Sevgi Yolunda Günün İlk Işıkları

17 ekim sabahı erken kalktım, daha gün ağarmamış, koyu tonların hakim olduğu saatler. Böyle erken kalkmalarım sayılıdır, gece yatarken erken kalkabilmek için alarm saatini kurdum. İyi ki telefonumun alarm zili hoş bir melodiyle çalıyor, sızlanmadan kalkışımda etkisi olduğunu düşünüyorum. Güzel bir havanın olacağı daha sabahın ilk saatlerinde kendini belli ediyordu.
Bugün benim doğum günüm, 17 ekim, sevdiğim bir tarih, doğum günleri, annemi de kaybettikten sonra fazla önemsediğim bir gün değil ama ister istemez onların yokluğunda anne ve babamı hatırladığım bir gün. Zaman hızla akıp giderken akıntıya kapılıp giden çok şey oluyor ama yakalamak, geriye getirmek mümkün değil. Yapabileceğimiz tek şey yaşadığımız zamanın kıymetini bilebilmek, sevdiklerimize zaman ayırabilmek, güzellikleri paylaşmak, dostça, dürüst bir insan olarak yaşamak.
Akıp giden zamandan geriye bir tutam anı kalıyor, fotoğraflar o zaman daha bir anlam kazanıyor, bir öyküsü olan fotoğraflar. Neyse bugün erken kalkmamda arkadaşlarımın da katıldığı bir yoga etkinliğini izlemek te vardı, 3-4 yıldır sevgi yolu üzerinde yaz sezonu boyunca devam eden bir etkinlik bu hafta sonu son çalışmalarını yapacaklarmış. Biraz daha erken kalkar gün doğumunu da izlerim diyerek evden çıktım.

 

Sevgi Yolu adına yakışır güzellikte bir sahil yolu, plajları ve konaklama tesisleri ile Datça’nın turistik merkezlerinden. Daha şehir ışıkları yanmaktaydı, koyu turuncu ve kırmızı renklerin hakim olduğu  saatler. Zaman durmuş gibi, kargaların ve sahile vuran dalgaların sesi duyuluyordu sadece. Deniz sakin, hava çok güzeldi. Gün batımını en iyi fotoğraflayabileceğim bir yer seçtim kendime, biraz ilerideki kayık bu manzara için iyi olacaktı. Yürüyen birkaç kişi gelip geçti.

 

Aslında bugün arkadaşımla doğa yürüyüşü yapacaktık vaz geçtik. Bugünlerde sisli bir hava oluyor,  gün doğumunu beklerken güneşin turuncu bir tepsi gibi çıktığı anları göremeyeceğimi tahmin ediyordum. Ama gün doğumunun o sihirli anları, renkleri, yine büyüleyiciydi, dakikalar geçtikçe renkler değişti, fantastik bir dünyanın kapıları aralandı.

sabah gün doğarken

 

Önce güneşin doğacağı kısımda koyu bir kırmızılık belirdi, sonra sarımsı renkler çoğaldı. Sessiz, mucizevi bir doğum gerçekleşmek üzereydi, yaşama dokunan ellerin göğe doğru uzandığı anlar. Bu renklerin ve bu doğumun çağrıştırdıkları sevgiydi, güzelliklerdi, yaşam sevinciydi. Bu saatlerde üretmek, var etmek için yollara düşenlere, toprağa dokunanlara da selam olsun. Daha gün doğmadan okul yolunda uykulu gözlerle yol alan çocuklar sizleri de görüyorum bu güzelliklere bakarken. Yaşanılan mutsuzluklar taa buralardan bizleri etkiliyor ve hep sevincimiz, mutluluğumuz buruk oluyor.

gün doğarken

 

Güneşin dağların ardından hafifçe başını çıkarmasıyla günün ilk ışıklarının doğaya, tenime, gözlerime dokunuşu,  sessiz bir huzur yayılıyor sulara.

 

Düşündüğüm gibi güneşi tepsi şeklinde görmek mümkün olmadı, beyaz ışıklar çok çabuk bir şekilde çevreyi aydınlatıverdi.

 

Sonra aydınlığın egemen olmasıyla fantastik bir dünyadan gerçeğe dönüş başlıyor. Serçeler dallarda şakımaya, oynaşmaya başlarken Sevgi Yolunda sabah yürüyüşü yapanlar çoğaldı. Genelde orta yaş ve üzeri kişiler.

Sevgi Yolunda Günün İlk Işıkları” için bir yorum

  • 18 Ekim 2017 tarihinde, saat 14:30
    Permalink

    Sevgili Muzaffer Bey,

    Doğum gününüz kutlu olsun, sevdiklerinizle ve Datça’yla size uzun güzel bir ömür diliyorum

    Bizlere emeklerinizle sunduğunuz Datça’daki güzel hayat ve doğa için çok teşekkür ederiz

    Sağlıcakla kalın Datça’yla kalın

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir