2018 Dünya Ralli Şampiyonası’nın Datça Yarışlarını Dağlardan İzledik.

2018 Dünya ralli Şampiyonası’nın Datça Etabı 15 eylül Cumartesi günü yapıldı, arkadaşım Ekrem İpek’le sabah yapılan yarışları izlemek üzere saat 08.00’de yola çıkarak Aktur’a geldik. Yarışlardan birkaç gün önce parkuru arabamla geçmiştim, yarışların en zorlu geçeceği kısma ulaşmaktı niyetimiz. Gideceğimiz parkura ulaşan yollar kapalıydı, tek bir yol vardı, dağlardan oraya gitmek. Hem bir doğa yürüyüşü yaparız diye düşündük, hem de rallinin doğaya nasıl  etkileri olacağını görmek istiyorduk.

Doğayı cansız bir taş yığını olarak görenler, doğa senin benim gibi canlıdır, nefes alır, yaşamak için mücadele eder. Doğa dendiğinde ırmaklar, dağlar, yaban hayvanları, bitkiler hepsi akla gelir.

dağlardan ralli yolunda

Aktur’a yakın bir yerde arabamızı park ederek dağlara tırmandık, daha önceleri park etmek istesek te mümkün değildi, nasıl bir şeyse hergün yeni bir asfalt çalışması, bazı yerlerde 40 cm den 70 cm ye kadar asfalt dolgusu var, hala üstüne eklemeye çalışılıyorlar. İki şeritli bir yol, bu kadar masraf ettiğinize göre en azından üç şeritli yapsaydınız, yarın bir gün yol yetmiyor diye yeniden başlanır çalışmalara.

Neyse yarış yerine zamanında varabilmek için bayağı zorlu bir yürüyüş oldu, Yarmada’nın bu kısımlarında dağlar bir parmak gibi sık aralıklarla denize uzanıyor, arada dar vadiler var. Bir dağdan diğerine yürüyüp durduk, inişler oldukça tehlikeliydi, parçalanmış küçük taşlarla kaplı bu yamaçlar çok dikkat istiyor. İki saate yakın bir yürüyüşten sonra uzaktan arabaların sesleri duyuldu, bayağı gürültülü çalışıyorlar. Ralliyi izlemek istediğimiz alana geldiğimizde kalabalığı görünce biraz şaşırdım. Bir kısmı ücretli izleyicidir sanırım, çünkü bu kısım rallinin en ilginç parkuruna sahip bir yerdi. Arka arkaya yokuş aşağı sert virajlar var, yüksek bir alan olduğu için görme mesafesi de genişti, arabaları kilometrelerde uzağa kadar görebiliyorduk.

Arabalar büyük bir cazırtıyla tek tek geldiler, arada 6-7 dakika kadar bir zaman oluyor, o zamana kadar da rüzgar sayesinde fotoğrafta görülen toz bulutu dağılıyordu. Tepelik bir yerde kuş bakışı yarışı izledik, yukarıda olduğumuz halde gözlerim tozla doldu, kameramın kapağı kilitlendi. Aşağıda görülenler orada nasıl duruyorlardı hayret ettim, fotoğraf çeken 7-8 kişi vardı, araba geçtiğinde birkaç dakika görünmez oluyorlardı, inanılmaz bir şeydi.

Helikopter yukarıdan çekimler yaptı, sanırım televizyonlardan canlı yayınlandı. Sandalyelerde oturanlar vardı, karşı tepelerde de 30-40 kişilik bir kalabalık yarışları izliyordu. Yarışlardan önce buraya arabayla getirildiklerini sanıyorum.

Karabük koyu ve sahil boyunca denizden izleyenler görülüyor. Arabalar tek tek geldiklerinden her seferinde benzer görüntüler yaşanıyor. Büyük bir gürültüyle gelen bir araba, ilk keskin viraja patlama sesleriyle giriliyor, teknik bilgim olmadığı için bir şey diyemiyorum. Birkaçı haricinde virajlar benzer hızlarda geçildi, yol düzelince arkada bir toz bulutu son hız gidiliyor. Değişen arabanın rengi ve üzerindeki numaralardı. Bizi heyacanlandıran bir yarış göremedik ama bundan zevk alanlar, heyacanla izleyenler var ki pek çok kişinin izlemek için yollara düştüğünü biliyorum.

İşte virajlardan birkaç enstantene, riskli virajlar, dönerken arabaların sağa sola savrulduğu oluyor. 10 kadar araba geçtikten sonra arkadaşımla gidelim dedik, aynı şeyleri izleyip duruyorduk, böyle güzel bir doğaya insanlar temiz bir hava almak için gelir bu gelenler ( biz de dahil ) toz yutmak için gelmişler. Toz ama nasıl toz inanılır gibi değil, yarış alanından epey uzaklaştıktan sonra bile tozlar rüzgarla arkamızdan geliyordu. Çevre genç bir çam ormanıyla kaplıydı, bütün bitkilerin rengi değişti. Yarış parkurunun büyük bir bölümü ormanlık alanlardan oluşuyor. Avrupa’daki yarışlara baktım, büyük çoğunluk asfalt yollarda yapılmış, böyle tozlu bir manzara göremedim.

Dönüşümüzde parkura yakınlaşmadan bir dere yatağından yürüdük, ana yola çıktığımızda start noktası önümüzde kalmıştı. Yol boyunca Aktur’a kadar yürüdük, zor oldu, yolun kenarları çukurlarla kaplıydı, asfaltın kenarında da çizginin dışında bir insanın yürüyebileceği kadar dar bir alan bırakmışlar, bisikletlerle gidenler için zor olacak. Vasıtalar buralarda oldukça hızlı. Ani bir şey olsa arabanızı asfaltın yüksekliğinden yol kenarına çekmeniz mümkün değil. Zamanla doldurulur sanırım.

İşte böyle güzel bir doğada ralli nasıl olurmuş gördük, 4 saat kadar doğada yürüdük, doğa yürüyüşlerini açmış olduk.

Fotoğraflar: Ekrem İpek

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir