Kızılağaç’a geldik, daha önce iki kez gelmiştim, Alavara tarafındaki yoldan. Bu yoldan ilk kez geldim, Kızılağaç’a yaklaşırken Alavara tarafındaki manzara müthiş güzel, güneş nedeniyle fotoğraf çekmeyi dönüşe sakladım. Kızılağaç’a yaklaşırken çalılar arasından siyah bir boğa çıktı, oldukça sağlıklı görünüyordu ve sivri boynuzları vardı. Değişik sesler çıkararak bizi uyarıyordu, Kızılağaç’ta önümüzden geçip gitti, daha sonra göreceğimiz inek ve buzağıları koruyordu belki de.

vahsi-dogada-yuruyus-55

Dört, beş kişinin el ele vererek çevirebileceği genişlikte yaşlı bir zeytin ağacı, buradaki yapı kalıntıları da bize buralardaki çok eski yaşantı hakkında bir bilgi veriyor. Büyük ihtimalle Rumlardan kalma ağaç ve evler, daha sonra Türkler  kullanmışlardır.

vahsi-dogada-yuruyus-67

Bugün işimiz keşfetmek ve araştırmak olduğu için daha önceleri gitmeye fırsat bulamadığımız karşıdaki tepelere gittik, buralarda da taş yapı kalıntıları vardı, bunlar hayvan ağırları olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.