Yassıdağ Yürüyüşü

yassidag-yuruyusu-40

Yolumuz üstünde kireç ocağı olduğunu düşündüğüm taşlarla örülü  bir çukur vardı. Düzlüğe indik, çevremizde zeytin ağaçları var.

yassidag-yuruyusu-41

Bir ara güneş çıktı, Sındı tarafında manzara çok güzeldi.

yassidag-yuruyusu-42

Bulunduğumuz terastan bu traktör yolunu takip ederek indik, yoksa oldukça yüksek, inmek zordu.

datça yaka arazileri

Çalılık kısımlarda gördüğüm mantar ve sıklemenler, bu yıl mantar çok, toplayanları görüyoruz, tabii çıntar denen yenecek mantarları biliyorlar.

yassidag-yuruyusu-43

Vadiye indik, sol tarafımız yürüdüğümüz kayalıklar, sağ tarafımızda kum ve çakılların sıkışması ile oluşmuş yüksekçe kütleler var, vadi bunların arasında uzanıyor, vadinin ortasında da Ulu dere var. Yukarıda yürürken bir mağara görmüştük, yolumuz üzerinde olduğu için oraya gittik. 2 metre derinliğinde, 3 m genişliğinde bir oyuk, belki insan eliyle de oyulmuş olabilir, düzeltilmiş gibi bir izlenim veriyor. Bu gibi yerlere arı kovanları konurdu eskiden. İçinde ateş yakılmış.

 

yassidag-yuruyusu-44

Yolumuz üzerinde yaşlı zeytinlere ve incir ağaçlarına rastladık, incir bir zamanlar ekonomik açıdan önemli bir ağaçtı yarımada’da. Şimdi onların yerini badem aldı. Bu bölgenin ismini öğrenmek için Datça Yerel Tarih derneği Başkanı Akın Pilavcı’yı aradım, kendisi bu topraklarda büyüdüğü için de buraları iyi bilir. Söylediği isimler aklımı karıştırdı, o kadar değişik isimler vardı ki, Çayka birliği, Külçe damı, Kocaoğlan Bağı vs. Akın ağbi sayarken tamam tamam dedim, iyice karıştı. Bir bağ, bir kaya, bir kişiye ait arazi, oraya ad olabiliyor. Vadide yürüdüğümüz bu kısım anladığım kadarıyla Derebağı denen bölge, üzerinde yürüdüğümüz dere de Ulu dere diye söyleniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir