Selma Hanım’ın Doğası

semra-hanimin-bahcesi-21

İleride palamut ağaçları görünüyor, artık buralarda son kalan palamutlar. İlerideki tepelik yerde görünen kaya dikkati çekiyor. Aslında elimde imkan olsaydı bu araziler çok güzel bir doğa parkı olurdu, çok mu zordur böyle yerleri yapmak. kayalar, inişli çıkışlı araziler, çeşit çeşit çiçekler…Çocuklarımıza böyle bir yeri hediye etmek, o kadar zengin olup ta böyle yerler sunan insanlara rastlasaydık, elindeki imkanları doğa için harcayan insanların olduğu bir dünyayı görmek ne güzel olurdu.

eski datça palamut ağaçları

Arkalarda Hacetevi tepesi ve güney tarafta eski Datça kalesinin bulunduğu tepeler var, bunların arasında güzel bir vadi. Çiriş çiçeklerinin arasından yürüyoruz

semra-hanimin-bahcesi-22

Palamut ağacının görüntüsü ne güzel, vücudumuzdaki kılcal damarlar gibi..Zamanında amatörce bir kuluçka makinası yapıp civciv çıkarmıştım, ışıkta onların gelişimini takip ederdim. Önce küçük kırmızı bir nokta zamanla bu ağacın dalları gibi kollar her tarafı sarıyordu, ve o nokta hep hareket ederdi. Doğanın mucizelerini şu kısa gezide bile her adımda görüyoruz, bize sunulan inanılmaz güzellikler… Ama çoğumuzun günlük yaşamın telaşı içinde dikkatini çekmeyen, önemsenmeyen şeyler.

semra-hanimin-bahcesi-23

Beyaz papatyaların arasında beyaz şakayıklar

semra-hanimin-bahcesi-24

Şakayıklar ve orkideler inanılmaz bir doğa, Selma hanımın doğası dedim başlıkta, Selma hanımın hemen hergün gezdiği, nefes aldığı doğa. Bir zaman sonra yapılarla, duvarlarla çevrilecek olan bir doğa. Bizim çevremizde de buna benzer bir doğa vardı, şimdi betonlarla çevrildi, çatılar da olduktan sonra göreceğimiz tek yer gökyüzü. Bizler burada yine kısa bir mesafe sonra doğanın içindeyiz, büyük kentlerde insanlar bir hapishanenin içinde gibi. Parka gidip oturuyorsunuz 5 m ileride 6-7 katlı binalar, karikatürde çizilmiş bir kişi gibi araba gürültülerinin, eksoz kokularının içinde oturuyorsunuz, bazen onu da bulamıyorsunuz.

semra-hanimin-bahcesi-66

Papatyaların yanından geçiyoruz, bu arada bastığımız yerlere özellikle dikkat ediyoruz, bir çiçeği, nadide bir bitkiyi ezmemek için.

datça manzarası

Geziye çıkarken bugün fotoğraf havası değil demiştim ama çevrede tablo gibi manzaralar var, atmosfer de iyi. Güneyden esen lodoslu bir hava, buralara kadar geliyor.

6 thoughts on “Selma Hanım’ın Doğası

  • 24 Şubat 2014 tarihinde, saat 23:44
    Permalink

    Muzaffer bey,size teşekkür etmek için kelimeler kifayetsiz. Geldiniz, bizi onurlandırdınız.Sohbet etmek, yürümek, fotoğraf çekmek sizinle daha anlamlı oldu.Her zaman görüşmek sohbet etmek bize keyf verecek.Ellerinize sağlık.selam ve sevgilerimle.

    Yanıtla
    • 24 Şubat 2014 tarihinde, saat 23:51
      Permalink

      Asıl ben size ne kadar teşekkür etsem az Selma hanım, sizlerle geçirdiğim zaman güzel bir anı benim için.

      Yanıtla
  • 24 Şubat 2014 tarihinde, saat 23:56
    Permalink

    Muzaffer Bey, Datça’nın her yeri gibi mahallemizi de çok güzel anlatmışsınız. Teşekkür ederiz.

    Yanıtla
  • 25 Şubat 2014 tarihinde, saat 00:13
    Permalink

    harikasın hocam,tanımasamda doğa sever selma hanıma da teşekkürler, hocam orkideler de insana gülüyor ama korunması gerek her zaman dediğim gibi hazineye ait olan bir arazide ekolojik olarak bu bitkileri çoğalmak mümkün olacağı günlere.

    Yanıtla
  • 25 Şubat 2014 tarihinde, saat 09:13
    Permalink

    Muzaffer Bey merhaba bizde Selma Hanımın o güzel ,doğal bahçesini ve o güzelim etrafındaki dogayı doya doya içimize sindire sindire birlikte gezdik koca bir gün geçirdik.Şimdi resimlerinize bakınca o günü tekrar yaşamiş oldum size de Selma arkadaşıma da çok teşekkür ediyorum..

    Yanıtla
  • 26 Şubat 2014 tarihinde, saat 15:02
    Permalink

    Toprağı ve doğayı seven herkese selam olsun.Teşekkürler Hocam, teşekkürler Selma hanım…..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir