Zeytincik Gezisi

zeytincik-evleri-15

Mengen’den sonra eski taş yapıların yanından yürüdük, yollar caddelere döşenen taşlarla kaplıydı. Viran taş yapıların arasında hala kullanılan evler vardı, burada Hayriye hanım ile sohbet ettik, fotoğraf çektirmek istemediği için çekmedim.

zeytincik-evleri-16

Bir zamanlar içinden sesler gelen yapılar şimdi sessiz ama ben buralarda gezerken o anları hayalimde canlandırabiliyorum.

sındı evinde köylü kadın

Bahçesinde bir bayanın bulunduğu bahçenin önüne geliyoruz, taş yapının önünde Durkadın hanım tarlada zeytin toplamakta olan çocuklarına yiyecek bir şeyler hazırlamakla meşgul.

zeytincik-evleri-18

Odun ateşinde patatesler kızarıyordu, Durkadın hanım dertliydi, hüzünlenerek dinledik onu. Eşi rahatsızdı, babam ve annem geldi aklıma, benzer şeyleri yaşadılar. Kadın başına kolay değil, birkaç gün önce ayağını sakatlamış böyle bir anda. Allah kolaylık ve güç versin diyebildik ancak.

zeytincik-evleri-19

Biraz ileride Zeytincik’ten arkadaşımız Koca Mehmet’in evi varmış, onu da öğrenmiş olduk.

zeytincik-evleri-20

Koca Mehmet’in evinin yanından ilerideki eski yapılara doğru yürüdük. O gün Koca Mehmet Datça’ya inmiş yoksa onunla bu yerleri daha bilinçli gezerdik.

2 thoughts on “Zeytincik Gezisi

  • 22 Mayıs 2016 tarihinde, saat 12:01
    Permalink

    Sevgili Muzaffer Bey,
    İnternette gezinirken, Zeytincik gezisi yazınızla karşılaştım ve ilgiyle okudum. Emeğiniz için teşekkürler. Ancak yazınız içinde sıklıkla; tanımadığınız, neyi neden yaptığını bilmediğiniz bizimle ilgili fikirlerinizi okumaktan da üzüntü duydum. Bu nedenle sizi ve okurlarınızı bilgilendirmek istedim.
    Orman yolundan çektiğiniz ve bizim evin çatısının göründüğü fotoğrafın altına, “evlerini güzel doğanın içine konduruvermişler” yazmışsınız. Hayır, biz bu evi kondurmadık. İmarlı, kapı pencereleri yetkililer tarafından defalarca sayılmış, duvarları defalarca ölçülmüş yasalara uygun bir ev yaptık. Üstelik iki kat olan hakkımızı kullanmadık ve 1,5 kat yaptık. Doğaya uygun olsun diye taş ev yaptık. Mimarı üslubu ve çatı kırımları nedeniyle büyük zannettiğiniz evimiz, 85 m2 taban üzerine oturuyor. Böylece İstanbul’dan bizi görmeye gelen dostlarımızı ve çocuklarımızı da ağırlayabiliyoruz. Fotoğrafta önde görünen ev ise köyümüzden yerli bir ailenin evlenecek iki oğlu için inşa ettirdiği iki katlı bir ev.
    Bahçemizi çevreleyen, çok da yüksek olmayan, içerinin tamamen göründüğü duvarlarımızı da sevmemişsiniz. Adı Zeytin olan çok tatlı bir köpeğimiz var. O duvarlar, tamamen Zeytin’in güvenliğiyle ilgili. Bilmiyorum duydunuz mu? Bir iki ay önce köyümüze dadanan ve kime ait olduğunu bilmediğimiz bir köpek, bizim köyde serbest gezen 5 köpeği gece saatlerinde boğarak öldürdü. Duvar yaptırdığımız için çok sevindik.
    Evimizin önünden geçerken, gördüğünüz üç köpekten Zeytin olan bizim köpeğimiz. Usta ve Badem ise, sahipleri seyahate çıkan dostlarımızın bize ve Zeytin’e emanet ettiği , bizim de sevgiyle baktığımız misafir köpeklerdi. Evet, hayvanları seviyoruz ve onları korumak için gerekli dikkati gösteriyoruz.
    Yazdığınız gibi, güvenlikle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Bildiğiniz gibi bu bölge son derece güvenli bir bölge. Komşularımızla, doğayla, dostlarımızla, köpeğimiz ve iki kedimizle birlikte Zeytincik’te yaşamaktan mutluyuz.
    Bir kahveye bekleriz.
    Selamlar,
    Figen

    Yanıtla
    • 31 Mayıs 2016 tarihinde, saat 08:59
      Permalink

      Bilgilendirdiğiniz için teşekkürler Figen hanım, umarım bir gün kahvenizi içerim, selamlar. Sizi üzdüğümüz için de kusuruma bakmayın diyorum.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir