Datça Cumhuriyet Meydanı’nda Atlas’tan Büyüklere Sesleniş

Geçen yıl Birleşmiş Milletler  İklim Paneli’nde açıklanan raporda, önümüzdeki 20 yıl içinde ciddi önlemler alınmazsa, iklim değişikliğinin artık geri dönüşü olmayan bir aşamaya geçeceği belirtildi. Bu denli ciddi bir durumla karşı karşıya olmamıza  rağmen gerekli önlemlerin alındığını göremiyoruz. Dünyanın önde gelen büyük devletleri de dahil birçok ülke  kayıtsızlığını sürdürürken 16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg sesini yükselterek dünyanın dikkatini bu konuya çekmeyi başardı. ” Tek ihtiyacımız olan şey bir gelecek, geleceğimizi çaldınız ” diyen Greta Thunberg’in sesine dünyanın birçok yerinden yaşıtları karşılık vererek kendi ülkelerinde bu konuyu dilllendirdiler. işte bizim ülkemizde de Greta Thunberg’in eylemlerine  destek vererek bu konuyu gündeme taşıyan Atlas Sarrafoğlu Datça Yerel Tohum Şenliği etkinliği çerçevesinde Açık Radyo yapımcısı M. Can Tombil ile Datçamıza gelerek Cumhuriyet Meydanı’ndan büyüklere seslendi.

iklim aktivisti atlas Datça'da

“Merhaba ben Atlas Sarrafoğlu 11 yaşındayım ve İklim Aktivistiyim.

15 Mart için bir çağrı yaptım ve benimle aynı endişeyi paylaşan arkadaşlarım da bu çağrıma cevap verdiler. Sonra onlar da çağrı yaptı. Dalyan’dan Samra, Ayvalık’tan Ege, İstanbul’dan Deniz ve daha yüzlerce arkadaşımla birlikte 15 Mart için dünyanın gidişatına dikkat çekmek amacıyla Fridays For Future etkinlikleri içinde okula gitmek yerine Bebek Parkı’nda toplandık. Fakat bu çağrıyı önce kim yaptı, biliyorsunuzdur.. Greta Thunberg…Greta büyüklere seslenirken “Eviniz yanıyormuş gibi davranmanızı istiyorum çünkü yanıyor” dedi. Greta 16 yaşında İsveçli bir öğrenci. Ağustos ayında Cumaları okula gitmeyip, meclis önünde oturma eylemi yaparak başladığı Okul Grevine dünyadan 1,7 milyon çocuğu peşine takarak devam ediyor.

Evet, Türkiye’de ilk çağrıyı ben yaptım. Sayımız gün geçtikçe artıyor çünkü bizler, bize bıraktığınız mirastan hiç memnun değiliz. Dünyanın en büyük doğa koruma kuruluşlarından biri olan WWF Yaşayan Gezegen 2018 Raporunda doğal yaşamın hızla yok olduğunu söylüyor. Nehirlerde yaşayan deniz canlılarının nüfusu 1970’ten beri %60 azalmış. Yani.. Kurbağa, Kedi balığı, Yılan balığı, Alabalık, yengeç, kanatlı kefaller, timsahlar, Pirana, kaplumbağa… WWF’in raporuna göre bu canlıların çoğu yok oluyor. Kim yok ediyor? Biz insanlar…1950’den bu yana ise 6 milyar ton balık avlanmış, ton balığı değil. İnsanlık gerçekten doymak bilmiyor! İnternette araştırdım. Her gün 25 milyon tavuk öldürülüyormuş. Bir de bilmeden öldürdüklerimizi düşünün…ACABA?? Kaç milyar, trilyar canlının hayatına mal oluyoruz ??? Ve nüfusumuz hızla artıyor. Şu an Dünyada 7,1 milyar insan var. 2050 yılına geldiğimizde 43 yaşında olacağım. Benim yerimde olsaydınız, böyle bir dünyaya çocuk getirmek ister miydiniz? Dünya genelinde deniz kuşlarının (yani kıyılarda yaşayan kuşların) %90’ının karnında plastik bulunuyormuş. Bu oran 1960’larda sadece %5’miş. Sadece kuşlar da değil! 2 hafta önce İtalya’nın Sardunya adasında hamile bir balina ölü halde bulundu. Midesinde 20 kilo plastik vardı. Bu balina açlıktan öldü. Düşünün…..Açsınız, mideniz plastikle dolu olduğu için yemek yiyemiyorsunuz ve açlıktan ölüyorsunuz.  Son olarak…Dünya’nın sadece 4 te biri insan etkisinden korunabiliyormuş. Ancak şimdi bir önlem alınmazsa 2050 yılına geldiğimizde bu oran 10’da 1 olacakmış Peki o zaman nereden başlayalım?

Özetliyorum; Nehirleri kurutuyoruz, hayvanların soyunu tüketiyoruz, toprağı çölleştiriyoruz, tarım yapamıyoruz, havayı kirletiyoruz, kutupları eritiyoruz. Halletmemiz gereken çok fazla problem var. Fakat zamanım doluyor, bir daha söz geldiğinde neler yapmamız gereken şeyleri de anlatacağım.

Ben bu pankartı Avrupalı diğer ülkelerin iklim grevcisi çocuklardan gördüm. Hoşuma gitti ve Türkçe’ye çevirdim. Sonrasında Diyarbakır’da iklim protestosu yapan arkadaşlarımda da gördüm, sanırım İran’daki çocuklar da bu pankartı kullandı. Okulumda yeni kurduğumuz grubumuzun ismi de “Gezegen B Yok”, bazen kütüphanede toplanıp Greta, iklim değişikliği ve çevre sorunları hakkında konuşuyoruz. “Gezegen B Yok”tan anladığım şu; Kaçabileceğimiz başka bir yer yok. Diğer canlılarla beraber burada yaşıyoruz ve onlara ihtiyacımız var. Hem BİREYSEL hem de beraber yapmamız gereken şeyler var. Öncelikle bireysel olarak yapabileceklerimizden bahsedeyim:

Uçak yerine mümkün olduğunda tren kullanabiliriz. Plastik şişeler yerine cam şişeler kullanabiliriz. Suyu boşuna harcamaz, ışıkları kullanmadığımızda kapalı olmasına dikkat edebiliriz. Yediklerimize dikkat edebiliriz.

Peki KALABALIK olarak ne yapabiliriz?

Çocuklar olarak iklim krizini birbirimize anlatmalıyız çünkü bu krizin acısını, çok sevdiğinizi söylediğiniz ama geleceklerini düşünmediğiniz biz çocuklar çekeceğiz. İklim krizinin sebebi ne? Fosil yakıtların tüketilmesi… Bunu bize bilim söylüyor. Bilime inanmamız ve bilime inandığımızı söylememiz gerekiyor. Biz bilime inandığımızı göstermek için 15 Mart’ta okula gitmedik. Evet okullarda bilim öğeniyoruz ama bilime inancımızı göstermek için Bebek Parkı’ndaydık. “Okul bekleyebilir ama iklim değişikliği bekleyemez” diyor Greta. Bebek Parkı’ndaki mesajımız büyüklere idi. Hepimiz söz aldık ve konuştuk. Orada Türkiye’nin neden Paris Anlaşmasını’nın meclisten neden geçmediğini sordum ve hala cevabını verebilen olmadı. Sorumu burada yine tekrarlamak istiyorum; Türkiye Paris Anlaşmasını neden kabul etmiyor? Bu soruyu ve arkadaşlarımdan gelecek soruları tekrar soracağız. 24 Mayıs’ta ikinci küresel iklim grevini yapacağız. Sizden ve bizim gibi düşünen büyüklerimizden destek istiyoruz. Lütfen sesimizi duyun ve bize destek verin. Ayrıca Datçalı çocuklardan da burada Cumhuriyet Meydanı’nda 24 Mayıs Cuma günü dünyadaki diğer öğrencilerle beraber iklim krizine dikkat çekmelerini istiyorum

Biz değilsek, kim?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir