Knidos Aslanlı Mezar

Knidos dendiği zaman akla ilk gelenler, Knidos Afroditi, Knidos Aslanı, Knidos Demeter’i gibi heykeller oluyor, bunlardan Knidos Afroditi ile ilgili bilgileri o dönemlere ait sikkelerin üzerindeki resimlerden,  heykelin daha sonraki dönemlerde yapılmış kopyalarından , gezginlerin anlattıklarından biliyoruz, ama sonuçta Knidos Afrodit heykeline ait bir bulgu şimdiye kadar olmadı, çeşitli söylentiler, rivayetler internet ortamında yazılıp, çiziliyor. Knidos aslanı ve Demeter heykelleri British Museum’da sergilenmekte. Charles Newton bu heykellerle birlikte sandıklar dolusu buluntuyu da İngiltere’ye götürmüştü, onlar hakkında bir bilgim yok.

Knidos Aslanı ile ilk bilgim, yıllar önce Şehit Ersoy Yorulmaz Lisesinde çalışırken oldu. Okul kütüphanesinde rastladığım kitapta 1850 li yıllarda Knidos’u kazıp, bulduğu eserleri İngiltere’ye götüren Charles Newton’un bu kazılarla ilgili anıları vardı. Kitap okulun kütüphanesinde tesadüfen elime geçti , üzülerek , kızarak ve merakla okudum . Charles Newton ” A history of discoveries at Halicarnassus, Cnidus and Branchidae” ( Halikarnassos, Knidos ve Didim’de Keşifler Tarihi ) isimli katabında bu konuları anlatıyor. Türkçesi de var gördüğüm kadarıyla. Aradan yıllar geçti Datça Detay ile birlikte çeşitli konuları araştırırken doğal olarak Knidos en ilgimi çekendi, yıllarca Sanat Tarihi derslerine girmiş olmamın da etkisi büyüktü bu ilgi ve araştırmalarda. Bu çalışmalar sırasında Knidos ile ilgili fazla kaynak bulamadım, George E. Bean’in Karia Kentleri kitabında Knidos’tan söz ediliyordu, o kitaba bakarak birkaç yeri gezdim, fotoğraflar çektim.

Son olarak Knidos Aslanı’nın bulunduğu ve bir zamanlar üzerinde durduğu anıt mezara gelmemi tetikleyen şey Oktay Sönmez’in ” KNİDOS Mavide Uyuyan Güzel ” kitabı oldu . İzmir’de kitapçılarda antik kitaplar ararken elime geçti, oysa Datça’daki kitapçıda da varmış sonradan önünden geçerken gördüm. Kitabı birkaç kez okudum , tabii o sıralarda devamlı Knidos’a gelip gezdiğim için kitabı okurken kitapda bahsedilen bir çok yeri görmenin avantajını ve heyacanını yaşadım . Demeter Kutsal Alanını, Akropol ve Aslanlı anıtı görmemiştim . Kitapta bu yerler tanıtılıyor , tarif ediliyor o tariflere göre bu yerlere ulaştım ve daha bilinçli olarak gezdim.

Anıtın yapılış tarihi M.Ö 3. veya 4. yy arasında tahmin ediliyor. Anıtın yapılış yıllarına bakılarak Spartalılar ile Atinalılar arasında yapılan ve Atina’ nın Pers donanmasının da yardımıyla kazandığı bu savaşta ölen ve kahramanlık gösterenlerin anısına yapıldığı sanılıyor. İngiliz Charles Newton 1850 li yıllarda Deniz Yolundan Knidos’a geliyor, kampını kurarak kazmaya başlıyor ve bulabildiği her şeyi savaş gemilerine yükleyerek İngiltere’ye götürüyor. Söylenenlere göre o zamanki yetkililerden izinler alınıyor ve ferman çıkartılıyor ama bununla ilgili bir belgenin olmadığını okumuştum bir ara.. Götürülen eşsiz eserlerden birisi de Knidos Aslanı . Newton onu burada anıtın dibinde, yarısına kadar gömülü bir vaziyette buluyor .

knidos aslanı

British Museum’da sergilenmekte olan Knidos Aslanı ve sağ üstte  Charles Newton’un 11 tona yakın ağırlıktaki heykeli vinçle kaldırışı görülüyor.

Knidos Aslanının yerinden, yurdundan uzak mahzun duruşu Datça’lılara bugün limanda duran aslına yakın boyutlardaki mermer aslan heykelini yaptırtmıştır. Datça’da yaşayan heykel ustası Elbruz’a göre aslan gözü limana giren gemilerin üzerinde özlemle yurduna döneceği günleri beklemektedir.

knidos arslanlı mezar haritası

Arslanlı mezara gelmem kolay olmadı, yöredekilere sorduğumda tam bir bilgi alamadım, Knidos’tan baktığımda tahmin edebiliyordum ama oraya nasıl gidileceğini bilemiyordum. Bir gün arkadaşlarımı yanıma alıp yola çıktım ve mezar anıtını bulmam zor olmadı. Haritada Mezar Anıtı’nın bulunduğu Aslanlı Burun görülüyor, Knidos’un neresinden bakarsanız bakın Aslan burnunu görürsünüz. Aslanlı Br. Bağlarözü koyundan hemen sonra, gelmek için gidiş geliş 4-5 km lik bir yürüyüşü göze almak lazım. Bir yol, Bağlarözü’ne inen yolu geçtikten sonra tepedeki vericilere giden toprak yola giriyorsunuz, buradan aşağıdaki koya inen toprak yoldan devam edip, koya varmadan sağdan tepeye tırmanmanız gerekiyor. Diğer bir yol Domuzini koyundan patika yolları kullanarak yapacağınız yürüyüşle anıt mezara varıyorsunuz.

knidos-aslanli-mezar-18

Fotoğrafta vericilerden koya ( Bağaltı ) inen yol görünüyor, bu kısımlarda araziler dikenimsi bitkilerle kaplı, diğer patika yoldan gelenlerin patika yolu iyi belirlemesi lazım, yazın da tavsiye etmem.

arslanlı burun

Knidos Aslanının bulunduğu Aslanlı anıta ilk gelişim 2010 yılıydı, 2011 yılında bu fotoğrafı çektiğim Bağlarözü tarafından geldim. Burun ve tepedeki Anıt Mezarın görünüşü böyle, yapı oldukça uzaktan seçilebiliyor. Arkada, ileride Kap Krio yarımadası ve Knidos görülüyor. Aslanın anıtın bulunduğu tepeden indirildiği düzlük araziler de bu fotoğrafta seçilebiliniyor.

knidos aslanlı mezar'ın denizden görünüşü

Aslanlı Buruna ne zaman gelsem açıklarından geçen yük gemilerine, kotralara, bazen de yolcu gemisine mutlaka rastlamışımdır. Antik çağda da bu denizler oldukça  hareketli olmalı, birçok tekne aslan heykelini görerek yoluna devam ediyordu. Fotoğraf denizden çekildi, Knidos istikametine giderken dikkatli bakarsanız mezar anıtını görürsünüz.

knidos-aslanli-mezar-3

En son anıt mezara 2014 yılında arkadaşımla Domuzini koyundan hareket ederek, patika yollardan geldik, bu gelişimde Charles Newton tarafından Knidos aslanının koya indirildiği güzergahın da fotoğraflarını çektim. Anlatılanlara göre büyük bir sal yapılmış, sala konan aslan açıkta bekleyen savaş gemisine yüklenmiş, slanın açıkta bekleyen savaş gemisine yüklenmesi uzun bir zaman alıyor.

Knidos Aslanlı Mezar” için 3 yorum

  • 13 Eylül 2015 tarihinde, saat 12:39
    Permalink

    Muzaffer bey resimler için teşekkürler. Ancak, bu ünlü arslan heykelinin M.Ö.394 yılında Pers Satrapı ile müşterek hareket eden Atinalıların Sparta filosunu Knidos açıklarında yenerek Spartalı amirali öldürdükleri için bu anıtın dikildiği söylemi temelden yanlış! Bu hata önce C.Newton tarafından işlenmiş, arkadan da şimdi hasta olduğunu üzüntü ile öğrendiğim kaptan Oktay sönmez taraf

    Yanıtla
    • 13 Eylül 2015 tarihinde, saat 12:51
      Permalink

      Muzaffer bey resimler için teşekkürler.Ancak Arslan heykelinin M.Ö.394 yılındaki Pers satrapının yardımı ile Atinalıların Knidos açıklarında Sparta filosunu yenerek Sparta amiralını öldürmesi nedeniyle dikildiği savı temelden yanlış. Önce C.Newton bu hatalı fikre kapılmış, arkadan da şimdi hasta olduğunu üzüntü ile öğrendiğim kaptan Oktay Sönmez de aynı yoldan gitmiş. Ramazan ve Christine Özgan hocalarımız stil özelliklerine bakarak uzman gözü ile , bu dıştan dörtgen-içten ise daire biçimindeki anıtın (heykel 3 küsur metre uzunluğundadır) erken Hellenistik devre ait olduğunu ve bunun bir zafer anıtı değil, adı bilinmiyen hatırlı bir kişinin mezar anıtı olduğunu söylüyorlar.Hellenistik devir B.İskender’in M.Ö.323 yılında Babil’de bir humma nöbeti sonucu vefatı ile başlayıp M.Ö.31’de Yunanistan yarımadasının batı tarafındaki Actium’da Kleopatra ve Marcus Antonius’un Octavianus (sonra ilk imparator Augustus) ve amirali ve damadı Agrippa tarafından yenilgiye uğratılmaları ile sona erer. Bu durumda eksper görüşlerine uymak zorundayız.saygı ile…Esin- A.Bilgin Turnalı.

      Yanıtla
  • 2 Haziran 2018 tarihinde, saat 15:59
    Permalink

    Sayın Muzaffer ÖZGEN Bey, bu çalışmanızdan dolayı sizi tebrik ederek kutluyorum. Mükemmel bir yorumlama ile fotoğraflarla desteklediğiniz sunumunuz çok kıymetli bir belgesel olmuş. Sizi tekrar kutluyorum. Piri Reis’in değişiyle Vesselam. Fatih A. TÜRKÜSTÜN. Gemi Süvarisi. İzmir

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir