Bayramın İlk Günü Dağlarda Yaşanan Zor Anlar ve Uyarılar..

Arife günü akşamı 66 Bük’teki Yangın Kulesi tepelerinde kamp yapan üç kişi Bayram sabahı yamaçlardan aşağı inerken dağda mahsur kalarak zor anlar yaşadı. Bu arkadaşlar Datça Ame/Sar ( Acil müdahale Ekibi ) gönüllüleri, Afad, Jandarma ve Sahil Güvenlik Ekiplerinin ortak çalışmasıyla mahsur kaldıkları yerden kurtarılarak ilk müdahaleleri yapıldı.

dağlarda zor anlar

Bu operasyonla ilgili bilgileri geçen yıl bu arazilerde birlikte yürüdüğüm, Datça Ame/Sar ( Acil müdahale Ekibi ) gönüllüsü Ekrem İpek arkadaşımdan aldım. Verdiği bilgide ” Ame/Sar ekibinden Burak Kara, Sinan Bora, Haşim Ballı, Murat Gürel, Perihan Gürel ve ben ( Ekrem İpek  ) botla Karaali Koyu’na gittik, gittiğimizde sahil güvenlik  koyda demirliydi, sağlık ekibiyle birlikte hazır bekliyorlardı. Sonra biz bottan inip yukarıya doğru tırmanırken mahsur kalan yürüyüşçüleri yamaçlarda gördük. İki ayrı koldan aşağı inmeye çalışıyorlardı. Biz de yanımıza sedye alarak iki gruba ayrıldık, ben, Murat ve Haşim arkadaşımla gittiğimizde jandarma ve afad ekiplerini gördük. Murat arkadaşımla ben ayrılarak yukarıda mahsur kalan dağcılardan birini yarı baygın vaziyette bulduk,  öbür tarafta da Haşim arkadaşım diğer mahsur kalanları jandarma ile birlikte karşılamış ve koya indirmişler. Mahsur kalanları koya indirdikten sonra sahil güvenliğe teslim ettik. Orada acil müdahale yapıldı, serum verildi. ”

dağcılar kurtarıldı

Önce böyle bir durumla karşılaşan arkadaşlarıma geçmiş olsun diyeyim, bu operasyona katılan herkese de bir doğa yürüyüşçüsü olarak teşekkür ediyorum. Sağ üst fotoğrafta Ekrem arkadaşımın arkasında Günlücek bükü görülüyor ( Günlük Bükü ), çok güzel manzarası olan yerler ama o denli de sarp araziler. Yangın kulesinden başlayıp Karaali Deresi’ni geçerek bu yamaçlardan iki kez tırmandım. Bir yürüyüşümüzde yazımın başında belirttiğim gibi Ekrem arkadaşım da vardı. Bu yamaçları yaban  eşeklerinin kullandığı bir yol vasıtasıyla aşabiliyoruz, sağ taraftaki sarp arazilere sapmadan, tahminim yürüyüşçü arkadaşlar o sarp kısımlardan inmeye çalıştı, fotoğraflara bakarak bu tahminde bulunuyorum. Datça Yarımadası’nda arkadaşımla yürümediğimiz dağ, vadi çok azdır, bu yamaçlar en zorlu parkurlardan biri. Son yürüyüşümüzün linkini sayfanın altında paylaşacağım, görüldüğü gibi burada mart ayında yürümüşüz, daha önce de nisan ayında yürüdük. Datça Hurmasının vatanı bu vadilerde o mevsimlerde derelerde su vardı, çağlayanları aşarak yürüdük. O sayfalara bakarak aldanmasınlar, Datça’daki dereler kış yağmurlarıyla beslenen derelerdir, yaz aylarında Datça doğasında su bulamazsınız, yürüyüşlerde bolca su bulundurmanız gerekir. Diğer taraftan bu gibi yerlerde bu doğayı çok iyi bilen birisi olmadan buralarda yürümek tam bir macera, arkadaşlarımız bunu yaşadı. Doğayı, dağları hafife almak birçok kez hoş olmayan durumlarla karşılasılmasına neden oluyor bazen can kayıpları, ağır yaralanmalar da yaşanıyor.

Bu gibi yerlere yaptığım yürüyüşlerin en büyük amacı bu vadilerdeki Datça hurmalarını gözlemlemek, son yıllarda Datçamızda oldukça etkili olan kırmızı palmiye böceği hızla yayılıyor, Aktur’a kadar geldiğini duydum. Artık ondan sonra Datça Hurmasının vatanına az bir mesafe kaldı.  Datça Hurması ağaçları sarp, dar vadilerde yaşamlarını sürdürüyor.

Karaali Vadisi – Fantastik Bir Doğa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir