Renkler ve Güzel Buluşmalar

En son günlük yazım 23 kasım’da yayınlanmıştı, yaşam dümdüz bir çizgide gitmiyor, bizim dışımızda birçok olay gelişiyor, bazen olayların akıntısına kapıldığımız oluyor. Datça’da yaşamak benim için bir güç, bir yaşam kaynağı ama artık yaralı bir kuş gibi çırpınan Datçamızda bize sonunda kalacak olan göklerdir diye düşünüyorum. Dağ, taş acımasızca çelik demirlerle dövülüyor, tüfek icat oldu mertlik bozuldu misali, inatla, hırsla, aceleyle yapılan bir çaba var. Birkaç gün önce pencereden baktığımda inanılmaz güzel bir gökkuşağı karşımda duruyordu. Aceleyle fotoğraf makinamı alarak koştum dışarıya, bu gök kuşağını en güzel nasıl görüntülerim diye, evlerden başka bir şey görünmüyordu, çok nadir görebileceğim bu manzarayı maalesef tam değerlendiremedim. Birkaç yıl önce boylu boyunca uzanan o yeşillikler, badem, zeytin bahçelerinin yerinde binalar yükseliyordu, yükselmeye de devam ediyor, hızını tahmin edemezsiniz. Öyle bir gökkuşağıydı ki bir ucu Karaköy dağlarında bir ucu Kızlan’daydı, altında bulutlarla, ışıldayan altın bir taç gibi.

Bu zaman zarfında beni mutlu kılan olay torunum Aslı Esin’in doğum günüydü, bütün tasalarımız artık gelecek kuşaklar için, onlara nasıl bir dünya bırakacağız, yaşamları nasıl olacak, zamanın akan sularında hepimiz bilinmez bir yerlere doğru sürüklenirken cevap veremediğimiz sorular. Bu güzel zamanın ardından komşumuzun zamansız vefatı bizleri derinden üzdü, birkaç gün evde kendimi dinlediğim zamanlardı, bir anlamsızlık kaplıyor insanın içini. Sessizce bir sonbahar yaprağı gibi toprağa düşüp zamanın koridorlarında yitip gidiyorsun, bazen hatırlanan bir anıda buruk bir gülümsemeyle anıldığın zamanların dışında. Yaşam bütün hızıyla devam ediyor, herkes kendi derdinde, ateş düştüğü yeri yakıp geçiyor.

Yine bu zaman zarfında arkadaşlarla buluşmalar, sohbetler yaşadığım güzel anlardı, bir ara Burgaz’a yürüyüş yaptım, gün batımının gökyüzündeki renklerini izledim. Bu sayfamda sizlere 4 aralık pazar günü bir öğleden sonra Emecik’te yaptığımız gezinin izlenimlerini paylaşacağım. Yine rengarenk, diblendirici bir gezi oldu. Yaşadığımız güzel bulışmalardan biriydi, özlediğim, sevdiğim arkadaşlarımla.

emecik-renkleri-7

O gün hava kapalıydı, bir gün önce hava durumunda da yağışlı gösteriyordu. Kızlan’da Ekrem İpek arkadaşımla buluşup, yanımıza öğremcim Mustafa Dedeyi’de aldık, Emecik’in yolunu tuttuk. Birlikte bir zaman geçirmekti amacımız, bu havada Emecik sokaklarında dolaşmanın hoş olacağını düşündüm, fotoğraf ve videolar da çekme imkanımız olurdu. Ekrem arkadaşımla uzun bir zamandır yapamadığımız bir şeydi, Datça sokaklarında dolaşmak, birlikte fotoğraflar çekmek. Gezdiğiniz insanların sizi anlayabilmesi, ortak heyacanlar duyabilmeniz güzel oluyor. Emecik sokaklarında güz görüntüleri, renkleri hakimdi. Sarılar, yeşiller, kırmızılar bir tablo oluşturuyorlardı.

emecik-renkleri-4

Beyaz badanalı evin yanında duruyoruz, karşılarda balık gözü objektifle çekilen fotoğraflar gibi bir manzara var. Her zaman tertemiz, beyaz badanası ile dikkati çeken evin yanında mutlaka durup bu manzaraya bakarsınız, burada fotoğraflar çekersiniz. Bu sokaklarda gördüğünüz harap haldeki Datça evleri size eski yaşam hakkında bir bilgi verirler.

emecik-renkleri-3

Arkadaşlarımla, manzarayı izlediğimiz güzel anlar, fotoğraflar, videolar bana bir hüzün verirler, akan bir ırmaktan aldığımız küçük bir tas su gibi, bir daha yaşayamayacağımız bir andır bu. Gülüşler, duruşlar, bir araya gelişler o an içindir, yaşam sayfalarından birini daha çevirdiğimiz günlerden hatıralar. Yaptığım videolarda bu hüzün hissedilir, yaşamın derin hislerindendir benim açımdan.

Ne zamandır bu manzarayı bu şekilde görüntüleme fırsatım olmamıştı, bir ışık bir kenardan çıkıvermiştir hep. Bu havada bir tabloyu andıran bir manzarayı izleme ve fotoğraflama şansımız oldu. Güneşin de manzaraya kattığı bir ruh oluyor tabii. Aynı manzarayı değişik ışıklarda her çekişinizde farklı bir manzaraymış gibi karşınıza çıkacaktır, emprestyonist ressamlar bunu ispatlamışlardır.

 

emecik-renkleri-2

İlk geldiğim yıllarda ova yemyeşil bir tarım alanıydı, şimdi fotoğrafta görüldüğü gibi yapılarla dolmuş vaziyette. Yapılaşma derken sorun yapıların yapılmasında değil, hemen dibimizdeki Simi bunun örneği. Site şeklindeki yapılaşma ve yapılarda belirli bir ortak temanın olmayışı bütünlüğü bozuyor. O denli para harcanarak yapılan yapılara, Çevre yolundan baktığınızda bunu daha iyi anlıyabiliyorsunuz.

emecik-renkleri-5

Bu sokak her zaman güzel fotoğraflar çektiğimiz bir yer, her ışıkta değişik güzellikte görüntüler elde etmek mümkün. Eski yapılarla, sonradan yapılmış yapılar uyum içinde, yola sarkan harıp ağacı manzaraya bir derinlik kazandırıyor, evin sahibinin duyarlılığı ile bahçedeki güzelliğini koruyor. Bu gibi manzaraları bozan etkenlerden biri yapıların büyüklüğü veya balkon gibi ayrıntılar. Eski yapılardaki sadeliği göremezsiniz.

emecik-renkleri-6

Renkler, lekeler öyle güzel bir tablo sunuyorlar ki, bu sokaklarda gezmek te, fotoğraf çekmek te ayrı bir güzel.

Renkler ve Güzel Buluşmalar” için 3 yorum

  • 9 Aralık 2016 tarihinde, saat 09:29
    Permalink

    Ellerinize sağlık çok güzel bir gezi olmuş. ..Sayenizde biz de gezdik…..Ama çok kıskandım en kısa zamanda taklit edeceğim.

    Yanıtla
  • 27 Aralık 2016 tarihinde, saat 09:26
    Permalink

    Merhaba,
    orada gibi oldum. Kim bilebilir belki bir gün ben de gezi ekibinize katılırım.

    sağlıcakla.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir