Kıyılar Bizimdir Kurubük Böyle Güzel

Yeni yıla girer girmez Kargı Koyu’nda özelleştirilerek imara açılan yerlerin şokunu atlatamadan Mesudiye Kurubük’ün Muçev Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından günübirlik kullanım için kiraya verileceğini öğrendik. İhale 26 Ocak’ta yapılacaktı, ve buna karşı gerekli girişimler başladı. İhale günü yaklaşırken herkes diken üzerindeydi, 12 Ocak Cuma günü Datça Kent Konseyi Kıyı Çalışma Grubu ve Muğla Çevre Platformu’nun Palamutbükü’nde Kurubük ile ilgili bilgilendirme toplantısı vardı. Bir gün önceki fırtınalı, yağmurlu bir havadan sonra 12 Ocak Cuma günü inanılmaz bir şekilde aydınlık, güzel bir havayla uyandık, saat 14.00’e yaklaşırken de toplantıyı izlemek üzere Palamutbükü’ne doğru yola çıktık.

kurubük etkinliği

 

Toplantının Sahil Cafe’de yapılacağı belirtilmişti, bu denli bir kalabalığı beklemiyorduk,  oldukça zor yol aldık. Datça merkezinden, çevre yerleşimlerden birçok kişi oradaydı.

koylar için etkinlik

Datça Kent Konseyi Başkanı Hayriye Balkan, Muğla Çevre Platformu Datça Üyesi ve Kent Konseyi Kıyı Çalışma Grubundan  mimar Faruk Şahin konu ile ilgili açıklamalarda bulundular. Bu konuşmalarda Kurubük’ün ihaleyle kiralamaya çalışılmasının yanlışlığına değinilerek. ” Kurubük birinci derece sit alanı, orman alanı, 2014 çevre planında günübirlik kullanım için işaretlenmemiş bir alan. Kurubük’ün çevresinde bile yapılaşma yapamazsınız. Kıyılar halkındır, Anayasa’da devletin hüküm ve tasarrufu altındadır der, burada yapılan devletin millete ait olan ve organlar vasıtasıyla kullanılan egemenliğinin Muçev Ltd. şirketi gibi bir şirkete devredilmiş olmasıdır. Bu kamuya ait yerlerin ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesinin bir türüdür. Bu yasaya ve kıyı kanununun hükümlerine net bir şekilde aykırıdır. Kuran kim olursa olsun Muçev Tur. Tic. Ltd. Şti. bir şirkettir ve bir şirketin temel aracı ticarettir, kar etmektir. Anayasa’ya göre kıyılar ticaret konusu olamaz. ” denildi.

Datça Kent Konseyinin Kıyı Çalışma Grubundan Mimar Faruk Şahin konuşmasında ” Size bugün Kurubük’le ilgili ayrıntılı teknik bilgi verebilirim ama burada şu kalabalığı gördükten sonra bu bilgilerin bir önemi kalmadığını düşünüyorum. Bütün bu şekildeki işgallere karşı koyabilmenin en temel öğesi bugün burada bu şekilde toplanabilmiş olmamız. Ne denli haklı olursanız olun, ne kadar dava kazanırsanız kazanın bugün olduğu gibi bir araya gelip karşı koymazsanız tam bir sonuç alamazsınız, benzer olaylar sürer gider. Devam edecek işgallere karşı her seferinde daha da kalabalıklaşarak karşı koymamız lazım. O yüzden herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Geçen yıl İskele mahallesindeki sahiller işletmelere zorla kiralandı, bir kağıt imzalatılarak sahilden para toplanmaya başlandı. Biz kıyı çalışma grubu olarak yapmayın, bunu imzalamayın dedik, böyle bir hakları yok, bu yargı yoluyla da ispatlandı. Eğer gelir de buralarda senin yanındaki kumsalı sana kiralıyoruz derlerse yetkileri yok, imzalamayın. Hep beraber dava açın, Azmakbaşı’nda, Gökova’da kazanıldığı gibi kazanırsınız. Bu tür kıyı kullanımına esas olacak alanlar kıyı şeridinden içeriye 100 m boyunca kamu kurumları dışında kimseye tahsis, satış ya da kira konusu olamaz. ” dedi.

Açıklamaların ardından Doğan Ajans Datça Muhabiri Mehmet Çil söz alarak ” 41 yıllık gazetecilik hayatımda birçok etkinlik gördüm ama buradaki beni inanılmaz heyacanlandırdı, inanılmaz mutlu etti. Buraya gelirken Muçev’den aradılar ve Kurubük’ün kiralama ihalesinden vazgeçtiklerini bildirdiler. Bana resmi açıklamayı da gönderdiler. ” dedi. Bu bilgi alkışlarla sevinçle karşılandı. Daha sonra Mehmet Çil’in , Sadece oranın temizliğini yapacağız dediler demesiyle kalabalık istemiyoruz biz koyumuzu  temizleriz diye tepki gösterdi. Kurubük’te Datça belediyesi’nin çöp kutuları da bulunuyor.

” Sık sık kıyılar halkındır, işgallere hayır ” sloganı atılırken Datça’ da 77 koydan 22 tanesinin günübirlik hizmet noktası olarak, 18 tanesin de günübirlik kullanım alanını olarak işaretlenmiş olduğunu öğrendik. En azından işaretlenmemiş olan koyları korumamız gerektiği vurgulandı.

Katılımcılardan Doğan Can söz alarak ” Muçev benzeri kuruluşların verdikleri sözlere hiç bir zaman güvenmiyorum. Yarın fikirlerini değiştirebilirler, Yarın Datça sahillerinde denize girecek yer bulamayabilirsiniz ” diyerek Datçalıları her zaman böyle görmek istiyoruz, halkın gücü bütün güçlükleri yener dedi.

Bir kadın arkadaşın  Akçabük’ün tellerle çevrilmesine değinerek denize giremiyoruz, oraya da bir önlem gerekiyor. demesi üzerine Datça Yerel Tarih Derneği Başkanı Akın Pilavcı konu ile ilgili bilgi verdi. Buna göre, çok öncelerden beri koy sahiplerinin çeşitli girişimlerde bulunmalarına rahmen birinci sit alanı olan yerin statüsünü değiştiremediklerini öğrendik. Konuşmasının devamında Akın Pilavcı ” Taa ki 25.000 lik plan yapılırken maalesef hepimiz uyuduk. Koy günübirlik kullanım alanı olarak işaretlendi. Bununla ilgili toplantıya da çok az insan geldi. Sonuçta koy tel örgüye alındı. Orada hıdrellezleri kutlardık, piknikler yapardık şimdi giremiyoruz. Bundan sonra denize de zor girilecek, ilk 33 m yi ve onun takibinde 50 m yi koruma şansı var. Hepimizin duyarlı olması lazım, bakir koylarımızı kaybetmeyelim. Bodrum gibi olmayalım, birlikte hareket ederek Datçamızı koruyalım.”  dedi.

Koyla ilgili ihalenin iptal edildiği haberi üzerine konuşmalar kısa kesildi, hep birlikte Kurubük’e doğru yola çıkıldı.

Burada el ele verilerek bir sevgi zinciri oluşturuldu, kıyılar bizimdir denildi. Yeşille mavinin kucaklaştığı Cennet koylarımızdan. Küçük, şirin bir koy, yazları tatilcilerin doğa ile iç içe bir zaman yaşadıkları, mutlu oldukları bir yer. Bundan sonra burada piknik yapan, denize giren arkadaşlaımızın daha dikkatli olması dileğimiz. Koy ihaleye verilirken kirlendiği bahane edilmişti, buraya gelenler arabalarıyla geliyorlar giderken çöplerini burada bırakmamalılar. Geçenlerde özellikle gelip incelemiştim, gezdiğimiz koylar içinde en temiz olanı, kışın lodoslarla denizin getirdiği bazı şeyler olabilir artık burada onları da göremeyeceğimizi  bu etkinlikten sonra anladım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir