Zeytincik Gezisi

zeytincik-evleri-28

Büyük bir ihtimalle bir çoğunun asıl sahipleri şimdi hayatta değiller ama onların solukları buralarda hissediliyor, birileri bize bakıyor gibi.

zeytincik-evleri-29

Yapılarda nüfus arttıkça ihtiyaca göre ekler yapılmış, bu kısımlar daha kaba hemen dikkati çekiyor. Rant denen şeyin olmadığı, akşam olunca sığınılan, günün yorgunluğunun atıldığı bir yer evler. Ocak başında toplanılıp öykülerin anlatıldığı günler, bir tarafının yandığı bir tarafının buz tuttuğu.

zeytincik-evleri-30

Burada büyük odadaki dolaplar, yüklükler görülüyor. Batıya bakan pencereden bolca güneş giriyor olmalı.

zeytincik-evleri-31

Tek dam denilen kısım, ahşap dolap banyo yapılan yer. Dikdötgenin dar kısmında bir baca, sağında solunda pencereler. Yan duvarların bu pencerelere yakın kısmında da karşılıklı pencereler, klasik tek dam yapının özellikkeri.

zeytincik-evleri-32
datça evi

Tek dam yapıya sonradan küçük bir bölüm ilave edilmiş, mutfak olabilir.

zeytincik-evleri-33

Bu yapıda daha düzgün bir taş işçiliği görülüyor. Yapıların yan taraflarında depo veya hayvan damları oluyor genellikle.

2 thoughts on “Zeytincik Gezisi

  • 22 Mayıs 2016 tarihinde, saat 12:01
    Permalink

    Sevgili Muzaffer Bey,
    İnternette gezinirken, Zeytincik gezisi yazınızla karşılaştım ve ilgiyle okudum. Emeğiniz için teşekkürler. Ancak yazınız içinde sıklıkla; tanımadığınız, neyi neden yaptığını bilmediğiniz bizimle ilgili fikirlerinizi okumaktan da üzüntü duydum. Bu nedenle sizi ve okurlarınızı bilgilendirmek istedim.
    Orman yolundan çektiğiniz ve bizim evin çatısının göründüğü fotoğrafın altına, “evlerini güzel doğanın içine konduruvermişler” yazmışsınız. Hayır, biz bu evi kondurmadık. İmarlı, kapı pencereleri yetkililer tarafından defalarca sayılmış, duvarları defalarca ölçülmüş yasalara uygun bir ev yaptık. Üstelik iki kat olan hakkımızı kullanmadık ve 1,5 kat yaptık. Doğaya uygun olsun diye taş ev yaptık. Mimarı üslubu ve çatı kırımları nedeniyle büyük zannettiğiniz evimiz, 85 m2 taban üzerine oturuyor. Böylece İstanbul’dan bizi görmeye gelen dostlarımızı ve çocuklarımızı da ağırlayabiliyoruz. Fotoğrafta önde görünen ev ise köyümüzden yerli bir ailenin evlenecek iki oğlu için inşa ettirdiği iki katlı bir ev.
    Bahçemizi çevreleyen, çok da yüksek olmayan, içerinin tamamen göründüğü duvarlarımızı da sevmemişsiniz. Adı Zeytin olan çok tatlı bir köpeğimiz var. O duvarlar, tamamen Zeytin’in güvenliğiyle ilgili. Bilmiyorum duydunuz mu? Bir iki ay önce köyümüze dadanan ve kime ait olduğunu bilmediğimiz bir köpek, bizim köyde serbest gezen 5 köpeği gece saatlerinde boğarak öldürdü. Duvar yaptırdığımız için çok sevindik.
    Evimizin önünden geçerken, gördüğünüz üç köpekten Zeytin olan bizim köpeğimiz. Usta ve Badem ise, sahipleri seyahate çıkan dostlarımızın bize ve Zeytin’e emanet ettiği , bizim de sevgiyle baktığımız misafir köpeklerdi. Evet, hayvanları seviyoruz ve onları korumak için gerekli dikkati gösteriyoruz.
    Yazdığınız gibi, güvenlikle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Bildiğiniz gibi bu bölge son derece güvenli bir bölge. Komşularımızla, doğayla, dostlarımızla, köpeğimiz ve iki kedimizle birlikte Zeytincik’te yaşamaktan mutluyuz.
    Bir kahveye bekleriz.
    Selamlar,
    Figen

    Yanıtla
    • 31 Mayıs 2016 tarihinde, saat 08:59
      Permalink

      Bilgilendirdiğiniz için teşekkürler Figen hanım, umarım bir gün kahvenizi içerim, selamlar. Sizi üzdüğümüz için de kusuruma bakmayın diyorum.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir