Güzel manzaralarla, paylaşımlarla geçen iki gün.

datça sındı köyünde hatıra fotoğrafı

Sındı’dan ayrılırken hatıra fotoğrafı çektirdiğimiz bu alana bakarak umarım bu doğal güzellik bir gün bozulmaz dedim.

palamutbükü

Sındı’dan öğle yemeği için Palamutbükü’ne geçildi. Hafif bir lodos esmekteydi, bazı arkadaşlar hemen deniz kıyısına koştular.

bal-gezisi-arilar-1

Palamutbükü’nden sonra Kızlan’a geçildi, Datçamızın genç arıcılarından Alper Kuyucu’nun Gereme bölgesindeki arılarını görmeye gittik.  Alper bu işe gönül vermiş nadir gençlerimizden. Katılımcılar arasında bayağı bir öğrencimin olmasıyla gurur duydum, Alper de onlardan birisi. Onları izlediğim, yanyana geldiğim anlar öğretmenlik mesleğinin en güzel tarafıydı. Alperlerin arıcılık tecrübeleri birkaç kuşağa kadar gidiyor. O da babasından öğrenmiş, yeğenine de bu işin inceliklerini öğretmeye çalışıyor. Alper geleneksel arıcılığın yanında son gelişmeleri de dikkatle izleyen, kendini yeni bilgilerle donatan bir arıcı. Arıcılığımızın iyi noktalara gelmesi için bu tür arıcılara ihtiyacımız var. Alper ve babası Mithat Kuyucu kovanları açarak misafirlere bilgi veriler, tabii bu işle uğraşan arkadaşlar onlarla birlikteydi.  Ben bir grupla biraz daha yakındaydım , korkanlar vardı onlar biraz daha geride.

bal-gezisi-arilar-2

Projenin uygulayıcılarından olan Seferihisar Doğa Okulu’ndan 15  arkadaş bizimleydi. Verilen bilgileri dikkatle dinlediler, fotoğraflar çekildi. Alper Kuyucu kovanlarının bulunduğu yeri tarif ederken ” Kaliteli bitki türlerinin bulunduğu bir yer, yıl boyu bize doğal bal sağlıyor. Keçiboynuzu da burada, meşe de, burası benim için vazgeçilmez, yasal sorunluluğumda bir alan. Tarım alanlarından uzakta olması ilaçlardan da uzak olması oluyor. ” dedi.

bal-gezisi-arilar-3

Alper Kuyucu  ” Arıların şu an en saldırgan halleri, saldıracak olsalar saldırırlardı. Yaban arılarının bir kısmı temizlikçi, bir kısmı dil uzunlukları ile bizim arıların tozlaştıramadığı çiçekleri tozlaştırıyorlar, bombus arıları bunlardan. Eşek arıları ölmüş larvaları, doğada ölmüş, çürümüş bir hayvanı hızla ortamdan temizlemek, doğayı korumak için varlar. Aslında hepsi mucizevi yaratıklar, her birisi denge içerisinde, yerinde var olmalı. ”

bal-gezisi-arilar-4

Alper’in arı koyduğu bölge flora ve arazi olarak ziyaretçiler tarafından beğenildi, böylece Alper’in ballarındaki kalitenin bir nedeni de anlaşılmış oldu. Bu bölge aynı zamanda tarım arazilerinden uzakta, bu da tarım ilaçlarından etkilenmemeyi sağlıyor. Siz istediğiniz kadar kaliteli bal almaya çalışın, tarım alanlarından bulaşmış küçük bir ilaç kalıntısı denetimlerde balınızın değerini alıp görürüyor. Datça’da arıcılar açısından arı konulacak bölgeler gittikçe azalıyor, bu yerlerden biri Kızlan. Damla sulama sistemi ile her yer ekilebiliyor, doğal alanlar sürülüyor. Arıların faydalandığı bitki örtüsü her geçen gün biraz daha azalmakta. Dışarıdan gelenlerce alınan araziler, buraların çevrilmesi, bitki örtüsünün değişmesi gibi etkenler de bunlara dahil. Ormanların diğer bitki türlerini boğması konuşulan konulardan.

Fırsat buldukça Doğa okulu ile faaliyetlerde bulunan genç arkadaşlarla konuşmaya çalıştım, birçoğu ülkemizin değişik yerlerinde Doğa Derneği ile çalışmalarda bulunmuş kişiler. Bunlardan Galip Ener: 30 Yaşında üniversite okumuş, şimdi Doğa Okulunda. ” Datça’yı gezdikçe hala yaşayan köyler olduğunu gördüm, o çok önemli. Bir yer istediği kadar güzel olsun orada insan yoksa hiç önemi yok. Bir şeyler yapacaksan yereldeki insanla birlikte olacak. Buraya gelenler ev yağacağım, şunu  yapacağım diye değil de buradaki insanla birlikte ne yapabilirim demeli. ” dedi.

Işıl Kayagül: İstanbul Üniversitesi Sosoyoloji bölümü mezunu, formasyon aldım, öğretmenliğe başladım diyerek konuşmasına başladı. ” İstanbul’da 9 sene çalıştım. Sonra buğday derneği ile tanıştım, yüze yakın çiftlikle irtibatları vardı, ağılları gördüm. Önce Fethiye’den başladım, sonra eve döndüm ama İstanbul’da kalamadım, canım sıkıldı. Sonra, Çanakkale, İzmir Datça.. Bu gönüllü bir çalışma, giderim de gelirim de olmuyor. İnsanlar bana para sıkıntısı çekmiyormusun diye şaşırıyorlar. Bir çiftlikte çalışıyorum bir giderim olmuyor, ihtiyaçlarım karşılanıyor. Öğretmenken 10 çeşit kıyafet alırdım, şimdi giyim köylerde önemli değil. Işıl arkadaş insanların kendisini sosyal paylaşım sitelerinde takip ettiğini söylüyor, merak ediyorlarmış. ” Şimdi işi bıraksak ne yapabiliriz “diye.

Proje yürütücüsü Burçin Feran ile konuşmamda; Üniversitede biyoloji bölümünü bitirmiş, şimdi deniz kuşları üzerine araştırma yaptığını öğrendim. Selçuk üniversitesinde lisans çalışması devam ediyor. Doğa derneği ile tanışmasını sorduğumda ”  Üniversite yıllarında kuş gözlemcisiydim. Doğa derneği aynı zamanda Birdlife İnternational’ın Türkiye ortağı. Kuş gözlemcisi iseniz Doğa Derneği ile tanışmamanız pek mümkün değil. Üç yıldır Doğa okulunda köydeyim. ” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.