Bir Günlük Bahar

Geçen Pazartesi başlayan kış havası Tüm Ülkemizi etkilediği gibi Datçamızı da etkiledi ve eskilerin dediğine göre uzun bir zamandır böyle soğuklar olmadı. Ben de Datça’ya geldiğimden bu yana böyle soğuk görmedim diyebilirim. Bizim buralarda her yıl don olayı olur ama çoğunlukla bu bir geceliktir. Bu kez dört gün boyunca sular dondu, bahçemizdeki kediler için koyduğumuz su kaplarının birkaç saat sonra donmuş olduğunu gördüm. Datça’da rüzgarla gelen soğuk bir başkaydı, hızı zaman zaman 80 km ye ulaşan fırtınayla birlikte gelen soğuklarda evimizdeki sobanın sıcaklığını hissedemedik. Cumartesi günü rüzgar durdu, Pazar günü de güzel bir hava olacağı müjdesini aldık. Bazen tecrübelerime dayanarak arkadaşlarıma söylemişimdir; Doğada bir düzen vardır, o düzen saat gibi tıkır tıkır işler. Kışa girerken güne hangi havayla girmişseniz genellikle kış boyunca o gün aynı havayı bulursunuz, bazen istisnalar olabilir ama benim düşüncen genellikle böyledir. Bu yıl pazar gününe güzel havayla girdik ve arkadaşlarıma pazarları hava güzel olur demiştim, gerçekten de hemen hemen her pazar hava açıyor ve biz doğada yürüyoruz. Pazartesi yağmur geliyor, şimdi bu satırları yazdığım anlardaki gibi, şu an dışarıda yağmurla birlikte sert bir lodos esmekte. Ülkemizin diğer kısımlarında kar ve fırtına olduğunu da haberlerden izliyoruz.

ocakta-bahar-15

11 Ocak Pazar günü birçok kez olduğu gibi Betçe’ye, aydınlık topraklara yolculuk vardı, bu kez yalnızdım, arkadaşımın evde işi çıkmıştı. Aydınlık topraklar derken Datça merkezinde hava kapalıyken bile burada güneşi görebilirsiniz. Pazar günü tam bir bahar havası vardı, arkadaşlarımdan duyduğuma göre Datça’nın her tarafı böyleymiş. Hızırşah Pustular’dan sonra yolda buzlanma vardı, Zeytincik’e gelinceye kadar bu buzlanma olayına rastladım. Şimdiye dek arabamla 4 defaya yakın yolda kaydığım oldu, o biri dışında diğerlerinde benim yapabileceğim birşey yoktu, o anlar zor oluyor. Buzlanan kısımları görünce aklıma o anlar ister istemez geliyor, dikkatli olmaya çalıştım. Mesudiye’ye sapılan yolun başında el eden  bir kişi oldu, durarak aldım, Çeşmeköy’deki düğün yemeğine gidiyormuş. Yakaköy’ü geçtikten sonra zeytin tarlasını sarı çiçekler kaplamıştı, şimdi onların zamanı.

ocakta-bahar-14

Mesudiye köyünden Topaloğlu lakaplı Dursun Gökçe, çiçekleri fotoğraflarken onun da fotoğrafını çektim. Düğün yemeğine gittiği Gelin ve damadın öyküsünü anlatınca ilgimi çekti, gelin Karaköy’lüymüş. Birbirini seven iki genç muratlarına ermişler, bugün düğünleri var. Gündüz yemek veriliyor, akşam düğün oluyor. Sevenlerin kavuşması kadar güzel birşey var mı, bunda payı olanlara ne mutlu.

ocakta-bahar-1

Dursun arkadaşı Çeşmeköy kavşağında bıraktıktan sonra Yazıköy’e geçtim, Yazıköy muhtarı Salih Bora köyde olsaydı kendisiyle görüşecektim, olmayınca Çeşmeköy’e gitmeye karar verdim. Hava pırıl pırıl güneşli ve oldukça ılıktı, fazla giyinmediğim halde terledim. Konuştuğum köylüler soğukların meyva sebzeye oldukça zararı oldu dediler, bu hafta pazara gelen köylü çok azdı. Yazıköy’de çiçek açmış bademlerin yanına gidip fotoğraf çektim, yeşil çimenlerde bir oğlak annesinin yanında otluyordu. Kuzular yavrulamaya çoktan başladı Datça’da, soğuklar onlara da zor anlar yaşatmış.

çeşmeköy hatırası

Çeşmeköy’de düğün yerine gitmeye karar verdim, meydan çok kalabalıktı, masalar kurulmuş yemekler yeniyordu. Arabamı park edecek bir yeri bulmak için biraz gitmem gerekti. Arabadan indiğimde Karşıdaki evlerin yanında duran arkadaşa merhaba dedim, öylece konuşmaya başladık. Arkadaşla konuşurken yanımıza bir bayan geldi, gayet misafirperver insanlar. Kemal ve Asuman Şahan arkadalar Çeşmeköy’e öğretmen olarak atandıktan sonra Datça’ya gelen birçok kişi gibi bir daha ayrılamıyorlar, burada emekli olup evlerini yapmışlar. Evlerine buyur ettiler hemen, Asuman hanım çay, kahve diyecek oldu, teşekkür ederek bir başka zaman içeriz dedim. Düğün Yemeğine gidip, Çeşmeköy’ü gezmek istediğimi söyledim, Kemal bey Çeşmeköy’ün en güzel karşıdaki yamaçtan görüleceğini söyledi, o tarafa doğru birlikte benimle geldiler, arkadaşlarının evlerinin bahçesinden Çeşmeköy’ün fotoğrafını çektim. Gittiğimiz evin sahibiyle yazın tanışmıştım, Hüseyin Bingöl arkadaşa  buradan selamlar.

ocakta-bahar-3

Asuman ve Kemal arkadaşların benimle benzer yanları var; Hemen hemen aynı anlarda Datça’ya gelmişiz, sanırım ben bir yıl önce gelmiştim. Asuman hanım resim öğretmeni Kemal bey Matematik öğretmeni. Benim eşim matematik öğretmeni ben resim öğretmeni, diğer tesadüf ikimizin de iki oğlu var, biri Ortadoğu’da diğeri Ege Üniversitesinde okumuş, böyle benzerlikler işte. Ben Datça merkezde çalışırken onlar Cumalı Mustafa Kutluay Ortaokuluna atandılar, o zamanlar okulun adı sadece Cumalı Ortaokuluydu hatırladığım kadarıyla. Tabii resim öğretmeni atanmış deyince ilgimi çekmişti, ben burada tek başıma kendi okulumun dışında diğer okulların da resim derslerine giriyordum.  Sade, doğal insanlarla olmak rahatlatıcı oluyor, ilgilerine teşekkür ediyorum.

çeşmeköy manzarası

Çeşmeköy manzarasına bakınca yerleşim iki küme şeklinde, sol kısımda üçgenimsi, yükseğe doğru bir yapılaşma var. En tepede ağa konağı var, bakımsız vaziyette öylece duruyor, birkaç kez gezmek fırsatı oldu. Diğer taraf düzlük olduğu için yatay bir yerleşim olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir