Kızılbük Kocadere Çağlayanları Yürüyüşü

27 Ocak Cumartesi günü arkadaşım Ekrem İpek ile Kızılbük’e akan Kocadere çağlayanları boyunca yürüdük. Birkaç gündür fırtına şeklinde esen rüzgarlarla etkili olan soğuk hava nedeniyle pek dışarıya çıkamadık. Cumartesi günü rüzgarın hızı biraz azalınca bunu değerlendirelim dedik, güneşli bir hava olsa da soğuk tam kırılmış değildi. Böyle zamanlarda Akdeniz’e bakan vadilerde oldukça ılık havalar olur. Burada yürümemizin bir nedeni buydu diğer nedeni de yürüyüşe geç başlamamızdı, bu parkur bu açıdan uygundu. Ocak ayında yağan kuvvetli yağmurların bu dereleri coşturduğunu tahmin edebiliyordum, bu halini görelim istedik. Hemen hemen her sene bu aylarda bu parkur boyunca yürümüşüzdür. Bu yıl Kocadere’nin aktığı Kızılbük koyu’na açılan orman yolu ile bu doğada oldukça değişiklikler oldu. Yeni yürüyüş parkurları ortaya çıktı, Kocadere’ye akan derelerin üzerinden geçen yollar bu derelerin önünü kesmekte, toprağın geçirgen olmadığı kısımlarda dereler yola akarak bazı kısımları bozmuş.

datça hızırşah aşlama

Hızırşah Aşlama’ya kadar arabamızla geldik, burada arabamızı park ederek Kızılbük’e açılan yeni yolda yürümeye başladık. Yürüyüşümüzün başında çoban ve koyunlarıyla karşılaşmamız hoş anlardı. Bu anlarda video kaydı nedeniyle fazla fotoğraf çekemedim. Yürüyüş boyunca nerdeyse fotoğraflar kadar video çekmişim, bunları kurgulayarak kısa bir film ortaya çıkacak, çok hoş görüntüler olduğunu söyleyebilirm. Muzaffer Özgen Youtube kanalımda bu yaşadıklarımı video olarak paylaşıyorum.

Yolun başlangıcında iki yerdeki oyuklar arkadaşımın dikkatini çekti, geçenlerde geldiğimizde yoktu. Açılan kısımlardan çıkan keramik parçaları yola dökülmüştü. Yeni orman yolunda biraz gittikten sonra yoldan çıkarak patika yollardan karşı taraftaki vadiye doğru yol aldık.

Geçen yıllarda yine Aşlama’dan başlayarak Kocadere boyunca doğanın içinde yürümüştük. Bundan sonraki yürüyüşümüz o kısımlarda devam edecek. Doğanın kendi yollarında yürümenin tadı başka, rüzgardan eser yoktu, çevredeki yüksek dağlar buralarda bambaşka bir iklim oluşturuyor. Güneş te olunca tam bir bahar havası, kuş sesleri havanın değişmesinin en güzel belirtisi, uzaklardan duyduğumuz su sesleri derelerin ne denli coşkuyla aktığının habercisiydi.

Yükseklerden akan suların sesiyle ilk çağlayana ulaştık, hemen önümüzde çağlayana ulaşan bir kol var, yazımızn başında değindiğim yolun etkisiyle eski coşkulu hali yoktu.Sarp arazilerden, dar vadilerden akan birçok küçük kol Kocadere’de buluşuyor. Bu kollar üzerinde de ilginç çağlayanlar var, geçmiş yıllarda keşif gezileri yapmıştık.

Sular geçen yıla göre oldukça yoğun, dolayısıyle çok hızlı ve kuvvetli bir şekilde kendilerini yükseklerden bırakıyorlar. Çok özel araziler, yapılanları gördükçe bu güzelliklerin çok fazla önemsendiğini düşünmüyorum. Yine hatırlatmakta yarar var; bu çağlayanlar kış yağmurlarıyla oluşan dereler üzerinde , arazi yapısının sert olduğu vadilerde . Burada, Aktur taraflarında, Datça Hurması vdilerinde bu güzellikleri görebiliyoruz. Doğanın bir mucizesi, aylarca çağlayarak akan sular doğaya çok hoş bir hareket, müzik ve görüntü kazandırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.