Şubat’ta Bahar Havası

Köşedeki bina eskiden cami olarak kullanılmış, içinin bir kısmını görüntüledim arkadaşlara ayıp olmasın diye, karşıda mihrap kısmı. Turistik bir yerde yaşıyoruz ama insanlarımız bir araya gelip çevrelerini güzel göstermek için çaba göstermiyor. Bunun için biraz badana, çöp poşeti, birkaç saatllik bir zaman yeterli oysa. Bunu o çevrede yaşayanlar yaparsa daha anlamlı benim açımdan. Mesudiyenin her tarafından kaynak suları çağlayarak akmakta.

Giderken Döşeme yolundan gidelim dedim, orada bir şelale vardı ama fotoğrafını çektiğimde su akmıyordu. Daha önce bu kısma dikkatli bakmamışım, şelale yukarıdan basamaklar şeklinde akıyordu, yan tarafındaki kayalık kısım ilgimi çekti. Mağara gibi bir yer ( kovuk ), taş duvarlar görünüyordu. Çoban ağılı olarak kullanılmış, hemen çıktım, tepede de mağara oluşumları görünüyordu ama çıkmadım, arka tarafında villa tipi bir yapı vardı, Mesudiye’de bu gibi yerlere yapılar yapılmış, denize bakan yerler.

Şelale güzel görünüyordu ama suyu azalmıştı, yağmurlarla çoğalan sular, yağmurlar kesilince böyle oluyor.

Dönüşte Tilki diye tutturdum, aslında bu Kumyer’de başladı, burada bulamazsınız dediler. Tilki dediğimiz bitki Kuışkonmaz denen bitki buradaki adı bu, dikenimsi, bu mevsimlerde dibinden filizler verir. Buralarda çok sevilen yiyeceklerden, biz de Datça’da alıştık ama artık toplayanı çok, bulundukları alanlar sürülüyor veya yeni sahipler gelip kendilerine göre düzenliyorlar. Pazarda demeti on liraya satılıyor şu sıra, onun da çoğu kullanılmaz, uzun saplı olarak satarlar, yenen kısım elinizle hafifçe dokununca kırılan kısmı olunca çoğunu kullanamazsınız. Sedat arkadaşım onun bulunduğu yerleri iyi bilir, benim için Hızırşah arazilerinde durduk, toplamaya başladı. Bitkinin dikenimsi kısımları çoktu ama filizli olanlar pek yoktu, demez olaydım dedim bir ara, arkadaşım bir yemeklik bulmadan gitmeye niyetli değildi.

Tilki bahane oldu, bu güzel doğada güzel bir yürüyüş yapmış olduk, tam bir bahar havası, Şubat ayında böyle bir baharı her yerde göremezsiniz. Laleye benzettiğim çiçekler anemon imiş, biraz farklı görünmüştü gözüme, arkadaşlar flora sayfasında yorumladılar. Bu arada bir tavalık tilkiyi topladık, tabii ben bir tane bile göremedim, Sedat arkadaşım topladı. Eve gelir gelmez yaptık, önce yağı koyup soğanı kavurttuk, tilkileri içine attık. Biraz kavurduktan sonra az bir su ilave ettik, suyunu çekince yumurtayı kırıyoruz, mantardan sonra çok severek yediğim bir yemek.  Güzel havalar daha da ısınarak birkaç gün devam edecek, doğanın uyanışını heyacanla izleyip, sizlerle paylaşacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir