Kemerli Antik Köprü

antik-kopru-7

Kemerin altından dağlardan gelen yağmur sularının aktığı bir dere akıyor, kış yağmurlarıyla coşan bir dere, o zamanlarda uzun bir zaman akıyor olmalı. Dere yatağında kışın gelen sel sularının izleri görülebiliyor, köprüye ait bazı taşlar dere yatağında sürüklenmiş.

M.Ö 3. YY Knidos Köprüsü

Buradan bakılınca George Bean’in sözünü ettiği ikizkenar üçgen şeklindeki kemer yukarıya doğru eğik bir şekil alıyor. Belki de örneği ülkemizde çok az olan bir eser maalesef kaderine terkedilmiş durumda. Köprünün M.Ö 3 . yıldan kaldığı belirtiliyor.

antik-kopru-9

Köprü duvarlarının Çeşmeköy tarafındaki uzantılarında sökülen taşlar. Kemere gelmeden önce köprü duvarları yıkılarak bir yol açılmış, ilk geldiğimde kemer burada sanmıştım.

datça çeşmeköy antik köprü

Fotoğraftada görüldüğü gibi köprünün etrafı ve üzeri makilerle kaplı, bilmeyen birisi göremeyebilir. Çevre zeytin ve badem ağaçlarıyla kaplı tarlalardan oluşuyor.

antik yunan köprüsü

Köprü dereyi geçerek Kumyer ovasına doğru düz bir zeminle buluşuyor. Köprüye yörede kemer köprüsü deniliyor. O yıllarda Kumyer ve Palamutbükü’nün verimli arazilerine ulaşımı sağlayan bir köprü olmalı.

datça antik yol

Kemerli antik köprü’yü geçer geçmez yumuşak kayalardan oluşan bir kısım düzeltilerek yol açılmış. Antik yoldan bu tarafta kalan tek iz bu, epey araştırmama rahmen başka iz bulamadım,  biraz ilerideki ova badem ağaçlarıyla kaplı.

antik-kopru-13

George E.Bean(1903-1977) , İstanbul Üniversitesinde 25 yıl Klasik Yunan ve Roma sanatı üzerine dersler vermiş bir öğretim görevlisi. Karia kentlerini gezerek kitaplaştırmış .   George E. Bean 1950 li yıllarda Datça’ya arkadaşı J.M.Cook ile gelerek geziyor ve Yarımadada’ki Knidos eserleri ile ilgili öğrendiklerini paylaşıyor.

Kemerli Antik Köprü” için bir yorum

  • 20 Ağustos 2015 tarihinde, saat 13:54
    Permalink

    Muzaffer bey bu köprü üzerinde bizim de yıllardır bazı uğraşlarımız oldu. Güzel resimlemişsiniz – ellerinize sağlık. Bean’in Turkey beyond Meander yani Caria kitabında sözü edilen bu antik köprünün Bean ve Cook’un Atina British Arkeoloji Enstitüsü’nün 1949/50 lerde yayımlanan yıllıklarında “Cnidia” başlıklı uzun bir makaleleri vardır. Bunun ekinde bu köprünün uzaktan çekilmiş tek bir resmi vardır -oldukça siliktir. 2000’li yılların başında Yakaköy’lü 85’lik bir ihtiyar önümüze düştü – o zaman biz köprünün Çeymeköy’e daha yakın olduğunu bilmiyorduk. Keklik gibi seken yaşlı adama ayıp olmasın diye biz de dilimiz çıkana kadar yürümüştük.Sonra Çeşmeköy’den emekli harabe bekçisi (Cornelia Iris Love zamanından) Mesut -kendisini önceden tanıyorduk- önümüze düştü. Köprüye çabucak ulaştık.Ancak köylülerin Kemer Köprü dediği, kışın altından zayıf bir Kemerçay’ın geçtiğini söyledikleri bu antik köprü tamamen dikenler,otlar ve çalılıklar ile kaplıydı. Daha sonra Datça’dan iki amele tuttuk ve onları iki gün boyunca her tarafları kan içinde kalana kadar çalıştırıp köprünün her taraftan dialarını çektik. Prof.Christine Özgan bizden sonra oraya gelebilmiş; Mesut bize bildirdi. İlerideki günlerde de genç arkadaşların yardımı ile köprünün ve yaklaşma yollarının ölçülerini tesbit etmiştik. Şimdilerde her Knidos gezisinden sonra küçük ve kültürlü Datça gruplarını bu güzel köprüye yürüterek götürüyoruz. Bu köprüyü sitenize almanız cidden çok verimli olmuş…

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir