Bugün Bene Yarın Sene İkinci Gün Çalışmaları

Datça Çevre ve Turizm Derneğince hazırlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen Bugün Bene Yarın Sene Projesi kapsamında Datça – Bozburun Doğal ve Kültürel Değerler Buluşması başlıklı sempozyumun  14.06.2013 tarihinde ikinci gün çalışmaları vardı.

bugun-bene-yarin-sene-5

Çalışmalar bugün de Kazım Yılmaz Meslek Yüksek Okulundaydı. Fotoğraflarda programın açılışını yapan Hüseyin Tüzün ve sunucu arkadaşımız Ecem Kahraman görülüyor.

1bugun-bene-yarin-sene-1

İlk konuşmacı UNDP-Gef ( Birleşmiş Milletler kalınma Programı – Küresel Çevre Fonu) Proje Yürütücüsü Doç.Dr Harun Güçlüsoy Türkiye’de deniz ve kıyı koruma alanları ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. “Denizel Türlerin Korunması Uygulamaları, Denizel Biyolojik Çeşitlilik Çalışmaları, Kıyı ve Deniz alanı Yönetim Planı Çalışmaları ” Harun Güçlüsoy’un bilgi verdiği konulardı.

bugun-bene-yarin-sene-2

Bu konular işlenirken Şamandıra ve mapa sisetemlerinin kurulması konusu dikkatimi çeken konulardandı. Dün de belirttildiği gibi deniz dibi bitki örtüsü deniz yaşamının geleceği açısından çok önemli. Koylara demirliyen yatlar demir atıp çekerken bu bitkilere büyük zararlar veriyor ve bunların yerine zararlı türler geliyor veya orası çıplak kalıyor. Köyceğiz ve Dalyan’da yapıldığı gibi tekneler hazırlanan şamandıra ve mapalara yaşanarak oradaki canlı yaşama zarar vermemiş oluyorlar. Diğer ilgi çekici konular su kalitesi izleme çalışmaları, arkadaşımızın belirttiğine göre en temiz denizler Datça çevresinde, hatta buradan numune olarak alına çamurlar bile çok farklıymış, inşallah böyle devam eder. Yine proje çalışmaları kapsamında Datça Bozburun balıkçı kooperatiflerine üye balıkçılarla da toplantılar yapılmış. Proje kapsamında basılan yayınlardan da söz edildi.

bugun-bene-yarin-sene-3

Diğer bir konuşmacı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Uzman Biyolog Yasin İlemin’di. Yasin ilemin “Datça – Bozburun Yarımadası Büyük Memeli Hayvan Türleri ve Ekolojileri ” başlıklı konuşmasıyla Datça doğasının gizemli yanını bizlere gösterdi. Gizemli diyorum çünkü normal şartlarda bu canlıları pek az kişi, o da rastlantıyla görebilir. Bunları görebilmek, belirleyebilmek için uzun ve sabırlı çalışmalar gerekiyor. Yasin arkadaşımız uzun yıllardan bu yana Datça Yaban doğasını araştırıyor, çalışmalarını ben de yakından takip ediyorum. Web Sitemdeki Datça doğası sayfamda çalışmaları bana gönderdiği fotoğraflarla anlatılıyor. Yasin İlemin ” yaban hayatı ve memeli hayvanlar” hakkında bilgiler vererek konuşmasına başladı. Memeli hayvanların ekolojik önemleri, foto- kapan yöntemi ile yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Tabii bu memeli türlerinin saklanma yetenekleri ve ulaşılması zor bir doğada yaşamaları nedeniyle ancak bu foto- kapanlarla belgelemek ve tesbit etmek mümkün.

Yine Yasin İlemin’in verdiği bilgilerden şaşıtıcı bir doğada yaşadığımızı bir kez daha anladık. Bu doğa küçük bir alan olmasına karşın zengin bir bitki örtüsüne sahip. Birçok vadide kendine özgü farklı iklimler görülüyor bu da çeşitliliği artıran etkenlerden. Tüm bu özellikler dar yayılımlı bu küçük bölgeyi biyoçeşitlilik açısından öne çıkarmaktadır. Yasin arkadaşımızın çalışmaları sonunda belgelenen hayvanlarla ilgili fotoğraflar göseterildi, yaşamları hakkında bilgi verildi. Bunlar sayfalarınmda var. Burada dikkat çekici unsur özellikle çok değişik iklim ve bitki örtüsüne sahip Kocadağ arkasının (Karaköy- Mesincik) bu çeşitlilik açısından önemiydi. Karia yolu nedeniyle doğa yürüyüşlerine açılan bu bölgede çok dikkatli olmak gerekiyor, bu eşsiz doğaya zararı olup olmayacağının kaygısı hepimizde var.

bugun-bene-yarin-sene-4

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden Ruşen Taşcı 1923 – 1960 yılları arasındaki Datça’yı anlattı. Bunu yaparken o yıllara ait gazete başlıklarını perdede izledik. Ve çok eski yıllardan bu yana Datça’nın sorunlarının değişmediğini gördük. Bunlardan birisi doktor sorunu idi, bu başlıklar bir ara izleyenleri güldürdü, sunumu yapan arkadaşımız ne olduğunu anlamadığı için önce biraz şaşırdı. Oysa izleyenler başlıklardaki konuları görünce( ben de dahil ) gülmekten kendilerini alamamışlardı. Posta sorunu da ilginçti, bir ara vasıtayla postayı iletmek pahalı oluyor diye atla bu işi yapmışlar, tepkiler üzerine tekrar vasıta ile postalar gelmeye devam ediyor. Telgraf, telefon gibi sorunlar da bu haberlerde var, Datça dış dünya ile kopuk bir yaşam sürmüş. Yine bu yazılarda Datça’nın önce Dadya olan isminin Kastamonu Daday kazası ile karıştırılması neticesinde ismi Datça olarak değiştiriliyor. Yazınının altında Reisi Cumhur olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün ismi ve imzası  var. Irak Kralı 2. Faysal’ın Datça’ya gelişi de gazetelerde geniş yer almış, tabii bu ziyaret Datçalıları oldukça sevindirmiş. Arkadaşımız sayesinde Datça’nın geçmiş günlerine, o zorlu yıllara yeniden gitmiş olduk.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir