Livaneli ile Sevdalım Hayat (Şarkıları & Öyküleri ) Datça Konseri

Besteci ve yazar Zülfü Livaneli, orkestra şefi Rengim Gökmen, orkestra düzenlemelerini yapan besteci ve orkestra sefi Oğuzhan Balcı, konser solistleri Teyfik Rodos, Zeynep Halvaşi, Görkem Ezgi Yıldırım Datça Amfi Tiyatro da ‘Zülfü Livaneli İle Sevdalım Hayat’ konserinde Datça Amfi Tiyatro’da aynı sahnede buluştu.

livaneli ile sevdalım hayat datça konseriLİVANELİ İLE SEVDALIM HAYAT ŞARKILAR VE ÖYKÜLER DATÇA SEYİRCİSİ İLE BULUŞUP, BÜYÜK BEĞENİ KAZANDI.
Kerkik Solfej tarafından Datça’da Açıkhava Konserleri kapsamında düzenlenen konserde, konser solistleri Teyfik Rodos, Zeynep Halvaşi, Görkem Ezgi Yıldırım, Rengim Gökmen yönetiminde ki , Livaneli Filarmoni Orkestrası eşliğinde Zülfü Livaneli şarkılarını seslendirdiler. Konserde Zülfü Livaneli: ‘ Datça’da ilk konserimiz. Datça bizim yurdumuz. Can Babanın yurdu, Can Şenliği.. Hepsine selam olsun. Konser bu güne kısmet oldu. Ben konser vermeyi bırakmıştım.. Yıllardır konser yoktu. Kitaplarımı yazıyorum, kitaplarımı yayınlıyorum, kitaplarımla ilgili seyahatler yapıyorum. Birgün Teyfik Rodos arkadaşımız geldi. Beni ikna etti. Rengim Gökmen hoca dedi. Rengim Gökmen deyince akan sular duruyor. Türkiye’nin ve dünyanın büyük orkestra şefi.. Onun sunduğu bu muhteşem müzisyenler. Emin olun dünyanın pek çok yerinde benim eserlerimi Berlin Flarmoni, Londra Senfoni, çaldı, Moskova Senfoni, çaldı , çok çalındı ama en çok keyfi ben bu arkadaşlarım çaldığı zaman alıyorum, çünkü hem teknik olarak, çok üstünler hem de gönül telleri bizim, bizden.Bir de solistlerimiz.. İşte gördünüz. Bunların oluşması kolay değil. Bunlar bir araya gelmiş bir şeyler yapmışlar değil. Türkiye de tek de değil. Biliyorsunuz Flarmoni Orkestrastralarımız, senfonilerimiz, bestecilerimiz, muhteşem eserlerimiz, muhteşem müzisyenlerimiz var. Sayıları binlerle ölçülücek. Bütün bunları bir kişiye borçluyuz, o büyük dehasıyla Mustafa Kemal Atatürk’e Her zaman minnet duyuyoruz. Minnet duymak zorundayız. Yolumuz, ışığımız onun gösterdiği yoldur. Yalnız bizim için değil dünya içinde gösterdiği yol, dünyayı da kurtaracak yoldur. ‘ dedi

Anlatımlı konserde , özel hazırlanmış görselleri, Zülfü Livaneli’nin hayatından kesitler, bestelerinin hikayeleri ve ülkemizin yakın tarihinde yaşanan trajıkomik yaşanmışlıklara değinildi.
Konser solistlerinden, İstanbul Devlet Opera ve Balesi  sanatçısı Zeynep Halvaşi ile yaptığım röportajı sizlerle paylaşıyorum.

Artvin doğumlu Zeynep Halvaşi, Ilkokul, ortaokul eğitiminden sonra Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Keman Bölümünü kazandı. Mezun olduktan sonra, aynı yıl (1996) Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Opera Şan Bölümünü kazandı. Müzik eğitimimin devam ettiği dönemde 3. sınıf öğrencisiyken, Ankara Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’nün açtığı sınavla önce sözleşmeli, sonrasında kadrolu sanatçı olarak çalışmaya başladı. . 2000 Yılından bu yana Devlet Opera ve Balesi sanatçısı.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Nijerya’da recm cezasına çarptırılan Emine Lawal’ın cezasının affedilmesi ve Türkiye’de kadına karşı şiddete dikkat çekmek için “Asya’dan Avrupa’ya Emine Lawal için yaşam yürüyüşü’ gerçekleştiren Nazmiye Halvaşi’nin kızısınız. Kadınların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini savunan bir anneniz var. Datça’da ‘Nazmiye hanımın kızı’ olarak biliniyorsunuz. Annenizin sizin yaşam tablonuza vurduğu fırça darbelerini anlatır mısınız?

ZEYNEP HALVAŞİ: Annem benim hayatımda , bilhassa sanatsal anlamda çizdiğim yoldaki en büyük destekcim. Eğitimim süresince ve sonrasında oluşturmaya çalıştığım kariyerimin her noktada koşulsuz arkamda bulundu.. Annemin desteği herseyden önce çok güçlü olduğumu ve hiçbir koşulda yalnız olmadığımı hissettirdi. Annem ve tabii tüm ailem. Sanırım benim hayatımda sadece bir anne değil, bana en yakın dost ,güçlü bir rol model, ve en büyük destekçi.. Ona olan teşekkürümü, minnetimi nasıl dile getirebilirim bilmiyorum. Zira o duygu sonsuz ..…

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Yazar ve besteci Zülfü Livaneli, orkestra şefi Rengim Gökmen, solist ( bas )Teyfik Rodos ve (soprano) Görkem Ezgi Yıldırım ile İstanbul’dan başlayan bir turne programında, (alto) Zeynep Halvaşi olarak nasıl yer aldınız? Yollarınız ne zaman keşişti?

ZEYNEP HALVAŞİ: Devlet Opera ve Balesi ile başlayan profesyonel meslek yaşamı, Tevfik Rodos ile tanışma ve dost olma şansını yıllar öncesinden yakalamıştım. Tevfik Rodos ile tanışıklığı ve dostluğu da beraberinde getirdi, geliştirdi. Tevfik Rodos’un benimle ilgili sanatsal olarak neler yaptığım ve yıllardır gerçekleştirdiğim senfonik türkülerle ilgili bir izlenimi vardı. LİVANELİ İLE SEVDALIM HAYAT ŞARKILAR VE ÖYKÜLER , projesi Tevfik Rodos’un büyük çabası,emeğiyle oluşmuş ve bence son yılların en önemli konser ve sözlü tarih projesi Ve tabii Orkestra Şefimiz Rengim Gökmen’in de büyük katkısı var. . Bu kadro oluştuktan sonra ortak bir kararla davet edildim ve ben de bu projenin içinde büyük onur duyarak, mutlulukla yer aldım.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: ‘SEVDALIM HAYAT’ anlatımlı konserde, 48 kişilik Livaneli Filarmoni Orkestrası.ile birlikte sahnede olmak nasıl bir duygu? Anılarla müzik ve ülkemizin yakın tarihine dokunuşlar… Müzikalite ve görsel açıdan ilginç ve çarpıcı olan bu projede yer almak sizde heyecan yarattı mı?

ZEYNEP HALVAŞİ: SEVDALIM HAYAT’ projesi, 48-50 kişilik Livaneli Filarmoni Orkestrası ile birlikte yaptığımız bir proje. Birbirinden yetenekli genç sanatçıların, arkadaşlarımın , meslekdaşlarımın oluşturduğu bir orkestra. Muhtesem bir performansları var. Bence her şeyden önemlisi, buna sadece bir konser projesi olarak bakmamaları.. Sayın Zülfü Livaneli’nin müzikleri şarkıları birkaç kuşağın, bizim annelerimizin de , benden daha genç arkadaşlarımın da ezbere bildiği , Türkiye tarihine kilometre taşı olmuş şarkılar… Bu şarkıları seslendirmek , maestro Zülfü Livaneli ile aynı sahnede olmak.büyük onur.. Benim açımdan her konser, her prova, hayata ve müziğe dair ders gibi. Zülfü Livaneli’nin anlattığı yakın siyasi tarihimiz ve kendi anıları , şarkıların oluşum hikayeleri inanılmaz keyifle, heyecanla dinlediğim anılar. SEVDALIM HAYAT’ projesinde olmanın her birimiz için çok onur verici olduğunu ve hepimize çok büyük bir tecrübe edindirdiğini düşünüyorum.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Zülfü Livaneli parçaları söylemek ve bir tarihi müzikle anlatmak.. İzleyicilerden turne boyunca nasıl geri dönüşler aldınız?

ZEYNEP HALVAŞİ: Yoğun bir turne programı başladı ve önümüzde ki aylarda da devam edecek İstanbul’ da, Harbiye Açıkhava’da SEVDALIM HAYAT’ projesi açılışını yaptık. Sonrasında Bodrum, Çeşme, Ayvalık, Kuşadası , Datça konserlerimiz gerçekleşti. Turneler inanılmaz heyecanlı ve keyifli geçiyor. Binlerce insan sizinle birlikte , o şarkıları tek bir ağızdan söylüyor. Muhteşem korolar oluşturdu seyirciler. Bu sadece Livaneli şarkılarına özlemle tanımlanabilecek bir şey değil, sanırım ben dahil hepimiz Zülfü Livaneli yi sahnede görmeyi, dinlemeyi, izlemeyi çok özledik, Ve tabii konserlere dair geri dönüşlerde aynı oranda şahane oluyor. Sanırım bundan sonraki konserlerimiz de aynı şekilde devam edecek. Büyük korolarla gerçekten muhteşem konserler yapıyoruz.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Türkülerle ilişkiniz nasıl başladı?

ZEYNEP HALVAŞİ: Bizi anlatıyor tüeküler, bize aitler. Ve tüm farklılıklarının, tüm zenginliklerin harmanlandığı sanatsal , toplumsal bir yapı. . Profesyonel meslek yaşamına girdikten sonra aldığım eğitimle bu türküleri harmanlamak,, doğuyla batı sentezini biraraya getirmek istedim. Yerelden ulusala, ulusaldan evrensele prensibi ile birtakım projeleri hayata geçirmek için pek çok çalışma yaptım. Bu çalışmalardan ilkine Devlet Opera ve Balesi’nin Orkestra Şefi çok sevgili hocam Maestro BUJOR HOINIC (Troya’nın operasının bestecisi, orkestra şefi Bujor Hoinic) ile başladık. Karadeniz Rapsodi, Harput Senfoni, Anadolu Rapsodi , birçok benzer konserler .. Bilinen, çok sevdiğimiz türkülerimizin senfonik orkestralarla yorumladık. Çok güzel geri dönüşler aldık. Bu sayede çok sesli müziği ve türküleri seyircimiz ile buluşturma şansımız oldu. Bildikleri bir melodiyi onlara farklı bir şekilde ama özünü bozmadan sunma şansımız oldu. Bildikleri bir melodiyi onlara farklı bir şekilde ama özünü bozmadan sunma şansımız oldu.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Şarkı söyledikçe mutlu olduğunuzu belirtmişsiniz. Mutluluk nedir?

ZEYNEP HALVAŞİ:Mutluluğun tanımı, kişiden kişiye değişebilir diye düşünüyorum ama çok temelde olan bir değer var, belki çok klişe olabilir ama sağlık. Sağlıktan daha öte bir kazanım ya da mutluluk olduğunu düşünmüyorum. Ben Zeynep Halvaşi olarak şarkı söyledikçe şarkı söyledikçe, bu hayatta bir şeyler yaptığımı, hayatıma bir şeyler kattığımı , varolduğumu hissediyorum. Sahne çok büyük bir mabed Çok saygı duyuyorum. Benim için çok hayati ve en önemli beslenme kanalım. Şarkı söylediğim zaman kendimle olan savaşımda az ya da çok bir kazanım elde ettiğimi düşünüyorum. Acımı yaşadığımı, mutluluğumu yaşadığımı hissediyorum. Dolayısıyla .nefes almak kadar kıymetli benim için.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Turne kapsamında Datça’dasınız. Datça sizin için ne ifade ediyor?

ZEYNEP HALVAŞİ: Datça, belki ilk duyulduğu anda bir tatil beldesi, şahane denizi, muhteşem güneşi, olağanüstü tarihi ile ilgili bir yer denilebilir ama Datça benim için ev demek. Çünkü ailem burada yaşıyor. Datça’ya geldiğim zaman, anne evime gelmiş oluyorum. Kıymeti, sevgisi, dinginliğin verdiği huzur çok başka Vakit geçirmekten çok keyif aldığım bir yer. Herseyden önce ev demek Datça.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Bundan sonraki projeleriniz nelerdir? Eklemek istediğiniz konular var mı?

ZEYNEP HALVAŞİ:Bundan sonraki projelerde bir albüm projem var. Türküler ağırlıklı bir albüm olacak. Keyifli bir albüm olacağını umuyorum. Önümüzde ki sezon pek çok heyecan bir arada olacak. Sevdalım Hayat konserleri de devam ediyor. İçinde olmaktan, altını çizerek söylüyorum, gurur duyduğum, onur duyduğum hayran olduğum bir projede, hayran olduğum bir sanatçı ile aynı sahnede olmanın mutluluğunu yaşıyorum. ‘Teşekkürler Hayat’ diyorum. .
Sayın Zeynep Halvaşi ile sohbet çok keyifliydi. Başarıları daim olsun.

Haber ve fotoğraflar: Esmeri Alev Ekebaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.